<script data-pm-proxy="intercept"></script><?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0" xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd" xmlns:googleplay="http://www.google.com/schemas/play-podcasts/1.0"><channel><title><![CDATA[Biryudumkitap]]></title><description><![CDATA[Biryudumkitap, her sabah e-posta kutunuza 5 dakikada okuyabileceğiniz roman ve hikâye pasajları gönderir.]]></description><link>https://biryudumkitap.substack.com</link><image><url>https://substackcdn.com/image/fetch/$s_!Mt7o!,w_256,c_limit,f_auto,q_auto:good,fl_progressive:steep/https%3A%2F%2Fsubstack-post-media.s3.amazonaws.com%2Fpublic%2Fimages%2F3b2c2ffb-1c14-4e22-915b-b6573517b26e_240x240.png</url><title>Biryudumkitap</title><link>https://biryudumkitap.substack.com</link></image><generator>Substack</generator><lastBuildDate>Thu, 03 Sep 2026 10:28:26 GMT</lastBuildDate><atom:link href="/__u/biryudumkitap.substack.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml"/><copyright><![CDATA[Bir Yudum Kitap Yayıncılık A.Ş.]]></copyright><language><![CDATA[tr]]></language><webMaster><![CDATA[biryudumkitap@substack.com]]></webMaster><itunes:owner><itunes:email><![CDATA[biryudumkitap@substack.com]]></itunes:email><itunes:name><![CDATA[Biryudumkitap]]></itunes:name></itunes:owner><itunes:author><![CDATA[Biryudumkitap]]></itunes:author><googleplay:owner><![CDATA[biryudumkitap@substack.com]]></googleplay:owner><googleplay:email><![CDATA[biryudumkitap@substack.com]]></googleplay:email><googleplay:author><![CDATA[Biryudumkitap]]></googleplay:author><itunes:block><![CDATA[Yes]]></itunes:block><item><title><![CDATA[Günaydın! Günün Pasajı: “İssa Vadisi”]]></title><description><![CDATA[Czeslaw Milosz, &#304;ssa Vadisi &#199;ev. Melaike H&#252;seyin, MonokL Yay&#305;nlar&#305;, s. 258-260]]></description><link>https://biryudumkitap.substack.com/p/gunaydn-gunun-pasaj-issa-vadisi</link><guid isPermaLink="false">https://biryudumkitap.substack.com/p/gunaydn-gunun-pasaj-issa-vadisi</guid><dc:creator><![CDATA[Biryudumkitap]]></dc:creator><pubDate>Thu, 03 Sep 2026 03:30:48 GMT</pubDate><enclosure url="https://substackcdn.com/image/fetch/$s_!Mt7o!,w_256,c_limit,f_auto,q_auto:good,fl_progressive:steep/https%3A%2F%2Fsubstack-post-media.s3.amazonaws.com%2Fpublic%2Fimages%2F3b2c2ffb-1c14-4e22-915b-b6573517b26e_240x240.png" length="0" type="image/jpeg"/><content:encoded><![CDATA[<p><em>G&#252;nayd&#305;n. Bazen h&#226;limizden yak&#305;n&#305;yoruz, h&#226;limiz iyiyken bile. &#304;yili&#287;i tasavvur edemiyoruz belki, eski zamanlar&#305; unutuyoruz, ya&#351;ad&#305;&#287;&#305;m&#305;z k&#246;t&#252; zamanlar&#305;. Hi&#231; ya&#351;anmam&#305;&#351; gibi geliyor baz&#305; &#351;eyler, hep daha fazlas&#305;na hep daha iyisine &#246;yk&#252;n&#252;yoruz. &#304;nsan i&#351;te. Milosz, &#8220;Ger&#231;ek bir umutsuzlu&#287;un ard&#305;ndan genellikle ger&#231;ek bir sevin&#231; geliyor ve i&#351;te o zaman d&#252;nyan&#305;n bu sevin&#231; yokken nas&#305;l g&#246;r&#252;nd&#252;&#287;&#252; unutuluyor,&#8221; der. Bu sabah, h&#226;liniz her nas&#305;lsa bug&#252;ne nas&#305;l geldi&#287;inizi bir hat&#305;rlay&#305;n sevgili okur. Var olun.</em></p><h1><em>&#304;ssa Vadisi</em> - Czeslaw Milosz</h1><p>Toma&#351;, on &#252;&#231; ya&#351;&#305;n&#305; bitirmi&#351; ve bir ke&#351;if yapm&#305;&#351;t&#305;: Ger&#231;ek bir umutsuzlu&#287;un ard&#305;ndan genellikle ger&#231;ek bir sevin&#231; geliyor ve i&#351;te o zaman d&#252;nyan&#305;n bu sevin&#231; yokken nas&#305;l g&#246;r&#252;nd&#252;&#287;&#252; unutuluyor.</p><p>K&#305;ra&#287;&#305; uzan&#305;yor asterlerin &#252;zerinde. Ucuna beyaz beyaz misketlerin yap&#305;&#351;&#305;p sard&#305;klar&#305; k&#252;&#231;&#252;k dal, sallan&#305;yor &#252;zerinden kalk&#305;nca bir ba&#351;tankara. Eskiden Dilbinowa ninenin oturdu&#287;u odan&#305;n penceresinin kar&#351;&#305;s&#305;nda armut a&#287;ac&#305;n&#305;n alt&#305;nda duruyor ve yerde b&#252;z&#252;lm&#252;&#351;, kahverengi armutlar&#305;n, solmaktaki bah&#231;enin kokusunu &#231;ekiyordu i&#231;ine. Panjurlara bak&#305;yor. Yo, galiba hen&#252;z &#231;ok erken.</p><p>Uyuyordur. Ama belki uyanm&#305;&#351;t&#305;r art&#305;k? Panjurlara yakla&#351;&#305;yor ve dikkatlice kald&#305;r&#305;yor &#231;engeli ama hemen geri &#231;ekiyor elini. Yeni huzursuzlu&#287;u: &#304;&#231;inde olan &#351;eyle hak ediyor mu onu? Aralar&#305;nda meyve dolu bir sepet duruyorsa, en k&#246;t&#252; elmay&#305; kendisi se&#231;iyor ki kazara o almas&#305;n. Yemek masas&#305;n&#305; kurarken, hi&#231; &#231;enti&#287;i olmayan tabaklar&#305;n (&#231;&#252;nk&#252; neredeyse hepsinin kenarlar&#305;nda &#231;entikler vard&#305;) ona gitmesine &#246;zen g&#246;steriyor, &#231;atallar&#305; koyuyor ve &#252;zerine d&#252;&#351;&#252;n&#252;yor, kendisine fazla iyisini, ona biraz y&#305;pranm&#305;&#351;&#305;n&#305; koymu&#351; gibi geliyorsa, hemen de&#287;i&#351;tiriyordu. Onu uyand&#305;rmak, evet, &#231;oktan yapm&#305;&#351; olmak isterdi bunu ama bencillik olurdu. G&#246;letin ad&#305;ndan bir yank&#305;yla geliyor patozun d&#252;zensiz u&#287;ultusu. Evin &#231;evresini d&#246;n&#252;yor ve ko&#351;up &#231;&#305;k&#305;yor Latin &#231;i&#231;e&#287;i tohumlar&#305;n&#305;n kuruduklar&#305; verandaya, mutfakta Antonina&#8217;yla &#231;arp&#305;&#351;&#305;yor. Zemini koridorun uzun y&#305;llar tepilmekten hafif &#231;&#246;km&#252;&#351; tahta &#351;eritlerden ah&#351;ab&#305;yla. Gard&#305;robun i&#231;ine bak&#305;yor. Mesela &#351;u bir top y&#252;nl&#252; kuma&#351;&#305; tartacak ve sonra onun kap&#305;s&#305;n&#305; dinleyecek. Duvardan kantar&#305; indiriyor, &#231;engeline bezin k&#246;&#351;elerini tak&#305;yor ve pirin&#231; &#231;ubu&#287;u kayd&#305;r&#305;yor. Bir anl&#305;&#287;&#305;na dikkatini ba&#351;ka bir &#351;eye verip oyalad&#305; kendini, ama hemen b&#305;rak&#305;yor hepsini. Kap&#305;ya day&#305;yor kula&#287;&#305;n&#305;. Art&#305;k tutam&#305;yor kendini ve bast&#305;r&#305;yor kap&#305; koluna, sessizce, hi&#231; g&#305;c&#305;rt&#305; olmadan aral&#305;ktan bir g&#246;z atabilmek i&#231;in i&#231;eriye. Ama g&#305;c&#305;rdad&#305; ve d&#305;&#351;ar&#305;dan gelen sesi onun: Toma&#351;!</p><p>O g&#252;n avdan d&#246;nd&#252;&#287;&#252;nde hastalanm&#305;&#351;t&#305;. Daha y&#252;r&#252;rken bile titriyordu; evde &#231;enesi tak&#305;r tak&#305;r ederken aceleyle soyunmu&#351; ve girmi&#351;ti so&#287;uk &#231;ar&#351;aflar&#305;n i&#231;ine. Mi&#351;ia nine, terlesin diye kurutulmu&#351; ahududu kaynat&#305;p suyunu i&#231;irmi&#351;ti ona. Me&#287;er &#231;oktan i&#231;inde ta&#351;&#305;yormu&#351; hastal&#305;&#287;&#305; ve ertesi sabah i&#231;ine yuvarland&#305;&#287;&#305; o aldat&#305;c&#305; esriklik haber vermi&#351;ti ate&#351;inin y&#252;kselece&#287;ini ya da belki bir hastal&#305;&#287;a ihtiyac&#305; vard&#305;. &#199;enesiyle de&#287;iyor b&#252;zd&#252;&#287;&#252; dizlerine, sadece tek bir istek sarm&#305;&#351; her yan&#305;n&#305;, bir ine girip saklanmak ve &#252;zerinde yorgan ile napan&#305;n a&#287;&#305;rl&#305;&#287;&#305;n&#305; hissetmek. Bu, birka&#231; hafta &#246;nceydi, ama art&#305;k</p><p>&#231;ok eskidendi. Ona yakla&#351;&#305;rken Toma&#351; lo&#351;lukta, yast&#305;&#287;a yay&#305;lan kestane rengi sa&#231;lar&#305;; aynan&#305;n kar&#351;&#305;s&#305;na oturarak ve ba&#351;&#305;n&#305; bir yana yat&#305;rarak topuz yap&#305;p toplar onlar&#305;. Ama &#246;nce o, dudaklar&#305;yla dokunur yanaklar&#305;na ve yata&#287;&#305;na oturur, tam &#351;iltenin d&#305;&#351;&#305;na &#231;&#305;k&#305;nt&#305; yapan sert k&#246;&#351;esine. Ba&#351;ucu masas&#305;nda bir sa&#231; tokas&#305; ya da tam olarak se&#231;emedi&#287;i ba&#351;ka bir nesne gizemli gizemli par&#305;ldar. Sonra a&#231;&#305;kt&#305;r panjurlar ve Toma&#351;, arkadan bakar ona; aynada onun g&#246;zleri, hafif &#231;ekik, kur&#351;uni ya da ne renk olduklar&#305; bilinmedi&#287;indeki o par&#305;lt&#305;yla. G&#252;ld&#252;&#287;&#252;nde a&#351;a&#287;&#305;ya iner kal&#305;n ka&#351;lar&#305;, &#246;yle bir iner ki ka&#351;larla yanaklar&#305; aras&#305;na gizlenir g&#246;zleri.</p><p>Toma&#351; erken &#231;ocuklu&#287;undan sadece iki olay biliyordu annesine dair ona anlat&#305;lanlardan ve bir&#231;ok kez d&#252;&#351;&#252;nm&#252;&#351;t&#252; onlar&#305;, sonunda sanki baz&#305; ayr&#305;nt&#305;lar&#305; hat&#305;rl&#305;yormu&#351; gibi gelmi&#351;ti ona, ger&#231;i hat&#305;rlayamazd&#305; bunlar&#305; &#231;&#252;nk&#252; o zamanlar &#231;ok k&#252;&#231;&#252;kt&#252;. &#304;ssa k&#305;y&#305;s&#305;ndaki &#8220;y&#252;zme yeri&#8221;, bir a&#287;a&#231; s&#305;ras&#305;n&#305;n i&#231;inde, daima g&#246;lgeli, bir t&#252;r bo&#351;luktur, i&#231;ine bir tarladan inilip girilen. Annesi onu patikan&#305;n yan&#305;na yat&#305;rm&#305;&#351;t&#305;, an&#305;zl&#305; tarlada d&#305;&#351;ar&#305; &#231;&#305;kard&#305;&#287;&#305; dili ve k&#305;st&#305;rd&#305;&#287;&#305; kuyru&#287;uyla onlardan tarafa ko&#351;an k&#246;pe&#287;i g&#246;rd&#252;&#287;&#252;nde sudayd&#305; art&#305;k (ve civarda kuduz vakalar&#305; da &#231;oktu). F&#305;rlay&#305;p &#231;&#305;km&#305;&#351;t&#305; sudan, kapt&#305;&#287;&#305; gibi Toma&#351;&#8217;&#305; olanca h&#305;z&#305;yla parka ko&#351;mu&#351;tu yoku&#351; yukar&#305;, &#231;&#305;r&#305;l&#231;&#305;plak. Toma&#351;&#8217;&#305;n kendisi de bilmiyordu, annesinin k&#246;rlemesine kapt&#305;&#287;&#305; ve ard&#305; s&#305;ra dalgalanan o havlu nereden kalm&#305;&#351;t&#305; akl&#305;nda ve nas&#305;l hissetmi&#351;ti onun korkusunu, havay&#305; yakalayan a&#287;z&#305;n&#305;, kalbinin &#231;arp&#305;&#351;&#305;n&#305;. K&#246;pe&#287;i de g&#246;rm&#252;&#351;t&#252;: K&#305;z&#305;l, yanlar&#305; &#231;&#246;k&#252;k bir k&#246;pek, i&#351;itmi&#351;ti ard&#305;ndaki solu&#287;unu. Belki de bir r&#252;yadan alm&#305;&#351;t&#305; bunu, &#231;&#252;nk&#252; ka&#231;&#305;&#351;la ilgili bir r&#252;ya s&#305;k s&#305;k taciz ediyordu onu. &#199;aresiz, kaderi yaln&#305;zca annesinin h&#305;z&#305;na kalm&#305;&#351;, &#246;l&#252;yordu korkudan o art&#305;k daha fazla ko&#351;amayacak, d&#252;&#351;ecek diye. Zaten &#8220;O&#8221; bir i&#351;aretten, hatta foto&#287;raf&#305;ndakinden ve &#351;imdi her g&#252;n dokunabildi&#287;i ger&#231;ek kendisinden de farkl&#305; bir i&#351;aretten daha fazlas&#305; de&#287;ildi. Onunla konu&#351;malar&#305;nda inatla o olaya d&#246;n&#252;yor ve annesi art&#305;k her &#351;eyi anlat&#305;p bitirdi&#287;inde, soruyordu: &#8220;Ama havlu. Havlu da vard&#305; ya.&#8221;</p><p>&#8220;Ne havlusu yine?&#8221;</p><div class="subscription-widget-wrap-editor" data-attrs="{&quot;url&quot;:&quot;https://biryudumkitap.substack.com/subscribe?&quot;,&quot;text&quot;:&quot;Abone olun&quot;,&quot;language&quot;:&quot;tr&quot;}" data-component-name="SubscribeWidgetToDOM"><div class="subscription-widget show-subscribe"><div class="preamble"><p class="cta-caption">Okudu&#287;unuz i&#231;in te&#351;ekk&#252;rler! Yeni g&#246;nderileri almak ve &#231;al&#305;&#351;malar&#305;m&#305; desteklemek i&#231;in &#252;cretsiz abone olun.</p></div><form class="subscription-widget-subscribe"><input type="email" class="email-input" name="email" placeholder="E-posta adresinizi yaz&#305;n&#8230;" tabindex="-1"><input type="submit" class="button primary" value="Abone olun"><div class="fake-input-wrapper"><div class="fake-input"></div><div class="fake-button"></div></div></form></div></div>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Günaydın! Günün Pasajı: “Siyah Lale”]]></title><description><![CDATA[Alexandre Dumas, Siyah Lale, &#199;ev. Volkan Yal&#231;&#305;ntoklu, T&#252;rkiye &#304;&#351; Bankas&#305; K&#252;lt&#252;r Yay&#305;nlar&#305;, s. 46-49]]></description><link>https://biryudumkitap.substack.com/p/gunaydn-gunun-pasaj-siyah-lale</link><guid isPermaLink="false">https://biryudumkitap.substack.com/p/gunaydn-gunun-pasaj-siyah-lale</guid><dc:creator><![CDATA[Biryudumkitap]]></dc:creator><pubDate>Wed, 02 Sep 2026 03:30:48 GMT</pubDate><enclosure url="https://substackcdn.com/image/fetch/$s_!Mt7o!,w_256,c_limit,f_auto,q_auto:good,fl_progressive:steep/https%3A%2F%2Fsubstack-post-media.s3.amazonaws.com%2Fpublic%2Fimages%2F3b2c2ffb-1c14-4e22-915b-b6573517b26e_240x240.png" length="0" type="image/jpeg"/><content:encoded><![CDATA[<p><em>G&#252;nayd&#305;n. Bazen hi&#231;bir &#351;ey ya da hi&#231; kimse yaralar&#305;m&#305;z&#305; saram&#305;yor. &#304;nsan bu &#231;a&#287;a do&#287;unca her &#351;eyin &#226;n&#305;nda ve anl&#305;k d&#252;zelmesini bekliyor fakat hi&#231;bir modern teknoloji hen&#252;z bu t&#252;rden bir ac&#305;y&#305; tedavi edemiyor. Alexandre Dumas&#8217;n&#305;n &#351;u s&#246;z&#252;n&#252; hat&#305;rlay&#305;n: &#8220;Her felaketin iki ilac&#305; vard&#305;r: zaman ve sessizlik.&#8221; Felaketler bize uzak olsun sevgili okur fakat kendimiz de olsa ba&#351;kas&#305; da olsa zaman ve sessizlik hakk&#305; tan&#305;mal&#305;, iyile&#351;mek ad&#305;na. Var olun.</em></p><h1><em>Siyah Lale</em> - Alexandre Dumas</h1><p>K&#246;t&#252;l&#252;k insan ruhunu ele ge&#231;irdi&#287;inde &#231;ok h&#305;zl&#305; yol al&#305;yordu. K&#305;sa s&#252;re sonra Boxtel yaln&#305;zca van Baerle&#8217;yi de&#287;il &#231;i&#231;eklerini de g&#246;rmeye karar verdi. Ne de olsa y&#252;re&#287;inin derinliklerinde bir sanat&#231;&#305; yat&#305;yor, rakibinin ba&#351;yap&#305;t&#305;n&#305; merak ediyordu. Sat&#305;n ald&#305;&#287;&#305; teleskop sayesinde, yaln&#305;zca kom&#351;usunu de&#287;il, bir &#231;i&#231;e&#287;in ilk y&#305;l sonunda solgun tomurcu&#287;unu topra&#287;&#305;n d&#305;&#351;&#305;na veri&#351;ini, be&#351; y&#305;ll&#305;k bir d&#246;nemin ard&#305;ndan soylu ve g&#246;rkemli silindirini geni&#351;leti&#351;ini, silindirin &#252;zerinde belirmeye ba&#351;layan ta&#231; yapraklar&#305;n hafif&#231;e renkleni&#351;ini ve &#231;ene&#287;in gizli hazinelerinin ortaya &#231;&#305;kmaya ba&#351;lay&#305;&#351;&#305;n&#305; izleyebiliyordu. Ah! Merdivenin &#252;zerinden sarkan bu bahts&#305;z k&#305;skan&#231;, van Baerle&#8217;nin tarhlar&#305;nda g&#252;zellikleriyle g&#246;zlerini kama&#351;t&#305;ran, m&#252;kemmellikleriyle solu&#287;unu kesen o laleleri kim bilir ka&#231; kez izlemi&#351;ti! Onlar&#305; bast&#305;ramad&#305;&#287;&#305; bir hayranl&#305;kla seyrettikten sonra, i&#231;ini kemiren ve y&#252;re&#287;ini binlerce k&#252;&#231;&#252;k y&#305;lan&#305;n birbirini yedi&#287;i bir kaya oyu&#287;una d&#246;n&#252;&#351;t&#252;ren &#246;fkesi ve k&#305;skan&#231;l&#305;&#287;&#305; kabar&#305;yordu.</p><p>Boxtel, tasvir edilmesi m&#252;mk&#252;n olmayan bu i&#351;kencelerin ortas&#305;nda, bir&#231;ok kez geceleyin kom&#351;usunun bah&#231;esine dalmay&#305;, &#231;i&#231;ekleri alt&#252;st etmeyi, &#231;i&#231;ek so&#287;anlar&#305;n&#305; di&#351;leriyle koparmay&#305; ve sahibi lalelerini savunmaya kalk&#305;&#351;&#305;rsa, &#246;fkesini ondan &#231;&#305;karmay&#305; d&#252;&#351;&#252;nm&#252;&#351;t&#252;.</p><p>Ama bir laleyi &#246;ld&#252;rmek ger&#231;ek bir bah&#231;&#305;van i&#231;in korkun&#231; bir su&#231;tu.</p><p>Bir insan&#305; &#246;ld&#252;rmek bile bundan daha kolay ba&#287;&#305;&#351;lanabilirdi. Yine de, van Baerle &#226;deta i&#231;g&#252;d&#252;sel y&#246;ntemlerle &#231;i&#231;eklerini her ge&#231;en g&#252;n daha da kusursuzla&#351;t&#305;rd&#305;&#287;&#305; i&#231;in &#246;fkesinin doru&#287;una varan Boxtel, kom&#351;usunun lalelerinin &#252;zerine ta&#351;lar, sopalar f&#305;rlatmay&#305; d&#252;&#351;&#252;n&#252;yordu.</p><p>Ama ertesi sabah bu talan&#305; g&#246;recek olan van Baerle bah&#231;esinin caddeden olduk&#231;a uzak oldu&#287;unu d&#252;&#351;&#252;necek ve XVII. y&#252;zy&#305;lda, Amalek&#8217;in ya&#351;ad&#305;&#287;&#305; d&#246;nemdeki gibi g&#246;kten ta&#351; ya&#287;mayaca&#287;&#305;na g&#246;re, olay&#305;n faili ortaya &#231;&#305;kacak ve su&#231;lu yaln&#305;zca yasa taraf&#305;ndan cezaland&#305;r&#305;lmakla kalmay&#305;p Avrupa&#8217;n&#305;n t&#252;m lale &#252;reticilerinin g&#246;z&#252;nde itibar&#305;n&#305; kaybedecekti.</p><p>Bu y&#252;zden &#246;fkesini kurnazca bir giri&#351;imle bast&#305;rmak isteyen Boxtel, kendisini tehlikeye atmayacak bir y&#246;ntem d&#252;&#351;&#252;nmeye ba&#351;lam&#305;&#351; ve uzun s&#252;re arad&#305;ktan sonra sonunda &#231;areyi bulmu&#351;tu.</p><p>Bir ak&#351;am, iki kedinin arka patilerini on ayak uzunlu&#287;unda bir iple ba&#287;layarak, onlar&#305;, yaln&#305;zca Cornelis de Witt&#8217;in de&#287;il, s&#252;tbeyaz&#305;, erguvan k&#305;rm&#305;z&#305;s&#305; ve k&#305;rm&#305;z&#305; Braban&#231;onne&#8217;un, Rotre&#8217;nun gri, k&#305;rm&#305;z&#305;, koyu pembe Marbree&#8217;sinin ve Haarlem&#8217;in koyu ve a&#231;&#305;k g&#252;vercin boynu rengindeki Merveille&#8217;inin,</p><p>koyu renkli Colombin &#8216;in, a&#231;&#305;k donuk renkli lalenin bulundu&#287;u prenslere, krallara lay&#305;k tarhlar&#305;n ortas&#305;na att&#305;. Duvardan a&#351;a&#287;&#305; d&#252;&#351;t&#252;klerinde pani&#287;e kap&#305;lan hayvanlar &#246;nce her biri bir yana ka&#231;maya &#231;al&#305;&#351;arak tarhlara y&#246;neldiler, ama onlar&#305; birbirine ba&#287;layan ip gerildi&#287;inde daha uza&#287;a gitmelerinin imk&#226;ns&#305;z oldu&#287;unu hissederek, korkun&#231; miyavlamalarla, ortas&#305;nda &#231;&#305;rp&#305;nd&#305;klar&#305; &#231;i&#231;ekleri iplerleriyle ezerek sa&#287;a sola ko&#351;u&#351;turmaya ba&#351;lad&#305;lar; nihayet on be&#351; dakikal&#305;k amans&#305;z bir m&#252;cadeleden sonra ipi koparmay&#305; ba&#351;ar&#305;p g&#246;zden kayboldular.</p><p>Yalanc&#305; &#231;&#305;nar&#305;n arkas&#305;na saklanan Boxtel, gece karanl&#305;&#287;&#305;ndan dolay&#305; hi&#231;bir &#351;ey g&#246;remese de, kedilerin &#246;fkeli &#231;&#305;&#287;l&#305;klar&#305;ndan ne olup bitti&#287;ini tahmin ediyor, y&#252;re&#287;indeki kin s&#246;nerken, i&#231;i mutlulukla doluyordu. Boxtel&#8217;in zarar&#305; bir an &#246;nce g&#246;rebilme arzusu &#246;yle b&#252;y&#252;kt&#252; ki, kedilerin kom&#351;usunun tarhlar&#305;na verdi&#287;i zarar&#305; g&#246;rmenin mutlulu&#287;unu ya&#351;amak i&#231;in g&#252;n do&#287;ana kadar bulundu&#287;u yerden ayr&#305;lmad&#305;. Sabah sisinin dondurucu so&#287;u&#287;una ra&#287;men &#252;&#351;&#252;m&#252;yor, intikam h&#305;rs&#305; onu s&#305;cak tutuyordu. Rakibinin y&#305;k&#305;m&#305; t&#252;m ac&#305;lar&#305;n&#305; unutturacakt&#305;. G&#252;ne&#351;in ilk &#305;&#351;&#305;klar&#305;yla beyaz evin kap&#305;s&#305;nda beliren van</p><p>Baerle geceyi mutlu d&#252;&#351;lerle ge&#231;irmi&#351;&#231;esine g&#252;l&#252;mseyerek tarhlar&#305;na do&#287;ru ilerledi. Aniden, daha d&#252;n ayna gibi olan bu topra&#287;&#305;n &#252;zerinde tepecikler belirdi&#287;ini, d&#252;zenli lale dizilerinin, ortas&#305;na top g&#252;llesi d&#252;&#351;m&#252;&#351; bir tabur gibi darmada&#287;&#305;n olduklar&#305;n&#305; g&#246;rd&#252;.</p><p>Rengi solarak ko&#351;tu. Boxtel sevin&#231;ten titriyordu.</p><div class="subscription-widget-wrap-editor" data-attrs="{&quot;url&quot;:&quot;https://biryudumkitap.substack.com/subscribe?&quot;,&quot;text&quot;:&quot;Abone olun&quot;,&quot;language&quot;:&quot;tr&quot;}" data-component-name="SubscribeWidgetToDOM"><div class="subscription-widget show-subscribe"><div class="preamble"><p class="cta-caption">Okudu&#287;unuz i&#231;in te&#351;ekk&#252;rler! Yeni g&#246;nderileri almak ve &#231;al&#305;&#351;malar&#305;m&#305; desteklemek i&#231;in &#252;cretsiz abone olun.</p></div><form class="subscription-widget-subscribe"><input type="email" class="email-input" name="email" placeholder="E-posta adresinizi yaz&#305;n&#8230;" tabindex="-1"><input type="submit" class="button primary" value="Abone olun"><div class="fake-input-wrapper"><div class="fake-input"></div><div class="fake-button"></div></div></form></div></div>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Günaydın! Günün Pasajı: “Deniz Deniz”]]></title><description><![CDATA[Iris Murdoch, Deniz Deniz &#199;ev. Nuray &#214;no&#287;lu, Ayr&#305;nt&#305; Yay&#305;nlar&#305;, s.219-221]]></description><link>https://biryudumkitap.substack.com/p/gunaydn-gunun-pasaj-deniz-deniz</link><guid isPermaLink="false">https://biryudumkitap.substack.com/p/gunaydn-gunun-pasaj-deniz-deniz</guid><dc:creator><![CDATA[Biryudumkitap]]></dc:creator><pubDate>Tue, 01 Sep 2026 03:30:52 GMT</pubDate><enclosure url="https://substackcdn.com/image/fetch/$s_!Mt7o!,w_256,c_limit,f_auto,q_auto:good,fl_progressive:steep/https%3A%2F%2Fsubstack-post-media.s3.amazonaws.com%2Fpublic%2Fimages%2F3b2c2ffb-1c14-4e22-915b-b6573517b26e_240x240.png" length="0" type="image/jpeg"/><content:encoded><![CDATA[<p><em>G&#252;nayd&#305;n. &#304;nsan kendini resmedebilme kabiliyetini &#231;ok hafife al&#305;yor. Ne d&#252;&#351;&#252;n&#252;rse o geliyor ba&#351;&#305;na, iyi yahut k&#246;t&#252;, kimisi modern isimler tak&#305;yor buna fakat hakikat ayn&#305;: d&#252;&#351;&#252;nd&#252;klerimizi ya&#351;&#305;yoruz. Iris Murdoch, &#8220;&#304;nsan, kendi resmini yapan ve sonra da bu resme benzer h&#226;le gelen bir yarat&#305;kt&#305;r.&#8221; diyor. Zihnimizden ge&#231;irdiklerimize dikkat etmeli sevgili okur. Daima iyili&#287;i ve g&#252;zelli&#287;i resmetmeli. Var olun.</em></p><h1><em>Deniz Deniz</em> - Irish Murdoch</h1><p>Baz&#305; foto&#287;raflarda ikimiz birlikteydik. Kim &#231;ekmi&#351;ti? Hat&#305;rlayam&#305;yordum. Kahverengi k&#305;vr&#305;k y&#252;zeylerinden, g&#252;nahs&#305;z bir d&#252;nyadan bakan, parlak, yumu&#351;ak, hen&#252;z olgunla&#351;mam&#305;&#351; gen&#231; y&#252;zler kar&#351;&#305;ya bak&#305;yordu. Bozulmam&#305;&#351; bir d&#252;nyayd&#305;, hakikaten basit ve saf zevklerle dolu bir d&#252;nyayd&#305;, mutlu bir d&#252;nya, &#231;&#252;nk&#252; ona duydu&#287;um g&#252;ven mutlakt&#305; ve &#231;&#252;nk&#252; eski usul &#231;ocuk&#231;a iffetimizle sevi&#351;meyi hen&#252;z d&#252;&#351;&#252;nmemi&#351;tik. Biz bu foto&#287;raflarda g&#252;n&#252;m&#252;z &#231;ocuklar&#305;ndan daha mutluymu&#351;uz, diye d&#252;&#351;&#252;nd&#252;m. Saf a&#351;k&#305;n ve saf kayg&#305;s&#305;z romantizmin &#305;&#351;&#305;&#287;&#305;, birlikte ge&#231;irdi&#287;imiz g&#252;nleri, ayr&#305; ge&#231;irdi&#287;imiz geceleri ayd&#305;nlat&#305;yordu. Bu bir gen&#231;lik cennetinin sa&#231;ma idealle&#351;tirilmesi de&#287;ildi.</p><p>Bizler sade bir d&#252;nyada ya&#351;ayan sade &#231;ocuklard&#305;k; anne babam&#305;z&#305; sever, onlara itaat ederdik. &#304;nsani yolculu&#287;un ac&#305;lar&#305;, berbat tercihler, ka&#231;&#305;n&#305;lmaz su&#231;lar gelecekteydi. Sevmekte &#246;zg&#252;rd&#252;k.</p><p>Ne zaman bitmeye ba&#351;lad&#305;? Belki ben Londra&#8217;ya ka&#231;t&#305;&#287;&#305;mda. O zaman bile a&#351;k&#305;m&#305;z&#305;n ka&#231;mas&#305;na zaman vard&#305; daha. En sonuna kadar ondan asla &#351;&#252;phe etmedim. Ne kadar zamand&#305;r, ka&#231; kere aldatm&#305;&#351;t&#305; beni? Belki de ona duydu&#287;um bencilce ihtiya&#231; &#246;yle b&#252;y&#252;kt&#252; ki, tatmin edilmemesini hayal bile edemiyordum. Ve o ihtiya&#231; hakk&#305;nda d&#252;&#351;&#252;n&#252;rken, o y&#305;llar boyunca Hartley&#8217;nin beni James&#8217;e kar&#351;&#305; ne kadar &#231;ok savundu&#287;u geldi akl&#305;ma. Birbirleri hakk&#305;nda neredeyse hi&#231;bir &#351;ey bilmiyor olmalar&#305; &#231;ok tuhaf geliyordu &#351;imdi. James&#8217;ten Hartley&#8217;e ender olarak bahsederdim, Hartley&#8217;den ise hi&#231; bahsetmemi&#351;tim James&#8217;e. Hartley, bana olan sevgisinin gururumun k&#305;r&#305;lmas&#305;na kar&#351;&#305; beni nas&#305;l kuvvetle savundu&#287;unu asla bilmedi. &#350;imdi Hartley&#8217;e yazd&#305;&#287;&#305;m ve ertesi g&#252;n ona ula&#351;t&#305;rman&#305;n bir yolunu bulmaya karar verdi&#287;im mektubu kopyalayaca&#287;&#305;m.</p><p>&#199;ok sevgili Hartley, sevgilim,</p><p>Seni seviyorum ve bana gelmeni istiyorum. Bu mektup bunu s&#246;ylemek i&#231;in yaz&#305;ld&#305;. Ama &#246;nce sana s&#246;ylemem gereken &#351;eyler var, sana a&#231;&#305;klamam gereken &#351;eyler. Seni bana geri getiren talih b&#252;y&#252;k bir f&#305;rt&#305;na gibi geldi hayat&#305;ma. S&#246;yleyecek &#246;yle &#231;ok, &#246;yle &#231;ok &#351;ey var ki. Sana &#351;imdi ben ba&#351;ka bir d&#252;nyaya, hakk&#305;nda hi&#231;bir &#351;ey bilmedi&#287;in t&#252;rden &#8220;b&#252;y&#252;k bir d&#252;nyaya&#8221; aitmi&#351;im ve o d&#252;nyada pek &#231;ok arkada&#351;&#305;m, pek &#231;ok ili&#351;kim varm&#305;&#351; gibi g&#246;r&#252;nebilir. &#214;yle de&#287;il. Tiyatro d&#252;nyas&#305;ndaki hayat&#305;m art&#305;k pek &#231;ok a&#231;&#305;dan bana bir hayal gibi g&#246;r&#252;n&#252;yor, seninle ge&#231;en eski g&#252;nlerim ise yeg&#226;ne ger&#231;eklik. &#199;ok az arkada&#351;&#305;m var ve hi&#231;bir &#8220;g&#246;n&#252;l ba&#287;&#305;m&#8221; yok, yaln&#305;z ve &#246;zg&#252;r&#252;m. K&#246;yde kar&#351;&#305;la&#351;t&#305;&#287;&#305;m&#305;zda sana s&#246;yleyemedi&#287;im buydu. Ba&#351;ar&#305;l&#305; bir kariyerim ama bo&#351; bir hayat&#305;m oldu. Meselenin geldi&#287;i nokta bu. Evlenmeyi asla d&#252;&#351;&#252;nmedim, &#231;&#252;nk&#252; evlenece&#287;im ve evlenmek isteyece&#287;im yaln&#305;zca bir tek kad&#305;n oldu&#287;unu biliyordum. Hartley, bunu d&#252;&#351;&#252;n, buna inan. Seni bekledim, seni yeniden g&#246;rece&#287;ime inanmaya asla cesaret edemesem bile. Ve &#351;imdi, d&#252;nyan&#305;n beyhudeliklerinden ka&#231;arak denize geldim ve sana geldim. Ve seni daima oldu&#287;u gibi seviyorum, eski a&#351;k&#305;m yerli yerinde, her k&#252;&#231;&#252;k lifi, dokunac&#305;, filizi canl&#305; ve hasar g&#246;rmemi&#351;. Elbette daha ya&#351;l&#305;y&#305;m ve bir bak&#305;ma bu art&#305;k ba&#351;ka bir adam&#305;n a&#351;k&#305; ama yine de ayn&#305; a&#351;k. &#199;&#252;nk&#252; h&#252;viyetini korudu, b&#252;t&#252;n bu yolu benimle kat etti ve mucizevi &#351;ekilde ya&#351;ad&#305;. Ah sevgilim, senin hi&#231; haberin yokken, belki sen beni uzaklarda &#8220;b&#252;y&#252;k d&#252;nyamda&#8221; hayal ederken, ben tek ba&#351;&#305;ma, a&#287;r&#305;yan bir kalple, seni d&#252;&#351;&#252;nerek, seni hat&#305;rlayarak ve nerede oldu&#287;unu merak ederek tek ba&#351;&#305;ma oturdum. Nas&#305;l oluyor da insanlar nerede olduklar&#305;n&#305; bilmeyelim diye ortadan kayboluyorlar? Hartley, seni istemekten asla vazge&#231;medim... &#350;imdi de istiyorum. &#214;&#287;rendim ki (nas&#305;l oldu&#287;unu sorma ama biliyorum) evlili&#287;in son derece mutsuz! Ac&#305;mas&#305;z, belki de &#351;iddete ba&#351;vurabilen bir adamla ya&#351;ad&#305;&#287;&#305;n&#305; biliyorum... Ge&#231;mi&#351;te kim bilir ka&#231; kere ka&#231;may&#305; diledin ve belki de gidecek bir yerin olmad&#305;&#287;&#305;ndan, yenilmi&#351;, peri&#351;an bir h&#226;lde yerine oturdun? Hartley, sana, &#351;imdi evimi, ad&#305;m&#305; ve ebed&#238; ba&#287;l&#305;l&#305;&#287;&#305;m&#305; sunuyorum. Seni h&#226;l&#226; bekliyorum biricik a&#351;k&#305;m. Bana gelmeyecek misin, kalan &#246;mr&#252;m&#252;zde art&#305;k hi&#231; ayr&#305;lmayal&#305;m diye ka&#231;&#305;p bana gelmeyecek misin? Ah Hartley, seni &#246;yle mutlu edebilirdim ki, edebilece&#287;imi biliyorum! Ama izin ver &#351;unu da s&#246;yleyeyim: E&#287;er zaten mutlu oldu&#287;unu d&#252;&#351;&#252;nseydim, evlili&#287;inin mutlu oldu&#287;unu bilseydim ebed&#238; a&#351;k&#305;m&#305; ilan ederek seni rahats&#305;z etmeyi hayalimden ge&#231;irmez, a&#351;k&#305;m&#305;n ac&#305;s&#305;n&#305; sessizce ya&#351;ar hatta belki a&#351;k&#305;m&#305; gizler, belki &#231;ekip giderdim. Korkar&#305;m, l&#252;tfen buna de&#287;indi&#287;im i&#231;in beni affet, &#8220;heyecan verici bir hayat&#8221; ya&#351;ad&#305;&#287;&#305;m&#305;, beni nas&#305;l b&#252;sb&#252;t&#252;n kaybetti&#287;ini, sana &#246;yle g&#246;r&#252;nm&#252;&#351;t&#252;r, d&#252;&#351;&#252;nerek &#231;ok zaman pi&#351;manl&#305;kla ac&#305; &#231;ekmi&#351; olmal&#305;s&#305;n. Fakat her &#351;eye ra&#287;men bir dereceye kadar mutlu ve &#231;ekilebilir makul bir hayat&#305;n oldu&#287;unu d&#252;&#351;&#252;nseydim kar&#305;&#351;mazd&#305;m, sana uzaktan bakar ve d&#246;n&#252;p giderdim. Fakat senin &#231;ok mutsuz oldu&#287;unu bilerek ge&#231;ip gidemem ve gitmeyece&#287;im. Seni bu kadar severken ac&#305; &#231;ekmeye devam etmene nas&#305;l izin verebilirim? Hartley, bana gelmelisin ve geleceksin, daima olman gereken yere. Bu mektup konusunda ne yapaca&#287;&#305;na dair &#252;z&#252;lme ve korkma. Acil olarak bir &#351;ey yapman gerekmiyor, cevap vermen bile. Sadece sana olan a&#351;k&#305;m&#305; ve her &#351;eye haz&#305;r oldu&#287;umu s&#246;ylemek istedim. Nas&#305;l ve ne zaman kar&#351;&#305;l&#305;k verece&#287;in sana kalm&#305;&#351;. Tabii derhal ko&#351;arak evime gelmeni beklemiyorum ille de. Ama d&#252;&#351;&#252;nd&#252;&#287;&#252;n zaman, bana geri gelme d&#252;&#351;&#252;ncesine al&#305;&#351;t&#305;&#287;&#305;n zaman (bana geri gelme d&#252;&#351;&#252;ncesine,</p><p>can&#305;m sevgilim), belki o zaman bunu nas&#305;l yapaca&#287;&#305;n&#305; d&#252;&#351;&#252;nmeye ba&#351;lars&#305;n. &#304;&#351;te o zaman birbirimizle konu&#351;maya haz&#305;r olacak ve konu&#351;man&#305;n yollar&#305;n&#305; bulaca&#287;&#305;z. Gel, sakince ad&#305;m ad&#305;m ilerleyelim, ad&#305;m ad&#305;m. Sana sonsuza kadar bakmama haz&#305;r oldu&#287;una dair bir i&#351;aret g&#246;nderdi&#287;inde ne yapaca&#287;&#305;m&#305;z&#305; d&#252;&#351;&#252;nece&#287;iz ve sen istedi&#287;in zaman, ben dizginleri ele alaca&#287;&#305;m. Sak&#305;n endi&#351;elenme Hartley&#8217;im,</p><p>her &#351;ey g&#252;zel olacak, g&#246;receksin, her &#351;ey g&#252;zel olacak. Bir iki g&#252;n ya da istersen birka&#231; g&#252;n, sadece sana s&#246;ylediklerimi d&#252;&#351;&#252;n. Sonra haz&#305;r oldu&#287;unda bana bir mektup yaz ve postayla yolla.</p><p>&#350;imdilik b&#246;ylesi en iyisi. Kayg&#305;lanma, korkma. Seninle haberle&#351;menin yollar&#305;n&#305; bulaca&#287;&#305;m. Seni sevecek, k&#305;ymetini bilecek ve nihayet seni mutlu etmek i&#231;in elimden gelenin en iyisini sadakatle yapaca&#287;&#305;m. Bir zamanlar oldu&#287;u gibi, b&#252;t&#252;n bu y&#305;llar boyunca oldu&#287;u gibi daima</p><p>seninim.</p><p>Sevgilerimle</p><p>Charles</p><div class="subscription-widget-wrap-editor" data-attrs="{&quot;url&quot;:&quot;https://biryudumkitap.substack.com/subscribe?&quot;,&quot;text&quot;:&quot;Abone olun&quot;,&quot;language&quot;:&quot;tr&quot;}" data-component-name="SubscribeWidgetToDOM"><div class="subscription-widget show-subscribe"><div class="preamble"><p class="cta-caption">Okudu&#287;unuz i&#231;in te&#351;ekk&#252;rler! Yeni g&#246;nderileri almak ve &#231;al&#305;&#351;malar&#305;m&#305; desteklemek i&#231;in &#252;cretsiz abone olun.</p></div><form class="subscription-widget-subscribe"><input type="email" class="email-input" name="email" placeholder="E-posta adresinizi yaz&#305;n&#8230;" tabindex="-1"><input type="submit" class="button primary" value="Abone olun"><div class="fake-input-wrapper"><div class="fake-input"></div><div class="fake-button"></div></div></form></div></div>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Günaydın! Pazartesi Pasajı: “Yol”]]></title><description><![CDATA[Cormac McCarthy, Yol &#199;ev. Sevin Okyay, &#304;thaki Yay&#305;nlar&#305;, s. 129-131]]></description><link>https://biryudumkitap.substack.com/p/gunaydn-pazartesi-pasaj-yol</link><guid isPermaLink="false">https://biryudumkitap.substack.com/p/gunaydn-pazartesi-pasaj-yol</guid><dc:creator><![CDATA[Biryudumkitap]]></dc:creator><pubDate>Mon, 31 Aug 2026 03:30:15 GMT</pubDate><enclosure url="https://substackcdn.com/image/fetch/$s_!Mt7o!,w_256,c_limit,f_auto,q_auto:good,fl_progressive:steep/https%3A%2F%2Fsubstack-post-media.s3.amazonaws.com%2Fpublic%2Fimages%2F3b2c2ffb-1c14-4e22-915b-b6573517b26e_240x240.png" length="0" type="image/jpeg"/><content:encoded><![CDATA[<p><em>G&#252;nayd&#305;n. &#304;nsan&#305;n kendini &#252;zecek de olsa, y&#305;kacak da olsa hakikatin pe&#351;inde ko&#351;mas&#305; hakikatin &#246;l&#252;ms&#252;zl&#252;&#287;&#252;nden olsa gerek. Herh&#226;lde daima &#246;l&#252;ms&#252;z olana bir arzu duyuyor insan, fark&#305;nda olmadan. McCarthy de kat&#305;l&#305;yor buna: &#8220;B&#252;t&#252;n yalanlar s&#246;ylenip unutulduktan sonra ger&#231;ek h&#226;l&#226; var olacakt&#305;r.&#8221; Bizi sevindiren ger&#231;eklerimiz olmas&#305; dile&#287;iyle sevgili okur. Var olun.</em></p><h1><em>Yol</em> - Tom McCarthy</h1><p>K&#305;y&#305;ya varmadan &#231;ok &#246;nce erzaklar&#305; neredeyse bitmi&#351;ti. Arazi y&#305;llar &#246;nce soyulup talan edilmi&#351;ti ve yolun kenar&#305;ndaki evlerle binalarda hi&#231;bir &#351;ey bulamad&#305;lar. Bir benzin istasyonunda bir telefon rehberi buldu ve kasaban&#305;n ad&#305;n&#305; bir kalemle haritalar&#305;na yazd&#305;. Binan&#305;n &#246;n&#252;ndeki kald&#305;r&#305;m&#305;n kenar&#305;na oturdular ve kraker yiyerek kasabay&#305; arad&#305;lar ama bulamad&#305;lar. B&#246;l&#252;mleri tarad&#305; ve yeniden bakt&#305;.</p><p>Sonunda o&#287;lana g&#246;sterdi. Oldu&#287;unu d&#252;&#351;&#252;nd&#252;kleri yerin yetmi&#351; be&#351; kilometre kadar bat&#305;s&#305;ndayd&#305;lar. Haritada &#231;&#246;pten fig&#252;rler &#231;izdi. Bunlar biziz, dedi. O&#287;lan denize giden yolu parma&#287;&#305;yla izledi.</p><p>Oraya varmam&#305;z ne kadar s&#252;rer? dedi.</p><p>&#304;ki hafta. &#220;&#231;.</p><p>Mavi mi?</p><p>Deniz mi? Bilmiyorum. Eskiden &#246;yleydi.</p><p>O&#287;lan ba&#351;&#305;n&#305; a&#351;a&#287;&#305; yukar&#305; sallad&#305;. Oturup haritaya bakt&#305;. Adam onu g&#246;zledi. Bunun ne oldu&#287;unu bildi&#287;ini san&#305;yordu. &#199;ocukken haritalara dalar gider ve tek parma&#287;&#305;n&#305; da oturdu&#287;u kasaban&#305;n &#252;st&#252;nde tutard&#305;. T&#305;pk&#305; telefon rehberinde ailesine bakmas&#305; gibi. Ba&#351;kalar&#305;n&#305;n aras&#305;nda onlar, her &#351;ey yerli yerinde. D&#252;nyada olu&#351;u gerek&#231;eli. Hadi gel, dedi. Gitmemiz gerek.</p><p>Ya&#287;mur ya&#287;maya ba&#351;lad&#305;&#287;&#305;nda ak&#351;am&#252;st&#252;yd&#252;. Yoldan ayr&#305;l&#305;p bir toprak yola sapt&#305;lar ve bir tarladan ge&#231;ip gece bir barakada kald&#305;lar. Barakan&#305;n beton bir zemini vard&#305; ve di&#287;er ucunda birtak&#305;m bo&#351; &#231;elik variller duruyordu. Varillerle kap&#305;lar&#305;n &#246;n&#252;n&#252; kesti ve yerde bir ate&#351; yak&#305;p d&#252;zle&#351;tirilmi&#351; mukavva kutulardan yatak serdi. Ya&#287;mur b&#252;t&#252;n gece tepelerindeki &#231;elik damda davul &#231;ald&#305;. Uyand&#305;&#287;&#305;nda ate&#351; s&#246;nm&#252;&#351;t&#252; ve &#231;ok so&#287;uktu. O&#287;lan battaniyesine sar&#305;nm&#305;&#351; oturuyordu.</p><p>Ne oldu?</p><p>Hi&#231;. K&#246;t&#252; bir r&#252;ya g&#246;rd&#252;m.</p><p>Ne r&#252;yas&#305; g&#246;rd&#252;n?</p><p>Hi&#231;.</p><p>&#304;yi misin?</p><p>Hay&#305;r.</p><p>Ona kolunu dolay&#305;p sar&#305;ld&#305;. Mesele yok, dedi.</p><p>A&#287;l&#305;yordum. Ama uyanmad&#305;n.</p><p>&#214;z&#252;r dilerim. &#214;yle yorgundum ki.</p><p>R&#252;yada demek istiyorum.</p><p>Sabahleyin uyand&#305;&#287;&#305;nda ya&#287;mur durmu&#351;tu. Suyun yava&#351; yava&#351; damlamas&#305;n&#305; dinledi. Kal&#231;alar&#305;n&#305; sert betonda oynatt&#305; ve tahtalar aras&#305;ndan kur&#351;uni araziye bakt&#305;. O&#287;lan h&#226;l&#226; uyuyordu. Su yerdeki birikintilere daml&#305;yordu. K&#252;&#231;&#252;k kabarc&#305;klar&#305; meydana &#231;&#305;k&#305;p kay&#305;yor ve gene kayboluyordu. Da&#287;&#305;n ete&#287;indeki bir kasabada buna benzer bir yerde uyumu&#351; ve ya&#287;muru dinlemi&#351;lerdi. Orada kara mermerden tezg&#226;h&#305; ve izole bantla yamalanm&#305;&#351; par&#231;a par&#231;a plastik oturakl&#305; krom tabureleri olan eski moda bir market vard&#305;. Eczane b&#246;l&#252;m&#252; talana u&#287;ram&#305;&#351;t&#305; ama d&#252;kk&#226;n&#305;n kendisine tuhaf bir &#351;ekilde el s&#252;r&#252;lmemi&#351;ti. Pahal&#305; elektronik cihazlar kurcalanmam&#305;&#351; olarak raflarda duruyordu. Durup etrafa bakt&#305;. Iv&#305;r z&#305;v&#305;r. Aktariye. Bunlar da neydi? O&#287;lan&#305;n elini tutup d&#305;&#351;ar&#305; &#231;&#305;kard&#305; ama o&#287;lan g&#246;rm&#252;&#351;t&#252; bile. Tezg&#226;h&#305;n sonunda bir kek fanusunun i&#231;inde bir insan ba&#351;&#305;. Kurutulmu&#351;. Beysbol &#351;apkas&#305;. Kurumu&#351; g&#246;zler h&#252;z&#252;nle i&#231;e d&#246;n&#252;k. Bunun mu r&#252;yas&#305;n&#305; g&#246;rm&#252;&#351;t&#252;? G&#246;rmemi&#351;ti. Yerinden kalk&#305;p diz &#231;&#246;kt&#252; ve k&#246;zlere &#252;fledikten sonra yanm&#305;&#351; tahta u&#231;lar&#305;n&#305; s&#252;r&#252;kleyip &#231;ekti ve ate&#351;i canland&#305;rd&#305;.</p><p>Ba&#351;ka iyi adamlar da var. &#214;yle dedin.</p><p>Evet.</p><p>Neredeler &#246;yleyse?</p><p>Saklan&#305;yorlar?</p><p>Kimden saklan&#305;yorlar?</p><p>Birbirlerinden.</p><p>&#199;ok mu var onlardan?</p><p>Bilmiyoruz.</p><p>Ama biraz var.</p><p>Biraz. Evet.</p><p>Do&#287;ru mu bu?</p><p>Evet. Do&#287;ru.</p><p>Ama do&#287;ru olmayabilir.</p><p>Yol</p><p>Ben do&#287;ru oldu&#287;unu d&#252;&#351;&#252;n&#252;yorum.</p><p>Tamam.</p><p>Bana inanm&#305;yorsun.</p><p>Sana inan&#305;yorum.</p><p>Tamam.</p><p>Sana daima inan&#305;r&#305;m.</p><p>Sanm&#305;yorum.</p><p>Evet inan&#305;r&#305;m. &#304;nanmak zorunday&#305;m.</p><div class="subscription-widget-wrap-editor" data-attrs="{&quot;url&quot;:&quot;https://biryudumkitap.substack.com/subscribe?&quot;,&quot;text&quot;:&quot;Abone olun&quot;,&quot;language&quot;:&quot;tr&quot;}" data-component-name="SubscribeWidgetToDOM"><div class="subscription-widget show-subscribe"><div class="preamble"><p class="cta-caption">Okudu&#287;unuz i&#231;in te&#351;ekk&#252;rler! Yeni g&#246;nderileri almak ve &#231;al&#305;&#351;malar&#305;m&#305; desteklemek i&#231;in &#252;cretsiz abone olun.</p></div><form class="subscription-widget-subscribe"><input type="email" class="email-input" name="email" placeholder="E-posta adresinizi yaz&#305;n&#8230;" tabindex="-1"><input type="submit" class="button primary" value="Abone olun"><div class="fake-input-wrapper"><div class="fake-input"></div><div class="fake-button"></div></div></form></div></div>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Günaydın! Cumartesi Şiiri: “Yerçekimli Karanfil”]]></title><description><![CDATA[Edip Cansever, Yer&#231;ekimli Karanfil Yap&#305; Kredi Yay&#305;nlar&#305;, s.24]]></description><link>https://biryudumkitap.substack.com/p/gunaydn-cumartesi-siiri-yercekimli</link><guid isPermaLink="false">https://biryudumkitap.substack.com/p/gunaydn-cumartesi-siiri-yercekimli</guid><dc:creator><![CDATA[Biryudumkitap]]></dc:creator><pubDate>Sat, 29 Aug 2026 03:31:41 GMT</pubDate><enclosure url="https://substackcdn.com/image/fetch/$s_!Mt7o!,w_256,c_limit,f_auto,q_auto:good,fl_progressive:steep/https%3A%2F%2Fsubstack-post-media.s3.amazonaws.com%2Fpublic%2Fimages%2F3b2c2ffb-1c14-4e22-915b-b6573517b26e_240x240.png" length="0" type="image/jpeg"/><content:encoded><![CDATA[<p><em>G&#252;nayd&#305;n. &#304;nsan&#305;n yeni bir &#351;eye ba&#351;lama arzusuyla eskiyle yeniden ba&#351;lama arzusu ne &#231;ok benziyor. Eskiden arad&#305;&#287;&#305;n&#305; yenide bulmak, yenide bulamad&#305;&#287;&#305;n&#305; eskiye d&#246;nerek aramak... Hem kimsesiz hem kalabal&#305;k. T&#305;pk&#305; Cansever &#351;iiri gibi: &#8220;Evet / D&#252;n ak&#351;am evinin &#246;n&#252;nden ge&#231;tim / &#304;&#231;im hem kimsesizdi hem kalabal&#305;k&#8221; Eski ya da yeni, arad&#305;&#287;&#305;m&#305;z&#305; bulana dek denemeli sevgili okur. T&#252;m &#231;irkinliklere g&#246;z yumulan bu &#231;a&#287;da bunlar ay&#305;p de&#287;il g&#252;nah de&#287;il. Var olun.</em></p><h1><em>Yer &#199;ekimli Karanfil</em> - Edip Cansever</h1><p>Biliyor musun az az ya&#351;&#305;yorsun i&#231;imde</p><p>Oysaki seninle g&#252;zel olmak var</p><p>&#214;rne&#287;in rak&#305; i&#231;iyoruz, i&#231;imize bir karanfil d&#252;&#351;&#252;yor gibi</p><p>Bir a&#287;a&#231; i&#351;liyor t&#305;k&#305;r t&#305;k&#305;r yan&#305;m&#305;zda</p><p>Midemdi akl&#305;md&#305; &#351;u kadarc&#305;k kal&#305;yor.</p><p>Sen o karanfile e&#287;ilimlisin, al&#305;p sana veriyorum i&#351;te</p><p>Sen de bir ba&#351;kas&#305;na veriyorsun daha g&#252;zel</p><p>O ba&#351;kas&#305; yok mu bir yan&#305;ndakine veriyor</p><p>Derken karanfil elden ele.</p><p>G&#246;r&#252;yorsun ya bir sevday&#305; b&#252;y&#252;t&#252;yoruz seninle</p><p>Sana de&#287;iniyorum, sana &#305;s&#305;n&#305;yorum, bu o de&#287;il</p><p>Bak nas&#305;l, beyaza keser gibisine yedi renk</p><p>Birle&#351;iyoruz sessizce.</p><div class="subscription-widget-wrap-editor" data-attrs="{&quot;url&quot;:&quot;https://biryudumkitap.substack.com/subscribe?&quot;,&quot;text&quot;:&quot;Abone olun&quot;,&quot;language&quot;:&quot;tr&quot;}" data-component-name="SubscribeWidgetToDOM"><div class="subscription-widget show-subscribe"><div class="preamble"><p class="cta-caption">Okudu&#287;unuz i&#231;in te&#351;ekk&#252;rler! Yeni g&#246;nderileri almak ve &#231;al&#305;&#351;malar&#305;m&#305; desteklemek i&#231;in &#252;cretsiz abone olun.</p></div><form class="subscription-widget-subscribe"><input type="email" class="email-input" name="email" placeholder="E-posta adresinizi yaz&#305;n&#8230;" tabindex="-1"><input type="submit" class="button primary" value="Abone olun"><div class="fake-input-wrapper"><div class="fake-input"></div><div class="fake-button"></div></div></form></div></div>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Günaydın! Cuma Pasajı: “Nehrin Dönemeci”]]></title><description><![CDATA[V.S. Naipaul, Nehrin D&#246;nemeci &#199;ev. Asl&#305; Bi&#231;er, Can Yay&#305;nlar&#305;, s. 190-193]]></description><link>https://biryudumkitap.substack.com/p/gunaydn-cuma-pasaj-nehrin-donemeci</link><guid isPermaLink="false">https://biryudumkitap.substack.com/p/gunaydn-cuma-pasaj-nehrin-donemeci</guid><dc:creator><![CDATA[Biryudumkitap]]></dc:creator><pubDate>Fri, 28 Aug 2026 03:30:32 GMT</pubDate><enclosure url="https://substackcdn.com/image/fetch/$s_!Mt7o!,w_256,c_limit,f_auto,q_auto:good,fl_progressive:steep/https%3A%2F%2Fsubstack-post-media.s3.amazonaws.com%2Fpublic%2Fimages%2F3b2c2ffb-1c14-4e22-915b-b6573517b26e_240x240.png" length="0" type="image/jpeg"/><content:encoded><![CDATA[<p><em>G&#252;nayd&#305;n. &#304;nsan bazen ge&#231;mi&#351;te ya&#351;anan bir &#226;na &#246;zlem duyar. Bazen de hen&#252;z olmam&#305;&#351; fakat zihninde ya&#351;anmas&#305;n&#305; arzu etti&#287;i bir an yarat&#305;p ona. Naipaul, Taklit&#231;iler&#8217;de &#351;&#246;yle der: &#8220;Y&#305;llar ge&#231;tikten sonra geri d&#246;n&#252;p de bu &#226;na bakt&#305;&#287;&#305;n&#305;zda, hayat&#305;n&#305;z&#305;n en &#246;nemli anlar&#305;ndan biri oldu&#287;unu fark edebilece&#287;inizi biliyor musunuz? Bir geli&#351;me, m&#252;kemmele ula&#351;&#305;r ve bir ba&#351;kas&#305;n&#305; &#252;retir. Hi&#231;bir &#351;ey hareketsiz kalmaz.&#8221; En g&#252;zel an&#305;lar ya ya&#351;an&#305;yor ya hen&#252;z ya&#351;anmad&#305; sevgili okur. Hayat dolu bir g&#252;n dile&#287;iyle, var olun.</em></p><h1><em>Nehrin D&#246;nemeci</em> - V.S. Naipaul</h1><p>Daha ad&#305;m&#305;m&#305; atar atmaz bunun bo&#351; bir te&#351;ebb&#252;s oldu&#287;unu anlad&#305;m. Komite, &#304;ngiliz &#231;ocuklar&#305; &#304;ngiliz i&#351;lerine yerle&#351;tirmek i&#231;in kurulmu&#351;tu; benimle alakas&#305; yoktu. D&#305;&#351; b&#252;rodaki k&#305;z&#305;n y&#252;z&#252;ndeki ifadeyi g&#246;r&#252;r g&#246;rmez anlad&#305;m bunu. Ama bana iyi davrand&#305;, i&#231;erideki koyu renk tak&#305;m elbiseli adam da iyi davrand&#305;. Afrika mazim ilgisini &#231;ekti, Afrika hakk&#305;nda k&#305;sa bir konu&#351;madan sonra, &#8220;Bu b&#252;y&#252;k organizasyon sizin i&#231;in ne yapabilir?&#8221; diye sordu. &#304;&#231;imden, &#8220;Bana da kahverengi zarflar g&#246;nderemez misiniz?&#8221; demek geldi. Ama, &#8220;Ben de bu sorunun cevab&#305;n&#305; sizden bekliyordum,&#8221; dedim. Bunu g&#252;l&#252;n&#231; bulmu&#351; gibiydi. G&#246;r&#252;nt&#252;y&#252; kurtarmak i&#231;in baz&#305; ayr&#305;nt&#305;lar&#305; not etti; sonra bir muhabbet a&#231;maya &#231;al&#305;&#351;t&#305;, b&#252;y&#252;k koyu renk tak&#305;m elbiseliyle k&#252;&#231;&#252;k koyu renk tak&#305;m elbiseli, erkek erke&#287;e.</p><p>Ama bana s&#246;yleyebilecek fazla bir &#351;eyi yoktu. Hele benim ona s&#246;yleyecek &#231;ok daha az &#351;eyim vard&#305;. D&#252;nyaya do&#287;ru d&#252;r&#252;st bakmam&#305;&#351;t&#305;m bile. Nas&#305;l i&#351;ledi&#287;ini ya da i&#231;inde ne yapabilece&#287;imi bilmiyordum. &#214;&#287;rencilikte hi&#231; &#351;a&#351;&#305;rmadan ge&#231;en &#252;&#231; y&#305;ldan sonra cehaletimin alt&#305;nda ezilmi&#351;tim; bir s&#252;r&#252; sakin dosyayla dolu o k&#252;&#231;&#252;k sessiz ofiste d&#305;&#351;ar&#305;daki d&#252;nyan&#305;n deh&#351;etle dolu oldu&#287;unu d&#252;&#351;&#252;nmeye ba&#351;lad&#305;m. Koyu renk tak&#305;m elbiseli m&#252;lakat&#231;&#305; sab&#305;rs&#305;zlanmaya ba&#351;lam&#305;&#351;t&#305;. &#8220;Olmaz ki delikanl&#305;! Bana biraz yol g&#246;stermelisin. Yapmay&#305; d&#252;&#351;&#252;nd&#252;&#287;&#252;n i&#351; konusunda bir fikrin vard&#305;r herh&#226;lde,&#8221; dedi.</p><p>Hakl&#305;yd&#305; tabii. Ama &#351;u, &#8220;Olmaz ki delikanl&#305;!&#8221; laf&#305; bana biraz poz gibi gelmi&#351;ti, ge&#231;mi&#351;te daha &#252;st mevkideki birinden kapt&#305;&#287;&#305;, &#351;imdi de daha a&#351;a&#287;&#305; mevkide birine satt&#305;&#287;&#305; bir laf. K&#305;zd&#305;m. Onu d&#252;&#351;manca bir bak&#305;&#351;la sabitleyip, &#8220;Senin i&#351;ini istiyorum. &#304;stiyorum &#231;&#252;nk&#252; ondan &#231;ok zevk al&#305;yorsun,&#8221; demek geldi i&#231;imden. Ama bunlar&#305; s&#246;ylemedim, hatta hi&#231;bir &#351;ey s&#246;ylemedim; sadece ona d&#252;&#351;manca bakt&#305;m. M&#252;lakat&#305;m&#305;z da bir yere ba&#287;lanmadan sona erdi. D&#305;&#351;ar&#305;da biraz daha sakinledim. Sabahlar&#305; kahve i&#231;mek i&#231;in gitti&#287;im kafeye gittim. Kendimi avutmak i&#231;in bir dilim &#231;ikolatal&#305; pasta ald&#305;m. Ama sonra kendimi avutmad&#305;&#287;&#305;m&#305; fark ettim &#351;a&#351;k&#305;nl&#305;kla; kutlama yap&#305;yordum. Sabah&#305;n bu saatinde kafede pastam&#305; yiyip kahvemi i&#231;mekten son derece memnundum, oysa i&#351;kencecim ofisinde kahverengi zarflarla cebelle&#351;iyordu. Bu sadece bir ka&#231;&#305;&#351;t&#305; ve uzun s&#252;remezdi. Ama o yar&#305;m saati saf bir mutluluk aral&#305;&#287;&#305; olarak hat&#305;rl&#305;yorum. Ondan sonra randevu komitesinden bir &#351;ey beklemedim. Ama adam her &#351;eye ra&#287;men adil biriydi; b&#252;rokrasi b&#252;rokrasidir; bana da birka&#231; mevsimsiz kahverengi zarf geldi, &#246;yle posta kutular&#305;n&#305; bo&#287;an sonbahar &#252;&#351;&#252;&#351;mesi gibi de&#287;il de ocak r&#252;zg&#226;rlar&#305;yla savrulan senenin son &#246;l&#252; yapraklar&#305; gibi. Asya ya da Afrika&#8217;yla ba&#287;lant&#305;s&#305; olan bir petrol &#351;irketi, birka&#231; da b&#252;y&#252;k &#351;irket. Okudu&#287;um her i&#351; tarifinde ruhumun s&#305;k&#305;&#351;t&#305;&#287;&#305;n&#305; hissediyordum. Kendime yalan s&#246;ylerken, kendime rol yaparken, tarif edilen &#351;ey i&#231;in uygun oldu&#287;uma kendimi inand&#305;r&#305;rken yakalad&#305;m kendimi. San&#305;r&#305;m kendilerini di&#287;er insanlar&#305;n onlara sundu&#287;u i&#351;lere ve hayatlara uygun bir h&#226;le getirmek i&#231;in tak&#305;nd&#305;klar&#305; tav&#305;rlarda kat&#305;la&#351;&#305;p kalan &#231;o&#287;u kimse i&#231;in hayat burada bitiyor. O i&#351;lerin hi&#231;biri bana uygun de&#287;ildi. Yine de m&#252;lakat&#231;&#305;lar&#305;m&#305; e&#287;lendirdi&#287;imi fark ettim. Bir keresinde, &#8220;&#304;&#351;iniz hakk&#305;nda hi&#231;bir &#351;ey bilmiyorum ama akl&#305;m&#305; ona verebilirim,&#8221; dedim. Her nedense bu laf i&#351;i bitirdi - o m&#252;lakat&#305; &#252;&#231; ki&#351;iden olu&#351;an bir ekiple yap&#305;yordum. G&#252;ld&#252;ler, en ya&#351;l&#305;lar&#305; ba&#351;latt&#305;, hatta sonunda g&#246;zlerini bile siliyorlard&#305;; beni sal&#305;verdiler. Her reddedili&#351;ten sonra bir rahatlama hissediyordum ama her reddedili&#351;le gelecek endi&#351;em biraz daha art&#305;yordu.</p><p>Ayda bir filan bir kad&#305;n hocayla yemek yiyordum. Otuz ya&#351;lar&#305;ndayd&#305;, &#231;irkin de&#287;ildi ve bana kar&#351;&#305; &#231;ok iyiydi. Ola&#287;and&#305;&#351;&#305;yd&#305; &#231;&#252;nk&#252; kendisiyle &#231;ok bar&#305;&#351;&#305;kt&#305;. Onu bu y&#252;zden seviyordum. &#350;imdi sana anlataca&#287;&#305;m sa&#231;ma hareketi yapmama o neden oldu. Bu han&#305;m benim gibi insanlar&#305;n iki d&#252;nyaya ait olduklar&#305; i&#231;in kendilerini g&#252;vende hissetmediklerini d&#252;&#351;&#252;n&#252;yordu. Hakl&#305;yd&#305; tabii. Ama o zamanlar bana &#246;yle gelmiyordu -her &#351;eyi &#231;ok net g&#246;rd&#252;&#287;&#252;m&#252; d&#252;&#351;&#252;n&#252;yordum- bu fikre Bombayl&#305;, kendini ilgin&#231; g&#246;stermeye &#231;al&#305;&#351;an biri y&#252;z&#252;nden kap&#305;ld&#305;&#287;&#305;n&#305; zannediyordum. Ama bu han&#305;m e&#287;itimimin ve mazimin beni s&#305;ra d&#305;&#351;&#305; k&#305;ld&#305;&#287;&#305;n&#305; da d&#252;&#351;&#252;n&#252;yordu ve kendi s&#305;ra d&#305;&#351;&#305;l&#305;&#287;&#305;m fikrine kar&#351;&#305; koyacak h&#226;lim yoktu.</p><div class="subscription-widget-wrap-editor" data-attrs="{&quot;url&quot;:&quot;https://biryudumkitap.substack.com/subscribe?&quot;,&quot;text&quot;:&quot;Abone olun&quot;,&quot;language&quot;:&quot;tr&quot;}" data-component-name="SubscribeWidgetToDOM"><div class="subscription-widget show-subscribe"><div class="preamble"><p class="cta-caption">Okudu&#287;unuz i&#231;in te&#351;ekk&#252;rler! Yeni g&#246;nderileri almak ve &#231;al&#305;&#351;malar&#305;m&#305; desteklemek i&#231;in &#252;cretsiz abone olun.</p></div><form class="subscription-widget-subscribe"><input type="email" class="email-input" name="email" placeholder="E-posta adresinizi yaz&#305;n&#8230;" tabindex="-1"><input type="submit" class="button primary" value="Abone olun"><div class="fake-input-wrapper"><div class="fake-input"></div><div class="fake-button"></div></div></form></div></div>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Günaydın! Günün Pasajı: “Karanlığın Yüreği”]]></title><description><![CDATA[Joseph Conrad, Karanl&#305;&#287;&#305;n Y&#252;re&#287;i, &#199;ev. Erhun Y&#252;cesoy, Can Yay&#305;nlar&#305;, s. 71-73]]></description><link>https://biryudumkitap.substack.com/p/gunaydn-gunun-pasaj-karanlgn-yuregi</link><guid isPermaLink="false">https://biryudumkitap.substack.com/p/gunaydn-gunun-pasaj-karanlgn-yuregi</guid><dc:creator><![CDATA[Biryudumkitap]]></dc:creator><pubDate>Thu, 27 Aug 2026 03:30:02 GMT</pubDate><enclosure url="https://substackcdn.com/image/fetch/$s_!Mt7o!,w_256,c_limit,f_auto,q_auto:good,fl_progressive:steep/https%3A%2F%2Fsubstack-post-media.s3.amazonaws.com%2Fpublic%2Fimages%2F3b2c2ffb-1c14-4e22-915b-b6573517b26e_240x240.png" length="0" type="image/jpeg"/><content:encoded><![CDATA[<p><em>G&#252;nayd&#305;n. &#304;nsan akl&#305; hem cennet hem cehennem. Ne var ki bazen cehenneme meyilli oluyor, yiyip duruyor bizi. Bundan kurtulmak da yine ayn&#305; ak&#305;lla m&#252;mk&#252;n. Ayn&#305; eserde ge&#231;er: &#8220;&#304;nsan akl&#305; her &#351;eyi yapabilir &#8212;&#231;&#252;nk&#252; her &#351;ey i&#231;indedir insan&#305;n. ge&#231;mi&#351; de, gelecek de.&#8221; Biz akl&#305;m&#305;z&#305; daima cennete meyledelim sevgili okur, iyili&#287;e ve g&#252;zelli&#287;e. Var olun.</em></p><h1><em>Karanl&#305;&#287;&#305;n Y&#252;re&#287;i</em> - Joseph Conrad</h1><p>Can Yay&#305;nlar&#305;, s.71-73</p><p>M&#252;thi&#351; bir hayal k&#305;r&#305;kl&#305;&#287;&#305; hissediyordum, sanki onca zamand&#305;r elle tutulur hi&#231;bir &#351;ey olmadan bir &#351;eylerin pe&#351;inden ko&#351;up durdu&#287;umu fark etmi&#351;tim. T&#252;m bu yolu salt Bay Kurtz&#8217;la konu&#351;mak u&#287;runa katetmi&#351; olsam daha k&#246;t&#252; hissetmezdim kendimi herh&#226;lde. Konu&#351;mak&#8230; Ayakkab&#305;m&#305;n bir tekini nehre f&#305;rlatt&#305;m ve bekledi&#287;im &#351;eyin tam da bu oldu&#287;unun bilincine vard&#305;m - Kurtz&#8217;la konu&#351;mak. Onu hi&#231;bir &#351;ey yaparken hayal etmedi&#287;im, ancak s&#246;ylev &#231;ekerken d&#252;&#351;&#252;nebildi&#287;im gibi tuhaf bir ke&#351;if yapm&#305;&#351;t&#305;m. &#8220;Art&#305;k onu hi&#231; g&#246;remeyece&#287;im&#8221; ya da &#8220;Art&#305;k hi&#231; elini s&#305;kamayaca&#287;&#305;m&#8221; dememi&#351;tim kendi kendime, &#8220;Art&#305;k onu hi&#231; duyamayaca&#287;&#305;m&#8221; demi&#351;tim. Adam kendini bir ses olarak koymu&#351;tu ortaya. Onu herhangi bir eylemle ili&#351;kilendirmedi&#287;imden de&#287;il elbette. T&#252;m di&#287;er m&#252;messillerden daha fazla fildi&#351;i toplad&#305;&#287;&#305;, takas etti&#287;i, tokatlad&#305;&#287;&#305; ya da d&#252;ped&#252;z &#231;ald&#305;&#287;&#305; k&#305;skan&#231;l&#305;k ve hayranl&#305;kla anlat&#305;lmam&#305;&#351; m&#305;yd&#305;? Mesele bu de&#287;ildi. Mesele onun yetenekli bir yarat&#305;k olmas&#305; ve t&#252;m yetenekleri i&#231;inde en &#246;ne &#231;&#305;kan&#305;n, beraberinde ger&#231;ek bir varl&#305;k hissi ta&#351;&#305;yan&#305;n konu&#351;ma becerisi, a&#287;z&#305;ndan &#231;&#305;kan s&#246;zc&#252;kler olmas&#305;yd&#305; - &#351;a&#351;k&#305;nl&#305;k uyand&#305;r&#305;c&#305;, ayd&#305;nlat&#305;c&#305;, en &#231;ok y&#252;celtilen ve en &#231;ok k&#252;&#231;&#252;msenen ifade yetene&#287;i; nab&#305;z gibi atan bir &#305;&#351;&#305;k seli ya da ge&#231;it vermez bir karanl&#305;&#287;&#305;n y&#252;re&#287;inden f&#305;&#351;k&#305;ran aldat&#305;c&#305; bir ak&#305;&#351;.</p><p>Di&#287;er ayakkab&#305; da nehrin &#351;eytan-tanr&#305;s&#305;na do&#287;ru u&#231;up gitti. Y&#252;ce Tanr&#305;m! diye d&#252;&#351;&#252;nd&#252;m, her &#351;ey bitti. &#199;ok ge&#231; kald&#305;k; art&#305;k yok oldu - bir m&#305;zrak, ok ya da lobut o yetene&#287;i ortadan kald&#305;rd&#305;. Adam&#305;n konu&#351;tu&#287;unu hi&#231; duyamayaca&#287;&#305;m - hissetti&#287;im h&#252;z&#252;nde &#252;rpertici bir yo&#287;unluk vard&#305;, hatta ormandaki vah&#351;ilerin feryatlar&#305;nda sezdi&#287;im h&#252;zn&#252; an&#305;msat&#305;yordu. Bir inanc&#305;mdan yoksun b&#305;rak&#305;lsam ya da al&#305;nyaz&#305;m&#305; yitirsem kendimi daha b&#252;y&#252;k bir yaln&#305;zl&#305;k ve terk edilmi&#351;lik i&#231;inde hissetmezdim... Kim orada &#246;yle hayvan gibi i&#231; ge&#231;iren? Sa&#231;ma sapan m&#305; geldi? Evet, sa&#231;ma sapan. Ya Rabbim! Bir adam asla b&#246;yle bir &#351;ey &#8211; Haydi biraz t&#252;t&#252;n verin bana.&#8221; </p><p>Derin bir sessizlik oldu, sonra bir kibrit yand&#305; ve Marlow&#8217;un ince y&#252;z&#252; ortaya &#231;&#305;kt&#305;; y&#305;pranm&#305;&#351;, &#231;&#246;km&#252;&#351;, sarkm&#305;&#351;, g&#246;zkapaklar&#305; gev&#351;emi&#351;, ama dikkat kesilmi&#351;; piposundan derin derin nefesler &#231;ekerken, o minik alev her donukla&#351;t&#305;&#287;&#305;nda y&#252;z&#252; de gecenin i&#231;ine &#231;ekiliyor, alev canlan&#305;nca belirginle&#351;iyordu.</p><p>Nihayet kibrit s&#246;nd&#252;.</p><p>&#8220;Sa&#231;ma sapanm&#305;&#351;!&#8221; diye hayk&#305;rd&#305;. &#8220;Anlatmaya &#231;al&#305;&#351;man&#305;n en k&#246;t&#252; yan&#305; bu... Hepiniz iki sa&#287;lam adrese demirlemi&#351;siniz, iki &#231;apa atm&#305;&#351; bir tekne gibisiniz, bir k&#246;&#351;eyi d&#246;n&#252;nce kasap, di&#287;erini d&#246;n&#252;nce polis var, i&#351;tahlar gayet yerinde, s&#305;cakl&#305;k normal -i&#351;itiyor musunuz?- bir y&#305;l&#305;n sonundan di&#287;er y&#305;l&#305;n sonuna dek normal. Sonra da diyorsunuz ki, Sa&#231;ma sapan! Sa&#231;maysa sa&#231;ma! Sevgili dostlar, s&#305;rf sinir bozuklu&#287;undan bir &#231;ift yeni ayakkab&#305;y&#305; nehre f&#305;rlatan bir adamdan ne bekleyebilirsiniz? D&#252;&#351;&#252;nsenize, as&#305;l hayret edilecek &#351;ey g&#246;zya&#351;&#305; d&#246;kmemi&#351; olmam. Asl&#305;na bak&#305;l&#305;rsa metanetimle gurur duyuyorum. Yetenekli Kurtz&#8217;u dinleme gibi &#246;l&#231;&#252;s&#252;z bir ayr&#305;cal&#305;&#287;&#305; yitirmi&#351; olmam can evimden vurmu&#351;tu beni. Yan&#305;lm&#305;&#351;t&#305;m elbette. Bu ayr&#305;cal&#305;k beni bekliyordu. Evet, gerekti&#287;inden &#231;ok &#351;ey duydu&#287;umu bile s&#246;yleyebilirim. &#220;stelik hakl&#305;yd&#305;m da. Bir ses. Bir sesten fazlas&#305; say&#305;lmazd&#305;. Ben de duydum -onu- bu sesi &#8211;di&#287;er sesleri- hi&#231;biri sesten ba&#351;ka bir &#351;ey de&#287;ildi - o zamana dair an&#305;lar&#305;m da &#231;evremde elle tutulmaz bir bi&#231;imde dolan&#305;p duruyor, t&#305;pk&#305; muazzam bir kakofoninin; budalaca, berbat, &#231;irkin, vah&#351;i ya da sadece adi, hi&#231;bir anlam ta&#351;&#305;mayan s&#246;zlerin silinmekte olan titre&#351;imleri gibi. Sesler, sesler -hatta k&#305;z&#305;n kendisi -art&#305;k...&#8221;</p><div class="subscription-widget-wrap-editor" data-attrs="{&quot;url&quot;:&quot;https://biryudumkitap.substack.com/subscribe?&quot;,&quot;text&quot;:&quot;Abone olun&quot;,&quot;language&quot;:&quot;tr&quot;}" data-component-name="SubscribeWidgetToDOM"><div class="subscription-widget show-subscribe"><div class="preamble"><p class="cta-caption">Okudu&#287;unuz i&#231;in te&#351;ekk&#252;rler! Yeni g&#246;nderileri almak ve &#231;al&#305;&#351;malar&#305;m&#305; desteklemek i&#231;in &#252;cretsiz abone olun.</p></div><form class="subscription-widget-subscribe"><input type="email" class="email-input" name="email" placeholder="E-posta adresinizi yaz&#305;n&#8230;" tabindex="-1"><input type="submit" class="button primary" value="Abone olun"><div class="fake-input-wrapper"><div class="fake-input"></div><div class="fake-button"></div></div></form></div></div>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Günaydın! Günün Pasajı: "Yenişehir'de Bir Öğle Vakti"]]></title><description><![CDATA[Sevgi Soysal, Yeni&#351;ehir'de Bir &#214;&#287;le Vakti &#304;leti&#351;im Yay&#305;nlar&#305;, s. 153-155]]></description><link>https://biryudumkitap.substack.com/p/gunaydn-gunun-pasaj-yenisehirde-bir</link><guid isPermaLink="false">https://biryudumkitap.substack.com/p/gunaydn-gunun-pasaj-yenisehirde-bir</guid><dc:creator><![CDATA[Biryudumkitap]]></dc:creator><pubDate>Wed, 26 Aug 2026 03:30:45 GMT</pubDate><enclosure url="https://substackcdn.com/image/fetch/$s_!Mt7o!,w_256,c_limit,f_auto,q_auto:good,fl_progressive:steep/https%3A%2F%2Fsubstack-post-media.s3.amazonaws.com%2Fpublic%2Fimages%2F3b2c2ffb-1c14-4e22-915b-b6573517b26e_240x240.png" length="0" type="image/jpeg"/><content:encoded><![CDATA[<p><em>G&#252;nayd&#305;n. &#304;nsan istedi mi her &#351;eye inan&#305;r, ne tuhaf. &#304;nand&#305;&#287;&#305; i&#231;in ahmakl&#305;kla da su&#231;lan&#305;r fakat asl&#305;nda su&#231;layanlar da her &#351;eye inan&#305;r. Ba&#351;kalar&#305;n&#305;n hayat&#305; hakk&#305;nda konu&#351;man&#305;n verdi&#287;i rahatl&#305;kla ahkam kesmenin yaratt&#305;&#287;&#305; bir k&#305;s&#305;r d&#246;ng&#252;&#8230; Sevgi Soysal, &#8220;Her &#351;eyin de&#287;i&#351;ebilece&#287;ini sananlardan&#305;z Bekleyenlerden, Umanlardan.&#8221; der. Biz beklemeye devam edece&#287;iz sevgili okur ve bilin ki bunu do&#287;ru bulmayanlar da bizimle olacak. Var olun.</em></p><h1><em>Yeni&#351;ehir&#8217;de Bir &#214;&#287;le Vakti</em> - Sevgi Soysal</h1><p>&#304;leti&#351;im Yay&#305;nlar&#305;, s. 153-155</p><p>Ak&#351;am sofras&#305;nda kimseyle konu&#351;mad&#305;. Paris&#8217;ten d&#246;n&#252;nce &#252;niversite giri&#351; s&#305;navlar&#305;na girmi&#351;ti. Anas&#305;n&#305;n s&#305;nav sonu&#231;lar&#305;n&#305; &#231;ok merak etti&#287;ini biliyordu. Hukuk Fak&#252;ltesini kazand&#305;&#287;&#305;n&#305; bir g&#252;n &#246;nce &#246;&#287;renmi&#351;ti. Bu da s&#305;k&#305;yordu can&#305;n&#305;. As&#305;l iste&#287;i film yapmakt&#305;. &#220;niversite &#246;&#287;renimini gereksiz buluyordu. Kendi ilgilendi&#287;i alanda bir &#351;ey &#246;&#287;renmeyecek olduktan sonra. Hele o arzuh&#226;lci okuluna gitmenin hi&#231;bir anlam&#305; yok, diye d&#252;&#351;&#252;n&#252;yordu. &#350;imdi anas&#305;na bunlar&#305; s&#246;ylese yine tats&#305;zl&#305;k &#231;&#305;kacak. O&#287;lunun &#252;niversiteye gitmemesi s&#246;z&#252;n&#252; bile duymak istemiyor. Babas&#305; da sertti bu konuda. Profes&#246;rlerin o&#287;lu da okumazsa kim okuyacak? Sonunda yine anas&#305;yla babas&#305; k&#305;zacaklard&#305; birbirlerine; anas&#305;, babas&#305;n&#305; &#226;lemin &#231;ocuklar&#305;yla u&#287;ra&#351;&#305;p kendi o&#287;lunu ihmal etmekle su&#231;layacak, &#8220;E&#287;itim konusunda onca makale yazaca&#287;&#305;na, o&#287;lunu e&#287;it!&#8221; diye s&#246;ylenecek, babas&#305; sofray&#305; terk edecek, Mevhibe Han&#305;m yatak odas&#305;na kitlenecek, tats&#305;zl&#305;k yine g&#252;nlerce s&#252;recekti. Do&#287;an&#8217;&#305; tek d&#252;&#351;&#252;nd&#252;ren askerlikti. &#220;niversiteye yaz&#305;lmazsa askere gitmek zorunda kalacak, film i&#351;i iyice suya d&#252;&#351;ecekti. Yenilgi ba&#351;lang&#305;c&#305;n&#305;n tats&#305;z bo&#287;untusu kavr&#305;yordu y&#252;re&#287;ini. Sofradan kalkt&#305;. Fak&#252;lteye yaz&#305;l&#305;r&#305;m herh&#226;lde, diye d&#252;&#351;&#252;nd&#252;. Annesine, Hukuku kazand&#305;&#287;&#305;n&#305; s&#246;ylemeden odas&#305;na kapand&#305;. Yata&#287;&#305;na uzand&#305;. Paras&#305;zl&#305;ktan T&#252;rkiye&#8217;ye d&#246;nmek zorunda kal&#305;nca ister istemez ayr&#305;ld&#305;&#287;&#305; Giselle&#8217;in y&#252;z&#252; geldi g&#246;zlerinin &#246;n&#252;ne. Alt&#305;n renkli teni, sa&#287;l&#305;kl&#305; y&#252;z&#252;, ela g&#246;zleri. Birlikte s&#252;rtt&#252;kleri Paris kahvelerinde, a&#351;klar&#305; hakk&#305;nda soru soranlara, gerekli oldu&#287;una inand&#305;klar&#305; bir umursamazl&#305;kla, &#8220;Ne demek &#226;&#351;&#305;k olmak? Birlikteyiz ya,&#8221; derlerdi. Giselle b&#246;ylesi d&#252;&#351;&#252;nceleri dile getirmekte Do&#287;an&#8217;dan daha ustayd&#305;. &#350;&#246;yle derdi o: &#8220;Birbirimize rastlad&#305;k, otomobil kazas&#305; gibi bir olay bu, insana otomobil &#231;arpt&#305; m&#305;, yoluna devam edemez. &#350;imdi iyile&#351;ene kadar birlikte olmak zorunday&#305;z. Sonra yolumuza devam edece&#287;iz.&#8221; B&#246;yle geli&#351;tiriyorlard&#305; s&#246;zlerini, birbirlerini seyrettiklerini s&#246;yl&#252;yorlard&#305;. Giselle Do&#287;an&#8217;&#305;n ho&#351;una gidece&#287;ini d&#252;&#351;&#252;nerek &#351;&#246;yle diyordu: &#8220;Seyircilik &#246;nemli, ama dural bir &#351;ey olmamal&#305;, burada bir otomobil kazas&#305; oluyorsa, uzak bir yerde bir sava&#351; oluyor, daha uzak bir yerde bir ihtilal oluyor; olay ve co&#287;rafya de&#287;i&#351;tirmeli seyircilik&#8230; Ses h&#305;z&#305;na ula&#351;mak gerekiyor bunun i&#231;in, bu durumda g&#246;zlerimizi birbirimize dikip bunun ad&#305;na a&#351;k demek budalal&#305;&#287;&#305;n&#305; ba&#351;kalar&#305;na b&#305;rakal&#305;m&#8230;&#8221; Do&#287;an da Giselle&#8217;in ho&#351;una gitmek i&#231;in buna benzer &#351;eyler s&#246;ylerdi, b&#246;ylesi konu&#351;malar&#305; geli&#351;tirmek bir noktadan sonra &#246;ylesine kolay ki. G&#252;zel, ac&#305;, buruk bir Frans&#305;z kahvesi i&#231;mek gibi&#8230; Dinlendirici, ac&#305;tmayan&#8230; E&#287;lendirici! Oysa bug&#252;n, Alt&#305;nda&#287; gecekondular&#305;na, film &#231;ekebilmek i&#231;in seyre gitti&#287;inde hi&#231;bir &#351;ey seyredememi&#351;, film i&#231;in gerekli a&#231;&#305;klamalar&#305; yapamam&#305;&#351;... Sadece yorulmu&#351;tu. Seyredilmi&#351;ti bir de. &#220;st&#252;ne dikilen ku&#351;kulu g&#246;zlerin seyrinden s&#305;k&#305;lm&#305;&#351;, Paris kahvelerindeki o eski haz&#305;rcevapl&#305;l&#305;&#287;&#305;n yerinde yeller esti&#287;i gibi, kendisine y&#246;neltilen sorulara inand&#305;r&#305;c&#305; ve g&#252;vendirici kar&#351;&#305;l&#305;klar verememi&#351;ti. Ans&#305;z&#305;n &#231;ok, &#231;ok &#246;zledi Giselle&#8217;i. B&#252;t&#252;n o b&#252;y&#252;k s&#246;zlere ra&#287;men ayr&#305;lmak &#231;ok zor olmu&#351;tu. Kendisini ge&#231;irmeye gelen dost kalabal&#305;&#287;&#305; aras&#305;nda a&#287;lamamak i&#231;in &#231;aba g&#246;stermek zorunda kalm&#305;&#351;t&#305;. &#350;imdi g&#246;zlerini yummu&#351; yatarken, Giselle&#8217;in ela, benekli g&#246;zlerini, diri v&#252;cudunu kafas&#305;nda canland&#305;rmaya &#231;al&#305;&#351;t&#305;. Ama pe&#351;ine tak&#305;lan &#231;ocuklar&#305;n &#305;srarl&#305; bak&#305;&#351;lar&#305; Giselle&#8217;in g&#246;zlerinin &#246;n&#252;ne ge&#231;iyor, g&#246;zlerdeki soru-umut-yakar&#305; ve ku&#351;ku kar&#305;&#351;&#305;m&#305; bo&#287;uyordu onu. Do&#287;an, ba&#351;&#305;n&#305; yast&#305;&#287;&#305;na g&#246;merek, uzun bir s&#252;redir ilk kez a&#287;lad&#305;.</p><div class="subscription-widget-wrap-editor" data-attrs="{&quot;url&quot;:&quot;https://biryudumkitap.substack.com/subscribe?&quot;,&quot;text&quot;:&quot;Abone olun&quot;,&quot;language&quot;:&quot;tr&quot;}" data-component-name="SubscribeWidgetToDOM"><div class="subscription-widget show-subscribe"><div class="preamble"><p class="cta-caption">Okudu&#287;unuz i&#231;in te&#351;ekk&#252;rler! Yeni g&#246;nderileri almak ve &#231;al&#305;&#351;malar&#305;m&#305; desteklemek i&#231;in &#252;cretsiz abone olun.</p></div><form class="subscription-widget-subscribe"><input type="email" class="email-input" name="email" placeholder="E-posta adresinizi yaz&#305;n&#8230;" tabindex="-1"><input type="submit" class="button primary" value="Abone olun"><div class="fake-input-wrapper"><div class="fake-input"></div><div class="fake-button"></div></div></form></div></div>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Günaydın! Günün Pasajı: "Muhteşem Gatsby"]]></title><description><![CDATA[F. Scott Fitzgerald, Muhte&#351;em Gatsby &#199;ev. Fadime K&#226;hya, T&#252;rkiye &#304;&#351; Bankas&#305; K&#252;lt&#252;r Yay&#305;nlar&#305;, s. 1-2]]></description><link>https://biryudumkitap.substack.com/p/gunaydn-gunun-pasaj-muhtesem-gatsby</link><guid isPermaLink="false">https://biryudumkitap.substack.com/p/gunaydn-gunun-pasaj-muhtesem-gatsby</guid><dc:creator><![CDATA[Biryudumkitap]]></dc:creator><pubDate>Tue, 25 Aug 2026 03:30:45 GMT</pubDate><enclosure url="https://substackcdn.com/image/fetch/$s_!Mt7o!,w_256,c_limit,f_auto,q_auto:good,fl_progressive:steep/https%3A%2F%2Fsubstack-post-media.s3.amazonaws.com%2Fpublic%2Fimages%2F3b2c2ffb-1c14-4e22-915b-b6573517b26e_240x240.png" length="0" type="image/jpeg"/><content:encoded><![CDATA[<p><em>G&#252;nayd&#305;n. Hepimizin, ya&#351;ad&#305;klar&#305;m&#305;za dair &#246;zlem duydu&#287;u anlar olmu&#351;tur, ekseriyetle biten &#351;eyleredir bu yahut hi&#231; ba&#351;lamam&#305;&#351;lara. Ne tuhaf, insan yerinde dursa bile ileriye gidiyor asl&#305;nda fakat s&#305;y&#305;ram&#305;yor kendini bu duygudan. Fitzgerald ayn&#305; kitab&#305;nda &#351;&#246;yle anlat&#305;yor bunu: &#8220;&#199;ekiyoruz k&#252;rekleri, bizi durmaks&#305;z&#305;n ge&#231;mi&#351;e s&#252;r&#252;kleyen ak&#305;nt&#305;ya kar&#351;&#305;.&#8221; Bu ak&#305;nt&#305;ya kap&#305;ld&#305;k m&#305; fena, sevgili okur. Ya&#351;amak her &#351;eye ra&#287;men g&#252;zel, k&#252;reklere as&#305;lmal&#305;. Var olun.</em></p><h1><em>Muhte&#351;em Gatsby</em> - F. Scott Fitzgerald</h1><p>&#199;ev. Fadime K&#226;hya, s.1-2, T&#252;rkiye &#304;&#351; Bankas&#305; K&#252;lt&#252;r Yay&#305;nlar&#305;</p><p>Daha gen&#231; ve k&#305;r&#305;lgan oldu&#287;um ya&#351;lar&#305;mda babam&#305;n verdi&#287;i bir &#246;&#287;&#252;t, o g&#252;nden beri akl&#305;mdan hi&#231; &#231;&#305;kmaz: &#8220;Birisini ele&#351;tirmeye kalk&#305;&#351;t&#305;&#287;&#305;nda,&#8221; dedi bana, &#8220;&#351;u d&#252;nyada her insan&#305;n senin sahip bulundu&#287;un ayr&#305;cal&#305;klara sahip olmad&#305;&#287;&#305;n&#305; hi&#231; akl&#305;ndan &#231;&#305;karma.&#8221;</p><p>Ba&#351;ka bir &#351;ey s&#246;ylemedi, ama zaten birbirimizle konu&#351;urken aram&#305;zda hep al&#305;&#351;&#305;lmad&#305;k bir mesafe olagelmi&#351;tir; anlad&#305;&#287;&#305;m kadar&#305;yla bundan &#231;ok daha fazlas&#305;n&#305; kastediyordu.</p><p>Bu y&#252;zden de t&#252;m yarg&#305;lar&#305; kendime saklama e&#287;ilimindeyim ve bu al&#305;&#351;kanl&#305;&#287;&#305;m, acayip yarad&#305;l&#305;&#351;l&#305; pek &#231;ok ki&#351;inin bana a&#231;&#305;lmas&#305;n&#305; sa&#287;lam&#305;&#351; ve ayn&#305; zamanda da beni &#246;yle bir kurban durumuna sokmu&#351;tur ki benden daha deneyimli ki&#351;iler bile katlanamaz buna. Normal bir insanda ortaya &#231;&#305;kt&#305;&#287;&#305;nda, anormal zihin bu niteli&#287;in hemen fark&#305;na var&#305;p buna tutunmakta h&#305;zl&#305; davran&#305;yor ve bu y&#252;zden de &#252;niversitede i&#351;ler, kimsenin tan&#305;mad&#305;&#287;&#305; &#231;&#305;lg&#305;nlar&#305;n gizli dertlerine ortak oldu&#287;um i&#231;in haks&#305;z yere politik davranmakla su&#231;lanmam noktas&#305;na vard&#305;. S&#305;rlar&#305;n &#231;o&#287;unun pe&#351;ine d&#252;&#351;&#252;lmezdi &#8211; ufukta titre&#351;en samimi bir itiraf&#305;n &#351;a&#351;maz belirtilerinin fark&#305;na vard&#305;&#287;&#305;mda, s&#305;kl&#305;kla ya uyuyormu&#351; ya da bir &#351;eyle me&#351;gulm&#252;&#351; gibi yapar veya hasmane bi&#231;imde &#246;nemsemez havalar&#305;na girerdim; &#231;&#252;nk&#252; gen&#231; erkeklerin samimi itiraflar&#305; ya da en az&#305;ndan bunlar&#305; ifade edi&#351; bi&#231;imleri, genellikle ba&#351;kalar&#305;ndan al&#305;nm&#305;&#351; ve g&#252;n gibi ortada olan &#246;rtbas etme &#231;abalar&#305;yla nitelik de&#287;i&#351;tirmi&#351; olurdu. Yarg&#305;n&#305; kendine saklamak, &#231;ok b&#252;y&#252;k bir umut meselesidir. Bunu unutursam, babam&#305;n kibirli bir tutumla &#246;ne s&#252;rd&#252;&#287;&#252;, benim de kibirli bir tutumla yineledi&#287;im gibi, en temel edep anlay&#305;&#351;&#305;n&#305;n do&#287;arken e&#351;itsiz payla&#351;t&#305;r&#305;ld&#305;&#287;&#305;n&#305; unutursam, bir &#351;eyleri g&#246;zden ka&#231;&#305;raca&#287;&#305;mdan h&#226;l&#226; bir par&#231;a korkar&#305;m.</p><p>Ho&#351;g&#246;r&#252;mle de b&#246;ylece b&#246;b&#252;rlendikten sonra, bunun da bir s&#305;n&#305;r&#305; olaca&#287;&#305; kabul&#252;ne var&#305;yorum. Tutum ister sert kayal&#305;klar gibi sa&#287;lam isterse nemli batakl&#305;klar gibi kaygan zeminlerde edinilsin, bir noktadan sonra nerede edinildi&#287;i beni ilgilendirmiyor. Ge&#231;en g&#252;z Do&#287;u&#8217;dan geri d&#246;nd&#252;&#287;&#252;mde d&#252;nyan&#305;n sonsuza de&#287;in tekd&#252;ze ve tek bir &#231;e&#351;it ahlaki duru&#351; i&#231;inde kalmas&#305;n&#305; istedi&#287;imi hissediyordum; ayr&#305;cal&#305;kl&#305;, ka&#231;amak bak&#305;&#351;larla insan y&#252;re&#287;ine yapt&#305;&#287;&#305;m isyank&#226;r yolculuklar&#305; istemiyordum art&#305;k. Bir tek Gatsby, ad&#305;n&#305; bu kitaba veren adam, bu tepkimden muaft&#305;; yapmac&#305;ks&#305;z bir k&#252;&#231;&#252;msemeyle yakla&#351;t&#305;&#287;&#305;m her &#351;eyi temsil eden Gatsby. Ki&#351;ilik, bir dizi yozla&#351;mam&#305;&#351;, ba&#351;ar&#305;l&#305; davran&#305;&#351;tan ibaretse e&#287;er, onda bu anlamda g&#246;z kama&#351;t&#305;r&#305;c&#305; bir &#351;eyler vard&#305;; sanki on bin mil &#246;tedeki depremleri kaydedebilen o karma&#351;&#305;k ayg&#305;tlardan birisiyle ba&#287;&#305; varm&#305;&#351;&#231;as&#305;na ya&#351;am&#305;n vaatlerine kar&#351;&#305; abart&#305;l&#305; bir duyarl&#305;&#287;a sahipti. Bu hassasiyetin &#8220;yarat&#305;c&#305; tabiat&#8221; ad&#305; verilerek y&#252;celtilen, irade yoksunlu&#287;undan kaynaklanan o kolay etkilenirlikle uzaktan yak&#305;ndan bir ilgisi yoktu; ola&#287;an&#252;st&#252; bir umut etme yetene&#287;iydi bu, ba&#351;ka hi&#231; kimsede bulamad&#305;&#287;&#305;m ve bir daha da asla bulamayaca&#287;&#305;m romantik bir haz&#305;r olu&#351;tu. Hay&#305;r - Gatsby&#8217;nin fena biri olmad&#305;&#287;&#305; sonradan ortaya &#231;&#305;kt&#305;; insano&#287;lunun beyhude ac&#305;lar&#305;na ve k&#305;sa s&#252;reli sevin&#231;lerine y&#246;nelik ilgimi ge&#231;ici olarak bir yana b&#305;rakmam&#305;n nedeni Gatsby&#8217;ye zarar veren &#351;eydi, d&#252;&#351;lerinin ard&#305;nda b&#305;rakt&#305;&#287;&#305; berbat tozdu.</p><div class="subscription-widget-wrap-editor" data-attrs="{&quot;url&quot;:&quot;https://biryudumkitap.substack.com/subscribe?&quot;,&quot;text&quot;:&quot;Abone olun&quot;,&quot;language&quot;:&quot;tr&quot;}" data-component-name="SubscribeWidgetToDOM"><div class="subscription-widget show-subscribe"><div class="preamble"><p class="cta-caption">Okudu&#287;unuz i&#231;in te&#351;ekk&#252;rler! Yeni g&#246;nderileri almak ve &#231;al&#305;&#351;malar&#305;m&#305; desteklemek i&#231;in &#252;cretsiz abone olun.</p></div><form class="subscription-widget-subscribe"><input type="email" class="email-input" name="email" placeholder="E-posta adresinizi yaz&#305;n&#8230;" tabindex="-1"><input type="submit" class="button primary" value="Abone olun"><div class="fake-input-wrapper"><div class="fake-input"></div><div class="fake-button"></div></div></form></div></div>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Günaydın! Pazartesi Pasajı: "Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu"]]></title><description><![CDATA[Italo Calvino, Bir K&#305;&#351; Gecesi E&#287;er Bir Yolcu &#199;ev. Eren Y&#252;cesan Cendey, Yap&#305; Kredi Yay&#305;nlar s. 27-29]]></description><link>https://biryudumkitap.substack.com/p/gunaydn-pazartesi-pasaj-bir-ks-gecesi</link><guid isPermaLink="false">https://biryudumkitap.substack.com/p/gunaydn-pazartesi-pasaj-bir-ks-gecesi</guid><dc:creator><![CDATA[Biryudumkitap]]></dc:creator><pubDate>Mon, 24 Aug 2026 03:30:49 GMT</pubDate><enclosure url="https://substackcdn.com/image/fetch/$s_!Mt7o!,w_256,c_limit,f_auto,q_auto:good,fl_progressive:steep/https%3A%2F%2Fsubstack-post-media.s3.amazonaws.com%2Fpublic%2Fimages%2F3b2c2ffb-1c14-4e22-915b-b6573517b26e_240x240.png" length="0" type="image/jpeg"/><content:encoded><![CDATA[<p><em>G&#252;nayd&#305;n. &#304;nsan hayat&#305;nda bazen bir an olur, o andan itibaren b&#252;t&#252;n bilinenler bilinmez, b&#252;t&#252;n bilinmeyenler bilinir olur ve ekseriyetle hi&#231;bir &#351;ey eskisi gibi olmaz. Italo Calvino &#351;&#246;yle anlat&#305;r bunu: &#8220;O &#226;na dek bildi&#287;im her &#351;eyi &#231;ok uzun bir s&#252;re i&#231;in yitirmek &#252;zereydim -bana &#246;yle geliyordu- ve geri d&#246;nd&#252;&#287;&#252;mde ben d&#226;hil olmak &#252;zere art&#305;k hi&#231;bir &#351;ey eskisi gibi olmayacakt&#305;.&#8221; Sanki bu aralar &#246;yle bir an yak&#305;nm&#305;&#351; gibi, sevgili okur. G&#252;zellikler getirsin hepimize. Var olun.</em></p><h1><em>Bir K&#305;&#351; Gecesi E&#287;er Bir Yolcu</em> - Italo Calvino</h1><p>&#199;ev. Eren Y&#252;cesan Cendey, s.27-29, Yap&#305; Kredi Yay&#305;nlar&#305;</p><p>&#304;stasyonlar&#305;n hepsi birbirine benzer; &#305;&#351;&#305;klar kendi solgun halelerinin &#246;tesini ayd&#305;nlatam&#305;yorsa da pek &#246;nemi yoktur; b&#252;t&#252;n trenler &#231;ekip gitmi&#351; olsa bile mek&#226;na yay&#305;lan tren kokusuyla, son tren yola &#231;&#305;kt&#305;ktan sonra bile duyulan o &#246;zel istasyon kokusuyla senin ezbere bildi&#287;in bir yerdir. &#304;stasyonun &#305;&#351;&#305;klar&#305; ve okumakta oldu&#287;un c&#252;mleler, sis ve karanl&#305;k &#246;rt&#252;s&#252;n&#252;n alt&#305;ndan y&#252;zeye &#231;&#305;kan &#351;eyleri i&#351;aret etmektense onlar&#305;n yoklu&#287;un i&#231;inde &#231;&#246;z&#252;l&#252;p gitmesini &#252;stlenmi&#351;e benziyor. Her ne kadar bu istasyona</p><p>hayat&#305;mda ilk kez bu ak&#351;am inmi&#351; olsam da, sanki &#246;mr&#252;m&#252; burada bu b&#252;feye girip &#231;&#305;karak, asl&#305;nda bekleyi&#351;e ait olan ve birbirine kar&#305;&#351;m&#305;&#351; olan sundurma kokusundan tuvaletlerin &#305;slak tala&#351; kokusuna ge&#231;erek, aranan numara asla yan&#305;t vermedi&#287;i i&#231;in att&#305;&#287;&#305;n&#305;z jetonu geri almaktan ba&#351;ka bir &#351;ey yapamad&#305;&#287;&#305;n&#305;z telefon kul&#252;belerinin kokusunu i&#231;ime &#231;ekerek ge&#231;irmi&#351;im gibi geliyor. B&#252;fe ile telefon kabini aras&#305;nda gidip gelen adam benim. Ya da: O adam&#305;n ad&#305; &#8220;ben&#8221; ve ona ili&#351;kin ba&#351;ka bir bilgiye sahip de&#287;ilsin, aynen bu istasyonun ad&#305;n&#305;n sadece &#8220;istasyon&#8221; olmas&#305;, onun d&#305;&#351;&#305;nda uzak bir kentin karanl&#305;k bir odas&#305;nda &#231;alan, ama yan&#305;tlanmayan telefon sinyalinden ba&#351;ka bir &#351;ey olmamas&#305; gibi. Almac&#305; yerine tak&#305;yorum, metal hazneden bozuk param&#305;n &#351;&#305;ng&#305;rt&#305;yla d&#252;&#351;mesini bekliyorum, d&#246;n&#252;p caml&#305; kap&#305;y&#305; itiyorum, buhar bulutu i&#231;inde kurumak &#252;zere &#252;st &#252;ste dizilmi&#351; kahve fincanlar&#305;na y&#246;neliyorum. &#304;stasyon b&#252;felerinin espresso kahve makineleri, lokomotiflerle aralar&#305;nda bir akrabal&#305;k olmas&#305;yla b&#246;b&#252;rlenir; g&#252;n&#252;m&#252;ze ve ge&#231;mi&#351;e ait espresso kahve makineleriyle, g&#252;n&#252;m&#252;ze ve ge&#231;mi&#351;e ait lokomotifler ve elektrikli lokomotifler aras&#305;ndad&#305;r bu ili&#351;ki. &#304;leri geri y&#252;r&#252;yorum, d&#246;n&#252;p dola&#351;&#305;p volta at&#305;yorum: &#304;stasyonlar&#305;n ka&#231;&#305;n&#305;lmaz bi&#231;imde kurduklar&#305; o zaman d&#305;&#351;&#305; tuza&#287;a ben de d&#252;&#351;t&#252;m. B&#252;t&#252;n tren hatlar&#305;nda uzun y&#305;llardan beri elektrikle ula&#351;&#305;m yap&#305;lmas&#305;na kar&#351;&#305;n istasyonlar&#305;n havas&#305;nda h&#226;l&#226; k&#246;m&#252;r zerrecikleri u&#231;u&#351;ursa da trenleri ve istasyonlar&#305; konu alan bir roman bu duman kokusunu asla aktaramaz. Ka&#231; sayfad&#305;r okumay&#305; s&#252;rd&#252;rd&#252;&#287;&#252;ne g&#246;re art&#305;k sana r&#246;tarl&#305; bir trenden indi&#287;im bu istasyonun ge&#231;mi&#351;e mi yoksa &#351;imdiye ait bir istasyon mu oldu&#287;unu s&#246;ylememin zaman&#305; geldi; oysa c&#252;mleler belirsizlik, bozluk, en k&#252;&#231;&#252;k ortak paydaya indirgenmi&#351; deneyimin kimseye ait olmayan topraklar&#305;nda ak&#305;p gitmeyi s&#252;rd&#252;r&#252;yor. Dikkatli ol: Bu seni a&#287;&#305;r a&#287;&#305;r i&#231;ine almay&#305;, sen fark&#305;na</p><p>varmadan olaya d&#226;hil etmeyi ama&#231;layan bir sistem, bir tuzakt&#305;r. Ya da yazar&#305;n karars&#305;zl&#305;&#287;&#305; h&#226;l&#226; s&#252;rmektedir; kald&#305; ki okur olarak sen de ne okumaktan ho&#351;lanaca&#287;&#305;n konusunda emin de&#287;ilsindir:</p><p>Sana ge&#231;mi&#351;e d&#246;nme, yitirilmi&#351; zamanlar&#305; ve mek&#226;nlar&#305; yeniden ele ge&#231;irme duygusu ya&#351;atan eski bir istasyona varmak m&#305;, yoksa hayatta olman&#305;n haz verdi&#287;ini d&#252;&#351;&#252;nd&#252;&#287;&#252;m&#252;z bug&#252;nde, g&#252;n&#252;m&#252;z&#252;n &#305;&#351;&#305;k ve sesler d&#252;nyas&#305;nda ya&#351;amak m&#305;? Bu bar (ya da bir ba&#351;ka s&#246;yleni&#351;le &#8216;istasyon b&#252;fesi&#8217;) benim g&#246;zlerimin miyop ya da k&#305;zar&#305;k olmas&#305;ndan &#246;t&#252;r&#252; bulan&#305;k ve dumanl&#305; g&#246;r&#252;n&#252;yor olabilir; gene de ortam&#305;n her k&#246;&#351;e ve aral&#305;&#287;&#305;n&#305;n &#305;&#351;&#305;&#287;a bo&#287;ulmas&#305; i&#231;in yerle&#351;tirilmi&#351; aynalardan yans&#305;yan ve elektrik t&#252;plerinden yay&#305;lan &#351;im&#351;ek rengi &#305;&#351;&#305;&#287;a bo&#287;ulmu&#351; olma olas&#305;l&#305;&#287;&#305; vard&#305;r; bar, sessizlik savar o co&#351;kulu ayg&#305;ttan patlamayla yay&#305;lan &#231;ok y&#252;ksek hacimli m&#252;zi&#287;in d&#305;&#351;ar&#305;ya ta&#351;t&#305;&#287;&#305; g&#246;lgesiz bir mek&#226;n da olabilir; tilt makineleri, at yar&#305;&#351;&#305;n&#305;, insan av&#305;n&#305; canland&#305;ran gerilimli oyunlar hep birlikte faaliyette olabilir, renkli g&#246;lgeler televizyon saydaml&#305;&#287;&#305;nda ve tropik bal&#305;klar akvaryumunda hava kabarc&#305;klar&#305;n&#305;n d&#252;&#351;ey ak&#305;m&#305; i&#231;inde ne&#351;eyle y&#252;zebilir. Kolum eprimi&#351; ve &#351;i&#351;kin bir k&#246;r&#252;kl&#252; &#231;anta ta&#351;&#305;mak yerine,</p><p>d&#246;rtgen, tekerlekli, sert plastikten yap&#305;lm&#305;&#351; ve katlanabilir krom bir &#231;ubukla hareket ettirilen minik bavulu itiyor olabilir. Okurum, sen peronu &#246;rten &#231;at&#305;n&#305;n alt&#305;nda, bak&#305;&#351;lar&#305;m&#305;n eski istasyonlara &#246;zg&#252; yuvarlak saatin m&#305;zraks&#305; kollar&#305;na tak&#305;ld&#305;&#287;&#305;n&#305;, onlar&#305; umutsuzca geriye &#231;evirmeyi, dairevi kabirlerinde cans&#305;z uzanan saatler mezarl&#305;&#287;&#305;nda gerisingeriye y&#252;r&#252;meyi arzulad&#305;&#287;&#305;m&#305; san&#305;yordun. Saatin rakamlar&#305;n&#305;n dikd&#246;rtgen pencereciklerinden d&#305;&#351;ar&#305;y&#305; g&#246;zlemediklerini, her dakikan&#305;n giyotinin b&#305;&#231;a&#287;&#305; misali &#252;zerime inmesini g&#246;rmedi&#287;imi kim s&#246;yledi ki sana? Kald&#305; ki sonu&#231; fazla de&#287;i&#351;meyecekti: Kaygan ve cilal&#305; bir d&#252;nyada ilerlerken bile tekerlekli valizimin hafif sap&#305;n&#305; yakalam&#305;&#351; olan elim, sanki ak&#305;&#351;kan bavulum benim i&#231;in nank&#246;r ve huzursuz edici bir a&#287;&#305;rl&#305;km&#305;&#351; gibi i&#231;sel bir reddedi&#351; ya&#351;ayacakt&#305;r.</p><div class="subscription-widget-wrap-editor" data-attrs="{&quot;url&quot;:&quot;https://biryudumkitap.substack.com/subscribe?&quot;,&quot;text&quot;:&quot;Abone olun&quot;,&quot;language&quot;:&quot;tr&quot;}" data-component-name="SubscribeWidgetToDOM"><div class="subscription-widget show-subscribe"><div class="preamble"><p class="cta-caption">Okudu&#287;unuz i&#231;in te&#351;ekk&#252;rler! Yeni g&#246;nderileri almak ve &#231;al&#305;&#351;malar&#305;m&#305; desteklemek i&#231;in &#252;cretsiz abone olun.</p></div><form class="subscription-widget-subscribe"><input type="email" class="email-input" name="email" placeholder="E-posta adresinizi yaz&#305;n&#8230;" tabindex="-1"><input type="submit" class="button primary" value="Abone olun"><div class="fake-input-wrapper"><div class="fake-input"></div><div class="fake-button"></div></div></form></div></div>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Günaydın! Cumartesi Şiiri: "Bir Genç Kızın Albümü için Şarkı"]]></title><description><![CDATA[Carlos Drummond de Andrade, D&#252;nyay&#305; Ta&#351;&#305;yor Omuzlar&#305;n - Se&#231;me &#350;iirler &#199;ev. Cevat &#199;apan, Yap&#305; Kredi Yay&#305;nlar&#305;, s. 79-80]]></description><link>https://biryudumkitap.substack.com/p/gunaydn-cumartesi-siiri-bir-genc</link><guid isPermaLink="false">https://biryudumkitap.substack.com/p/gunaydn-cumartesi-siiri-bir-genc</guid><dc:creator><![CDATA[Biryudumkitap]]></dc:creator><pubDate>Sat, 22 Aug 2026 03:30:47 GMT</pubDate><enclosure url="https://substackcdn.com/image/fetch/$s_!Mt7o!,w_256,c_limit,f_auto,q_auto:good,fl_progressive:steep/https%3A%2F%2Fsubstack-post-media.s3.amazonaws.com%2Fpublic%2Fimages%2F3b2c2ffb-1c14-4e22-915b-b6573517b26e_240x240.png" length="0" type="image/jpeg"/><content:encoded><![CDATA[<p><em>G&#252;nayd&#305;n. Bazen olmay&#305;nca olmuyor. Bunu s&#246;ylemenin en g&#252;zel yolunu yine &#351;airler biliyor. Carlos Drummond de Andrade mesela: &#8220;kap&#305;y&#305; a&#231;mak istiyorsun / kap&#305; yok / denizde bo&#287;ulmak istiyorsun / deniz kurumu&#351;&#8221; Olmayan&#305; oldurmaya insan&#305;n kudreti yetmiyor sevgili okur. &#350;iirli g&#252;nler dileriz, var olun.</em></p><h1><em>Bir Gen&#231; K&#305;z&#305;n Alb&#252;m&#252; i&#231;in &#350;ark&#305;</em> - Carlos Drummond de Andrade</h1><p>D&#252;nyay&#305; Ta&#351;&#305;yor Omuzlar&#305;n, &#199;ev. Cevat &#199;apan, s.79-80, Yap&#305; Kredi Yay&#305;nlar&#305;</p><p>G&#252;nayd&#305;n, dedim</p><p>uzaktan g&#252;l&#252;mseyen k&#305;za.</p><p>G&#252;nayd&#305;n, ama o kar&#351;&#305;l&#305;k vermedi</p><p>o kadar uzaktan.</p><p>G&#246;z g&#246;ze gelmek olanaks&#305;zd&#305;,</p><p>bu y&#252;zden el sallayarak</p><p>g&#252;nayd&#305;n, dedim, gece g&#252;nd&#252;z</p><p>menzilimin ve zavall&#305; g&#252;nayd&#305;n&#305;m&#305;n</p><p>&#246;tesinde olan k&#305;za.</p><p>Sonsuza kadar g&#252;nayd&#305;n! Belki de,</p><p>so&#287;umu&#351; olarak</p><p>ya da ge&#231; gelecek yan&#305;t&#305;, ama ben</p><p>gene de bekleyece&#287;im</p><p>onun g&#252;nayd&#305;n&#305;n&#305;.</p><p>Ve s&#305;ra s&#305;ra evlerin,</p><p>tepelerle vadilerin &#252;zerinden,</p><p>hangi saatte olursa olsun,</p><p>acemice yineleyece&#287;im g&#252;nayd&#305;n&#305;m&#305;.</p><p>Belki de zaman&#305; yanl&#305;&#351; se&#231;tim</p><p>ve h&#252;zn&#252;m &#231;ok a&#351;&#305;r&#305;yd&#305;</p><p>bu sa&#231;ma g&#252;nayd&#305;n i&#231;in.</p><p>K&#305;zca&#287;&#305;z bilemez</p><p>ya da sezemez ki,</p><p>g&#252;nayd&#305;n&#305;m&#305;n kalbindeki</p><p>sevecenli&#287;i.</p><p>G&#252;nayd&#305;n! diye yineliyorum</p><p>&#246;&#287;leden sonra;</p><p>gece yar&#305;s&#305;: G&#252;nayd&#305;n!</p><p>Ve g&#252;n do&#287;arken</p><p>maviye ve pembeye</p><p>boyuyorum g&#252;n&#252;m&#252;:</p><p>k&#305;z onu bulabilsin diye,</p><p>g&#252;nayd&#305;n!</p><p>G&#252;nayd&#305;n: (kim bilir)</p><p>yaln&#305;zca &#231;al&#305;l&#305;kta bir yank&#305;</p><p>kar&#351;&#305;l&#305;k veriyor</p><p>ya da ayd&#305;n g&#252;nler diliyor bana.</p><p>K&#305;z, uzakta g&#252;l&#252;mseyerek,</p><p>sevinci i&#231;inde,</p><p>hissetmiyor bu g&#252;nayd&#305;n&#305;n</p><p>yo&#287;unlu&#287;unu ve par&#305;lt&#305;s&#305;n&#305;.</p><p>H&#252;zn&#252;, s&#305;k&#305;nt&#305;y&#305;, &#351;a&#351;k&#305;nl&#305;&#287;&#305;</p><p>gizleyemeyen gece</p><p>ama&#231;s&#305;z dola&#351;&#305;yor</p><p>yaban&#305;l bir &#246;zlemle,</p><p>Bir g&#252;nayd&#305;n diyebilseydi</p><p>benim g&#252;nayd&#305;n&#305;ma</p><p>g&#252;nlerin en ayd&#305;nl&#305;&#287;&#305;na</p><p>d&#246;n&#252;&#351;&#252;rd&#252; gece.</p><div class="subscription-widget-wrap-editor" data-attrs="{&quot;url&quot;:&quot;https://biryudumkitap.substack.com/subscribe?&quot;,&quot;text&quot;:&quot;Abone olun&quot;,&quot;language&quot;:&quot;tr&quot;}" data-component-name="SubscribeWidgetToDOM"><div class="subscription-widget show-subscribe"><div class="preamble"><p class="cta-caption">Okudu&#287;unuz i&#231;in te&#351;ekk&#252;rler! Yeni g&#246;nderileri almak ve &#231;al&#305;&#351;malar&#305;m&#305; desteklemek i&#231;in &#252;cretsiz abone olun.</p></div><form class="subscription-widget-subscribe"><input type="email" class="email-input" name="email" placeholder="E-posta adresinizi yaz&#305;n&#8230;" tabindex="-1"><input type="submit" class="button primary" value="Abone olun"><div class="fake-input-wrapper"><div class="fake-input"></div><div class="fake-button"></div></div></form></div></div>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Günaydın! Günün Pasajı: "Tuhaf Bir Kadın"]]></title><description><![CDATA[Leyla Erbil, Tuhaf Bir Kad&#305;n &#304;&#351; Bankas&#305; K&#252;lt&#252;r Yay&#305;nlar&#305;, s. 17-19]]></description><link>https://biryudumkitap.substack.com/p/gunaydn-gunun-pasaj-tuhaf-bir-kadn</link><guid isPermaLink="false">https://biryudumkitap.substack.com/p/gunaydn-gunun-pasaj-tuhaf-bir-kadn</guid><dc:creator><![CDATA[Biryudumkitap]]></dc:creator><pubDate>Thu, 20 Aug 2026 03:30:38 GMT</pubDate><enclosure url="https://substackcdn.com/image/fetch/$s_!Mt7o!,w_256,c_limit,f_auto,q_auto:good,fl_progressive:steep/https%3A%2F%2Fsubstack-post-media.s3.amazonaws.com%2Fpublic%2Fimages%2F3b2c2ffb-1c14-4e22-915b-b6573517b26e_240x240.png" length="0" type="image/jpeg"/><content:encoded><![CDATA[<p><em>G&#252;nayd&#305;n. Fenal&#305;klar&#305;n en fenas&#305; hakl&#305; olup da g&#252;&#231;s&#252;z olmak olmal&#305;. Ne acayip, bizim gibi memleketlerde daha ac&#305; verici oluyor bu zira herkes g&#252;&#231;l&#252;den yana duruyor. &#199;ocukken de, okurken de, &#231;al&#305;&#351;&#305;rken de, b&#252;y&#252;k kentlerde bilmem ne s&#305;ras&#305; beklerken bile b&#246;yle. Bunlar&#305; yazarken Leyla Erbil&#8217;in ayn&#305; kitab&#305;nda &#351;&#246;yle c&#252;mleler d&#246;k&#252;l&#252;yor: &#8220;Bazen d&#246;n&#252;p kendime bak&#305;nca, &#246;yle umutsuz, &#231;aresiz, ac&#305;nacak durumda g&#246;r&#252;yorum ki kendimi, g&#246;zlerim ya&#351;ar&#305;yor. Ama i&#231;imde bir g&#252;&#231; var, &#246;tekilerin haks&#305;z, benim hakl&#305; ve do&#287;ru oldu&#287;uma inan&#305;yorum. Bu g&#252;&#231; ayakta tutuyor beni.&#8221; Ayakta durmaya devam ediyoruz sevgili okur. Zannederiz eskisi kadar zor olmuyor. Var olun.</em></p><h1><em>Tuhaf Bir Kad&#305;n</em> - Leyla Erbil</h1><p>s.17-19, &#304;&#351; Bankas&#305; K&#252;lt&#252;r Yay&#305;nlar&#305;</p><p>Bug&#252;n son g&#252;n. Degustasyon&#8217;da bulu&#351;tuk Halit&#8217;le. Nas&#305;l oldu bilmiyorum, birden her &#351;eyimle a&#231;&#305;l&#305;verdim ona. Ba&#351;&#305;m d&#246;nerek anlat&#305;yor anlat&#305;yor anlat&#305;yordum, Meral&#8217;le dertle&#351;ircesine en sakl&#305; &#351;eylerimi; annemin diktat&#246;rl&#252;&#287;&#252;n&#252;, ge&#231;imsizliklerimizi, bir &#231;e&#351;it tutsak olu&#351;umu, din bask&#305;lar&#305;n&#305;, ac&#305;lar&#305;m&#305;, &#246;zg&#252;rl&#252;&#287;&#252;m&#252; elde edemezsem kendimi &#246;ld&#252;rme&#287;i d&#252;&#351;&#252;nd&#252;&#287;&#252;m&#252; bile s&#246;yledim ona. Belki de ka&#231;aca&#287;&#305;m&#305; evden, hi&#231; kimsenin beni anlamad&#305;&#287;&#305;n&#305;, tek arkada&#351;&#305;m Meral&#8217;i, &#351;iire s&#305;&#287;&#305;narak ayakta durabildi&#287;imi. &#214;yle bir &#351;ey oldu ki anlatt&#305;k&#231;a anlatt&#305;k&#231;a o vakte dek hi&#231; olmad&#305;&#287;&#305;m kadar bahts&#305;z sand&#305;m kendimi, ba&#351;lad&#305;m a&#287;lama&#287;a. Mendiliyle g&#246;zya&#351;lar&#305;m&#305; sildi, &#231;ocu&#287;uymu&#351;um gibi. Bu hareketiyle sap&#305;tt&#305;m b&#252;sb&#252;t&#252;n ve &#351;u anda tiksindi&#287;im bir &#351;ey yapt&#305;m: G&#246;zya&#351;lar&#305;m&#305; silen ellerini al&#305;p &#246;pt&#252;m. T&#252;t&#252;n kokuyordu parmaklar&#305; ac&#305; ac&#305;. Nas&#305;l yapabildim bunu &#351;a&#351;&#305;yorum kendime. San&#305;r&#305;m asl&#305;nda, ona yap&#305;lan eziyetleri benimkiyle kar&#305;&#351;t&#305;r&#305;yordum, &#231;ektikleri sanki benim y&#252;z&#252;mdenmi&#351; gibi geliyordu bana, bunu &#246;dedim biraz. So&#287;ukkanl&#305;l&#305;kla yat&#305;&#351;mam&#305; bekledi, sonra da t&#252;m ac&#305;lar&#305;n d&#252;nyan&#305;n ve T&#252;rkiye&#8217;nin i&#231;inde bulundu&#287;u politikaya ba&#287;l&#305; oldu&#287;unu s&#246;yledi. Bunu anlar gibi oldum ama bu &#231;ocu&#287;un b&#246;yle en ince anlarda araya akl&#305;n&#305; b&#305;&#231;ak gibi sokmas&#305; da tuhaf&#305;ma gidiyor do&#287;rusu. Hem anlamak ya da bilmek a&#231;mazlardan kurtulmak demek de&#287;ildir ki! Ben &#246;zg&#252;rl&#252;&#287;&#252;m&#252; elde etmeden mutlu olamayacaksam, d&#252;nya da bana bunu vermemekte direnmekteyse mutlu olamayaca&#287;&#305;m demektir. &#304;nsan mutsuzlu&#287;unu birileriyle payla&#351;arak dayanabilir bu d&#252;nyada belki de, Halit kalsayd&#305; burada benim de dayanma g&#252;c&#252;m artacakt&#305; belki; oysa yar&#305;n o da gidiyor&#8230; </p><p>&#8220;Sen bana bac&#305;lar&#305;m kadar yak&#305;ns&#305;n, istedi&#287;in an &#231;&#305;k gel bize, neyimiz varsa senindir,&#8221;</p><p>G&#246;nl&#252;n&#252;n t&#252;m c&#246;mertli&#287;iyle &#231;a&#287;&#305;rd&#305; beni, yoksulluktan, umutsuzluktan ba&#351;ka b&#246;l&#252;&#351;ecek bir &#351;eyi yok biliyorum gene de nas&#305;l mutlu k&#305;l&#305;yordu varl&#305;&#287;&#305; beni&#8230; Bu s&#246;zleriyle iyice a&#287;lad&#305;m. Bu kez o ald&#305; ellerimi, avu&#231;lar&#305;m&#305; &#231;evirdi &#246;pt&#252;. Uzun, uzun uzun sustuk. Ayr&#305;l&#305;k saati gelip &#231;att&#305;&#287;&#305;nda ikimiz de masan&#305;n kirli &#246;rt&#252;s&#252;ne dikmi&#351;tik g&#246;zlerimizi. Ben arada bir beyaz peynirin &#252;zerindeki k&#252;llere de bak&#305;yordum. Son c&#305;garam&#305;z&#305; yakt&#305;k. Son oldu&#287;unu ikimiz de bildik. Yenice paketinin s&#305;rt&#305;na bir &#351;eyler karalad&#305; ve uzatt&#305;:</p><p>&#8220;Yaral&#305; parampar&#231;a &#351;ark&#305; s&#246;yleyen kalbim</p><p>g&#246;zlerin yery&#252;z&#252; ve nazl&#305; umut</p><p>hepsi bu kadar sevgilim.&#8221;</p><p>Seviyor muyduk acaba birbirimizi. Sevda dedikleri bu muydu yoksa? Buysa, biraz da komik de&#287;il mi?</p><p>Bug&#252;n y&#305;kand&#305;ktan sonra sa&#231;lar&#305;m&#305; bigudiledim. Soban&#305;n ba&#351;&#305;ndaki ye&#351;il koltu&#287;a oturdum. T&#305;rnaklar&#305;m&#305; t&#246;rp&#252;ledim. Daha babam d&#246;nmemi&#351;ti. Annem kar&#351;&#305;mdaki eski kanepenin k&#246;&#351;esine ili&#351;ti. Mercimek ay&#305;kl&#305;yor. Bir ara &#231;&#305;kt&#305;. Gene ayn&#305; yere oturdu, bir c&#305;gara yakt&#305;. F&#305;rt&#305;nan&#305;n yakla&#351;makta oldu&#287;unu sezdim. Allahs&#305;zlardan ba&#351;lad&#305;. Yalanc&#305;lar&#305;n cehennemde &#231;ekece&#287;i i&#351;kencelerden. Mahrem yerlerini &#246;rtmeyenlerin u&#287;rayaca&#287;&#305; gazaplardan. &#8220;Sen neden &#351;apka giyiyorsun &#246;yleyse?&#8221; dedim. &#8220;Baban,&#8221;</p><p>dedi, &#8220;Baban&#305;n y&#252;z&#252;nden. Allah g&#252;nah yazmas&#305;n, zorla giydirdi bana. G&#252;nahlar&#305;m onun boynunad&#305;r.&#8221;</p><p>Epeyi dinledim, ses &#231;&#305;karmadan. Bir &#231;&#305;ksa da odama gitsem Konovalof&#8217;u okusam. Be&#351; on yaprak kalm&#305;&#351;t&#305;. &#304;&#231;ime sindire sindire okumak istiyorum onu. Belki onuncu kez okuyorum. Baz&#305; yerlerini ezbere biliyorum. Aya&#287;a kalkt&#305;, kap&#305;dan &#231;&#305;k&#305;yordu.</p><div class="subscription-widget-wrap-editor" data-attrs="{&quot;url&quot;:&quot;https://biryudumkitap.substack.com/subscribe?&quot;,&quot;text&quot;:&quot;Abone olun&quot;,&quot;language&quot;:&quot;tr&quot;}" data-component-name="SubscribeWidgetToDOM"><div class="subscription-widget show-subscribe"><div class="preamble"><p class="cta-caption">Okudu&#287;unuz i&#231;in te&#351;ekk&#252;rler! Yeni g&#246;nderileri almak ve &#231;al&#305;&#351;malar&#305;m&#305; desteklemek i&#231;in &#252;cretsiz abone olun.</p></div><form class="subscription-widget-subscribe"><input type="email" class="email-input" name="email" placeholder="E-posta adresinizi yaz&#305;n&#8230;" tabindex="-1"><input type="submit" class="button primary" value="Abone olun"><div class="fake-input-wrapper"><div class="fake-input"></div><div class="fake-button"></div></div></form></div></div>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Günaydın! Günün Pasajı: "Arsenyev'in Yaşamı"]]></title><description><![CDATA[&#304;van Bunin, Arsenyev'in Ya&#351;am&#305;, &#199;ev. U&#287;ur B&#252;ke, Can Yay&#305;nlar&#305;, s. 312-314]]></description><link>https://biryudumkitap.substack.com/p/gunaydn-gunun-pasaj-arsenyevin-yasam</link><guid isPermaLink="false">https://biryudumkitap.substack.com/p/gunaydn-gunun-pasaj-arsenyevin-yasam</guid><dc:creator><![CDATA[Biryudumkitap]]></dc:creator><pubDate>Wed, 19 Aug 2026 03:30:27 GMT</pubDate><enclosure url="https://substackcdn.com/image/fetch/$s_!Mt7o!,w_256,c_limit,f_auto,q_auto:good,fl_progressive:steep/https%3A%2F%2Fsubstack-post-media.s3.amazonaws.com%2Fpublic%2Fimages%2F3b2c2ffb-1c14-4e22-915b-b6573517b26e_240x240.png" length="0" type="image/jpeg"/><content:encoded><![CDATA[<p><em>G&#252;nayd&#305;n. Herkes hakikati bilmek ister yahut b&#246;yle s&#246;yler. Romanlarda, filmlerde de b&#246;yledir bilirsiniz, herkes hakikatin pe&#351;indedir, canlar&#305;n&#305; yaksa bile, ne b&#252;y&#252;k kli&#351;e! H&#226;lbuki insan hi&#231; bilmese baz&#305; &#351;eyleri, hayallerindeki gibi kalsa her &#351;ey yahut bildi&#287;i gibi... Hakikat ne verecektir ki? Suhodol K&#246;y&#252;&#8217;n&#252; hat&#305;rlay&#305;n: &#8220;Ama bazen d&#252;&#351;ler herhangi bir ger&#231;ekten daha g&#252;&#231;l&#252;d&#252;r.&#8221; Bazen ger&#231;e&#287;in a&#287;&#305;rl&#305;&#287;&#305; kar&#351;&#305;s&#305;nda insan kendini kand&#305;rmak ister sevgili okur. Ay&#305;p da de&#287;ildir g&#252;nah da. Var olun.</em></p><h1><em>Arsenyev&#8217;in Ya&#351;am&#305;</em> - &#304;van Bunin</h1><p>s.312-314, &#199;ev. U&#287;ur B&#252;ke, Can Yay&#305;nlar&#305;</p><p>Uzaktan tiyatro sahnesini and&#305;ran restoran&#305;n ayd&#305;nl&#305;k teras&#305;nda m&#252;zik &#231;al&#305;n&#305;rd&#305;. Karde&#351;im do&#287;rudan restorana, biz ise yine bir u&#231;urumla biten bah&#231;eye giderdik. Gece karanl&#305;k ve s&#305;cakt&#305;. &#350;ark&#305;lar bah&#231;enin sonuna dek geliyordu. Uzaklarda bir tren g&#252;r&#252;lt&#252;ler &#231;&#305;kararak ilerliyordu, vadinin karanl&#305;k derinli&#287;inde daha rahat hissediliyordu; u&#287;ultu sars&#305;l&#305;yor, azal&#305;yor ve sanki yere g&#246;m&#252;l&#252;yordu. Sonra yine &#351;ark&#305;lar duyuluyor ve vadinin bitimindeki ufuk &#231;emberi, kurba&#287;alar&#305;n sessiz titreyi&#351;iyle titriyordu, bu sessizlik ve karanl&#305;k b&#252;y&#252;leyiciydi, onu sonu olmayan bir sarho&#351;lu&#287;a s&#252;r&#252;kledi. Restoran&#305;n teras&#305;na d&#246;nd&#252;&#287;&#252;m&#252;zde Lika kalabal&#305;ktan ve &#305;&#351;&#305;ktan biraz rahats&#305;z oldu. &#199;ak&#305;rkeyf olan karde&#351;im, Vagin, Leonti&#231; ve Sulima&#8217;yla oturdu&#287;u masadan bize el sallad&#305;. &#350;amatayla yerimize oturduk, beyaz &#351;arap, kadeh ve buz istediler. Teras&#305;n arkas&#305;ndaki bah&#231;e kararm&#305;&#351;t&#305;, kimseler yoktu; zaman zaman bir yerlerden mumlar&#305;n cam &#351;i&#351;elerine yap&#305;&#351;an b&#246;ceklerin yan&#305;k kokusu geliyordu; herkes konu&#351;tuk&#231;a konu&#351;uyor, hen&#252;z erken oldu&#287;unu s&#246;yl&#252;yordu. Sonunda art&#305;k, gitme zaman&#305; geldi&#287;i kabul edildi. Yine de epey bir s&#252;re ayr&#305;lamad&#305;k; ba&#287;&#305;ra &#231;a&#287;&#305;ra konu&#351;arak, gelip ge&#231;ene &#231;arparak y&#252;r&#252;d&#252;k. Gizemle kararan bah&#231;eler ge&#231; kalm&#305;&#351; ay&#305;n &#305;&#351;&#305;&#287;&#305; alt&#305;nda uykuya dalm&#305;&#351;lard&#305;. Kendi avlumuza girdi&#287;imizde ay galerinin kara camlar&#305;nda parl&#305;yor, m&#252;&#351;temilat&#305;n yan&#305;ndaki akasyan&#305;n her dal&#305;, her yapra&#287;&#305; beyaz duvarda ola&#287;an&#252;st&#252; &#351;ekiller olu&#351;turuyordu. Uyku &#246;ncesinde her &#351;ey &#231;ok g&#252;zeldi. Masan&#305;n &#252;st&#252;nde mum sessiz sessiz yan&#305;yordu. A&#231;&#305;k pencereden tazeli&#287;in, gen&#231;li&#287;in, sa&#287;l&#305;&#287;&#305;n serinli&#287;i giriyordu. Yata&#287;&#305;n kenar&#305;nda sabahl&#305;&#287;&#305;yla oturan Lika koyu g&#246;zleriyle muma bak&#305;yor ve sa&#231;lar&#305;n&#305; &#246;r&#252;yordu.</p><p>&#8220;Benim ne kadar de&#287;i&#351;ti&#287;ime &#351;a&#351;&#305;r&#305;yorsun,&#8221; diyordu. &#8220;Senin de ne kadar de&#287;i&#351;ti&#287;ini bir bilsen. Yaln&#305;zca beni daha az fark etmeye ba&#351;lad&#305;n. &#214;zellikle yaln&#305;z de&#287;ilken. Senin i&#231;in hava gibi olmaktan korkuyorum; onsuz ya&#351;ayamazs&#305;n ama varl&#305;&#287;&#305;n&#305; da fark etmezsin. Do&#287;ru de&#287;il mi? Bunun en b&#252;y&#252;k a&#351;k oldu&#287;unu s&#246;yl&#252;yorsun. Ancak bunun sana yetmedi&#287;im anlam&#305;na geldi&#287;ini san&#305;yorum.&#8221;</p><p>&#8220;Yetmiyor, yetmiyor,&#8221; diyorum g&#252;lerek. &#8220;&#350;imdi bana hi&#231;bir &#351;ey yetmiyor.&#8221;</p><p>&#8220;Seni bir &#351;eyler hep bir yerlere &#231;ekiyor. Georgi Aleksandrovi&#231;, gezgin istatistik&#231;i olmak i&#231;in ba&#351;vurdu&#287;unu s&#246;yledi. Ni&#231;in? S&#305;cak ve araban&#305;n tozuyla yo&#287;rulacak, nahiye binalar&#305;nda oturup benim &#351;imdi yollad&#305;&#287;&#305;m evraklarda oldu&#287;u gibi Hohol&#8217;lara sonu gelmez sorular soracaks&#305;n&#8230;&#8221;</p><p>&#214;rg&#252;lerini arkaya att&#305; ve g&#246;z&#252;n&#252; bana dikti.</p><p>&#8220;Seni &#231;eken ne?&#8221;</p><p>&#8220;Mutlu olu&#351;um ve ger&#231;ekten hi&#231;bir &#351;eyin bana yetmeyi&#351;i&#8230;&#8221;</p><p>Ellerimi tuttu.</p><p>&#8220;Ger&#231;ekten mutlu musun?&#8221;</p><div class="subscription-widget-wrap-editor" data-attrs="{&quot;url&quot;:&quot;https://biryudumkitap.substack.com/subscribe?&quot;,&quot;text&quot;:&quot;Abone olun&quot;,&quot;language&quot;:&quot;tr&quot;}" data-component-name="SubscribeWidgetToDOM"><div class="subscription-widget show-subscribe"><div class="preamble"><p class="cta-caption">Okudu&#287;unuz i&#231;in te&#351;ekk&#252;rler! Yeni g&#246;nderileri almak ve &#231;al&#305;&#351;malar&#305;m&#305; desteklemek i&#231;in &#252;cretsiz abone olun.</p></div><form class="subscription-widget-subscribe"><input type="email" class="email-input" name="email" placeholder="E-posta adresinizi yaz&#305;n&#8230;" tabindex="-1"><input type="submit" class="button primary" value="Abone olun"><div class="fake-input-wrapper"><div class="fake-input"></div><div class="fake-button"></div></div></form></div></div>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Günaydın! Günün Pasajı: "Monsieur Teste"]]></title><description><![CDATA[Paul Valery, Monsieur Teste, &#199;ev. Ayberk Erkay, Everest Yay&#305;nlar&#305;, s. 59-61]]></description><link>https://biryudumkitap.substack.com/p/gunaydn-gunun-pasaj-monsieur-teste</link><guid isPermaLink="false">https://biryudumkitap.substack.com/p/gunaydn-gunun-pasaj-monsieur-teste</guid><dc:creator><![CDATA[Biryudumkitap]]></dc:creator><pubDate>Tue, 18 Aug 2026 03:30:30 GMT</pubDate><enclosure url="https://substackcdn.com/image/fetch/$s_!Mt7o!,w_256,c_limit,f_auto,q_auto:good,fl_progressive:steep/https%3A%2F%2Fsubstack-post-media.s3.amazonaws.com%2Fpublic%2Fimages%2F3b2c2ffb-1c14-4e22-915b-b6573517b26e_240x240.png" length="0" type="image/jpeg"/><content:encoded><![CDATA[<p><em>G&#252;nayd&#305;n. &#304;nsan&#305;n kendini tan&#305;mas&#305; ve kendini kabullenip sevmesi ne b&#252;y&#252;k l&#252;tuf, kimileri &#231;ok ge&#231; var&#305;yor bunun fark&#305;na. H&#226;lbuki insan&#305;n ne olursa olsun yan&#305;nda olacak tek &#351;ey kendisi, bunun &#252;zerine onlarca y&#305;l d&#252;&#351;&#252;nmemesi ne tuhaf. Valery ayn&#305; eserinde &#8220;Kendimi &#231;ok az g&#246;zden ka&#231;&#305;rd&#305;m; kendimden nefret ettim, kendime hayran oldum sonra, birlikte ya&#351;land&#305;k.&#8221; der. &#304;nsan evvela kendini sevecek sevgili okur. &#214;z sevgiyle, var olun.</em></p><h1><em>Monsieur Teste</em> - Paul Valery</h1><p>s.59-61, &#199;ev. Ayberk Erkay, Everest Yay&#305;nlar&#305;</p><p>&#8220;Bir ya da iki saat uyurum en fazla, d&#252;&#351;&#252;n&#252;n ben s&#246;yl&#252;yorum bunu, gece denizlerinde yol almaya bay&#305;lan ben. Uykuya dalmadan evvel d&#252;&#351;&#252;ncelerimi ay&#305;rt edemedi&#287;im &#231;ok olur. Uyuyup uyumad&#305;&#287;&#305;m&#305; bilemem. Eskiden, uykuya dalmak &#252;zereyken, ho&#351;uma giden b&#252;t&#252;n her &#351;eyi ge&#231;irirdim akl&#305;mdan, y&#252;zleri, &#351;eyleri, dakikalar&#305;. D&#252;&#351;&#252;ncelerim olabildi&#287;ince yumu&#351;ak olsun, yatak kadar rahat olsun diye onlar&#305; &#231;a&#287;&#305;r&#305;rd&#305;m... Ya&#351;land&#305;m. Kendimi ya&#351;l&#305; hissetti&#287;imi size ispat edebilirim... Hat&#305;rlay&#305;n! - &#199;ocukken</p><p>kendimizi ke&#351;fe &#231;&#305;kard&#305;k, v&#252;cudumuzun her yerini yava&#351; yava&#351; ke&#351;federdik, gereken her t&#252;rl&#252; &#231;abay&#305; g&#246;sterip v&#252;cudumuzun &#246;zelliklerini tan&#305;rd&#305;k, yan&#305;l&#305;yor muyum? E&#287;ilip b&#252;k&#252;ld&#252;k&#231;e yeni &#351;eyler bulur, kendimizi tan&#305;d&#305;k&#231;a &#351;a&#351;&#305;r&#305;rd&#305;k! Topu&#287;umuza dokunurduk, sol elle sa&#287; aya&#287;&#305;m&#305;z&#305; tutard&#305;k, so&#287;uk aya&#287;&#305;m&#305;z&#305; s&#305;cac&#305;k avucumuza al&#305;rd&#305;k! Art&#305;k ezbere biliyorum hepsini. Y&#252;re&#287;imi de. Peh! B&#252;t&#252;n d&#252;nya parsellenmi&#351;, s&#305;n&#305;rlar &#231;izilmi&#351;, bayraklar as&#305;lm&#305;&#351;... Bir yata&#287;&#305;m kald&#305;. Seviyorum uykunun, &#231;ar&#351;af&#305;n ak&#305;&#351;&#305;n&#305;, gerilip s&#252;ner bu &#231;ar&#351;af, katlan&#305;r, buru&#351;ur, &#246;rter &#252;zerimi k&#305;y&#305;ya vuran kumlar gibi ben uzanm&#305;&#351; yatarken, etraf&#305;ma dolan&#305;r uykudayken... Olduk&#231;a karma&#351;&#305;k bir mekanizma. Atk&#305; ya da &#231;&#246;zg&#252; y&#246;n&#252;nde ufac&#305;k bir delik... Ah!&#8221;</p><p>Ac&#305; i&#231;indeydi.</p><p>&#8220;Neyiniz var?&#8221; diye sordum, &#8220;E&#287;er...&#8221;</p><p>&#8220;Benim, dedi... Fazla bir &#351;eyim kalmad&#305;. Olsa olsa... Bir saniyenin onda biri... Durun... Baz&#305; anlar var ki bedenim ayd&#305;nlan&#305;yor... &#199;ok tuhaf. Birden i&#231;imi g&#246;rebiliyorum... Etimin katmanlar&#305;ndan a&#351;a&#287;&#305;s&#305;na, derinlere bak&#305;yorum, ac&#305; b&#246;lgelerini hissediyorum, daireleri, kutuplar&#305;, ac&#305;n&#305;n sorgu&#231;lar&#305;n&#305;. G&#246;rebiliyor musunuz bu canl&#305; y&#252;zleri, ac&#305;m&#305;n geometrisini? D&#252;&#351;&#252;ncelere t&#305;pat&#305;p benzeyen y&#305;ld&#305;r&#305;mlar &#231;ak&#305;yor. Anlamam&#305; sa&#287;l&#305;yorlar -buradan, buraya kadar... Ama yine de karars&#305;z b&#305;rak&#305;yorlar. Karars&#305;z do&#287;ru s&#246;zc&#252;k de&#287;il... O gelecek gibi oldu&#287;unda, i&#231;imde bulan&#305;k, da&#287;&#305;n&#305;k bir &#351;ey hissediyorum. V&#252;cudumda b&#246;lgeler olu&#351;uyor... Puslu b&#246;lgeler, ans&#305;z&#305;n beliren bo&#351;luklar. O zaman belle&#287;imden bir soru se&#231;iyorum kendime, rastgele bir problem... Ona dal&#305;yorum. Kum tanelerini say&#305;yorum... G&#246;rebildi&#287;im s&#252;rece... - Ist&#305;rab&#305;m artt&#305;k&#231;a onu g&#246;zlemlemeye zorluyor beni. Onu d&#252;&#351;&#252;n&#252;yorum! - &#199;&#305;&#287;l&#305;&#287;&#305;m&#305; bekliyorum... Ve duydu&#287;um an - &#351;ey, korkun&#231; &#351;ey, k&#252;&#231;&#252;l&#252;p, ufac&#305;k olup, i&#231; bak&#305;&#351;&#305;mdan ka&#231;&#305;yor...</p><p>&#8220;Bir insan ne yapabilir? Her &#351;eyle m&#252;cadele edebilirim - bedenimin, belli bir raddenin &#246;tesine ge&#231;en &#305;st&#305;rab&#305; hari&#231;. Oysa oradan ba&#351;lamal&#305;y&#305;m as&#305;l. &#199;&#252;nk&#252; ac&#305; &#231;ekmek, dikkatini, bir &#351;eye, en &#252;st d&#252;zeyde vermek demektir, benim i&#231;in bi&#231;ilmi&#351; kaftan... Bilmenizi isterim ki bu hastal&#305;&#287;a yakalanaca&#287;&#305;m&#305; &#246;ng&#246;rm&#252;&#351;t&#252;m. &#350;imdi herkesin emin oldu&#287;u her &#351;eyi, eksiksiz olarak tahayy&#252;l etmi&#351;tim. Gelece&#287;e ait belirgin bir b&#246;l&#252;m&#252; g&#246;rebilmek, e&#287;itimin bir par&#231;as&#305; olmal&#305;. Evet, &#351;imdi ba&#351;layan &#351;eyi &#246;nceden g&#246;rm&#252;&#351;t&#252;m. S&#305;radan bir fikirden ibaretti o zaman. Bu sayede pe&#351;inden gidebildim.&#8221;</p><p>Sakinle&#351;ti.</p><p>Yana do&#287;ru k&#305;vr&#305;ld&#305;, g&#246;zlerini kapatt&#305; ve bir dakika ge&#231;ti ge&#231;medi, yeniden konu&#351;maya ba&#351;lad&#305;. Kendini kaybetmeye ba&#351;lam&#305;&#351;t&#305;. Sesi, yast&#305;&#287;&#305;n i&#231;ine g&#246;m&#252;lm&#252;&#351; bir m&#305;r&#305;lt&#305;ya d&#246;n&#252;&#351;m&#252;&#351;t&#252;.</p><p>K&#305;zaran eli &#231;oktan uykuya dalm&#305;&#351;t&#305;. Susmam&#305;&#351;t&#305;: &#9;&#8220;D&#252;&#351;&#252;n&#252;yorum, kimseye zarar&#305; yok d&#252;&#351;&#252;nmemin.</p><p>Yaln&#305;z&#305;m. Yaln&#305;zl&#305;k ne kadar da rahat! T&#252;y kadar bile y&#252;k&#252;m yok s&#305;rt&#305;mda&#8230; Burada da, geminin kamaras&#305;nda da, Cafe Lam bert&#8217; de de ayn&#305; d&#252;&#351;... Bir Berthe&#8217;in kollar&#305; &#246;nem kazanacak olsa, &#231;al&#305;n&#305;r&#305;m - h&#305;rs&#305;z &#305;st&#305;rap&#8230; &#304;spat&#305; olmadan bana s&#246;z s&#246;yleyen - d&#252;&#351;man&#305;md&#305;r. Ger&#231;ekten olan bir &#351;eyin c&#305;l&#305;z sesini ye&#287;lerim. Olmakta ve kendimi g&#246;rmekteyim, kendimi g&#246;rd&#252;&#287;&#252;m&#252; g&#246;rmekte&#8230; Daha derin d&#252;&#351;&#252;nelim. Peh! Uyur kal&#305;r insan neyi d&#252;&#351;&#252;n&#252;rse d&#252;&#351;&#252;ns&#252;n... Uyku devam ettirir her d&#252;&#351;&#252;nceyi...&#8221;</p><p>Tatl&#305; tatl&#305; horluyordu. &#199;ok ge&#231;meden duyulmaz oldu horultusu, mumu ald&#305;m, parmak u&#231;lar&#305;mda d&#305;&#351;ar&#305; &#231;&#305;kt&#305;m.</p><div class="subscription-widget-wrap-editor" data-attrs="{&quot;url&quot;:&quot;https://biryudumkitap.substack.com/subscribe?&quot;,&quot;text&quot;:&quot;Abone olun&quot;,&quot;language&quot;:&quot;tr&quot;}" data-component-name="SubscribeWidgetToDOM"><div class="subscription-widget show-subscribe"><div class="preamble"><p class="cta-caption">Okudu&#287;unuz i&#231;in te&#351;ekk&#252;rler! Yeni g&#246;nderileri almak ve &#231;al&#305;&#351;malar&#305;m&#305; desteklemek i&#231;in &#252;cretsiz abone olun.</p></div><form class="subscription-widget-subscribe"><input type="email" class="email-input" name="email" placeholder="E-posta adresinizi yaz&#305;n&#8230;" tabindex="-1"><input type="submit" class="button primary" value="Abone olun"><div class="fake-input-wrapper"><div class="fake-input"></div><div class="fake-button"></div></div></form></div></div>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Günaydın! Pazartesi Pasajı: "Sayın Başkan"]]></title><description><![CDATA[Miguel Angel Asturias, Say&#305;n Ba&#351;kan &#199;ev. Zeyyat Selimo&#287;lu, Yordam Edebiyat, s. 46-49]]></description><link>https://biryudumkitap.substack.com/p/gunaydn-pazartesi-pasaj-sayn-baskan</link><guid isPermaLink="false">https://biryudumkitap.substack.com/p/gunaydn-pazartesi-pasaj-sayn-baskan</guid><dc:creator><![CDATA[Biryudumkitap]]></dc:creator><pubDate>Mon, 17 Aug 2026 03:30:39 GMT</pubDate><enclosure url="https://substackcdn.com/image/fetch/$s_!Mt7o!,w_256,c_limit,f_auto,q_auto:good,fl_progressive:steep/https%3A%2F%2Fsubstack-post-media.s3.amazonaws.com%2Fpublic%2Fimages%2F3b2c2ffb-1c14-4e22-915b-b6573517b26e_240x240.png" length="0" type="image/jpeg"/><content:encoded><![CDATA[<p><em>G&#252;nayd&#305;n. Bu &#231;a&#287;&#305;n bir ba&#351;ka hastal&#305;&#287;&#305; da her &#351;eyi bilen insanlar. Etraf&#305;m&#305;zda her &#351;eyi bilen bir ya da iki ki&#351;i mutlaka var. &#304;nsan&#305;n hi&#231;bir tavsiye duymak istemedi&#287;i, hatta bazen hi&#231;bir &#351;ey duymak istemedi&#287;i, hi&#231;bir &#351;ey d&#252;&#351;&#252;nmek istemedi&#287;i anlar oluyor ve hakiki dostluklar bunu anlayanlarla m&#252;mk&#252;nken bu &#231;a&#287;&#305;n insan&#305; d&#252;&#351;&#252;nmemeyi, konu&#351;mamay&#305; dahi elimizden almak istiyor. Miguel Angel Asturias, Kas&#305;rga&#8217;da &#351;&#246;yle diyor: &#8220;Sen bana d&#252;&#351;&#252;nd&#252;r&#252;c&#252; &#351;eyler s&#246;yl&#252;yorsun, ben ise d&#252;&#351;&#252;nmek istemiyorum.&#8221; O y&#252;zden ara ara edebiyata s&#305;&#287;&#305;n&#305;yoruz sevgili okur. &#350;&#246;yle sessiz bir hafta dileriz. Var olun.</em></p><h1><em>Say&#305;n Ba&#351;kan</em> - Miguel Angel Asturias</h1><p>s.46-49, &#199;ev. Zeyyat Selimo&#287;lu, Yordam Edebiyat</p><p>Barreno aya&#287;a f&#305;rlad&#305;, kitapl&#305;&#287;&#305;n iki ad&#305;m &#246;tesinde, bir kitab&#305; kar&#305;&#351;t&#305;rmaya koyuldu. Kar&#305;s&#305;, onun elbise ask&#305;s&#305;n&#305;n ard&#305;na saklanm&#305;&#351; oldu&#287;unu g&#246;rse nas&#305;l korkard&#305; kim bilir...</p><p>&#8220;Bu i&#351;in tad&#305; tuzu kalmad&#305; art&#305;k. Bu sonu gelmez &#231;al&#305;&#351;ma seni ya &#246;ld&#252;r&#252;r ya da deli eder sonunda... Sana her zaman s&#246;yledi&#287;im &#351;eyi d&#252;&#351;&#252;nsene... Bu d&#252;nyada bilgili olan de&#287;il, konu&#351;kan olan ilerler, h&#226;l&#226; anlamad&#305;n m&#305;? Ne var bu kadar &#231;al&#305;&#351;acak? Eline ge&#231;en ne, ne kazan&#305;yorsun? Hi&#231;bir &#351;ey... Olsa olsa iki &#231;ift &#231;orap, i&#351;te o kadar... Bir buydu eksik olan, bir buydu eksik olan...&#8221;</p><p>I&#351;&#305;k ve kar&#305;s&#305;n&#305;n sesi doktoru yeniden rahata kavu&#351;turmu&#351;tu. &#8220;Bir de bu eksikti... &#199;al&#305;&#351;mak... &#199;al&#305;&#351;mak... Peki ama ni&#231;in? &#214;l&#252;m&#252;nden sonra, herkesin ard&#305;ndan s&#246;yledikleri &#351;eyi senin i&#231;in de s&#246;ylesinler diye mi, &#231;ok bilgili adamd&#305; desinler diye mi ha? B&#305;rak pratisyenler &#231;al&#305;&#351;s&#305;n, sana g&#246;re ne var, sen &#252;nvan sahibisin ve... Yok, her &#351;eyden &#246;nce &#246;yle surat asmak yok. Kitapl&#305;&#287;&#305;n olaca&#287;&#305;na m&#252;&#351;terilerin olsun daha iyi. &#350;u yarars&#305;z kitaplar&#305;n her birinin yerine bir hastan olsayd&#305; bu ev adama benzerdi. Bekleme odan hastalarla dolup ta&#351;sa, telefonun durmadan &#231;alsa ne ho&#351;uma giderdi bilsen... Senin aranan bir insan olman&#305; istiyorum... Art&#305;k bir &#351;ey olas&#305;n istiyorum...&#8221;</p><p>&#8220;Bir &#351;ey olmak, diyorsun...&#8221;</p><p>&#8220;Biraz da ger&#231;e&#287;i g&#246;relim... Bunun i&#231;in t&#252;m g&#252;n kitaplara e&#287;ilmen gerekli de&#287;il. &#214;b&#252;r doktorlar senin bildiklerinin yar&#305;s&#305;n&#305; bilmeye can atard&#305;. Onlar&#305;n bir dirsekleri olsun yeter, bir dirsek att&#305;lar m&#305; kalabal&#305;&#287;&#305; yar&#305;p ge&#231;iyor, hemen isim yap&#305;yorlar. Ba&#351;kan&#8217;&#305;n doktoru burada, Ba&#351;kan&#8217;&#305;n doktoru &#351;urada... Bu, bu bir &#351;ey i&#351;te, bir &#351;ey olmak budur i&#351;te...&#8221;</p><p>&#8220;&#214;yleyse...&#8221; </p><p>Barreno, d&#252;&#351;&#252;nmeye vakti kals&#305;n diye s&#246;zc&#252;&#287;&#252; alabildi&#287;ine uzatt&#305;... &#8220;&#214;yleyse yavrum, umudunu kes art&#305;k. Biraz &#246;nce kimin yan&#305;ndan geldi&#287;imi s&#246;ylersem belki de d&#252;&#351;&#252;p bay&#305;l&#305;rs&#305;n. Ba&#351;kan&#8217;&#305;n yan&#305;ndan geliyorum, evet, Ba&#351;kan&#8217;&#305;n yan&#305;ndan...&#8221;</p><p>&#8220;Ah, hadi can&#305;m, ne dedi, nas&#305;l kar&#351;&#305;lad&#305; seni?&#8221;</p><p>&#8220;K&#246;t&#252;. K&#246;t&#252; konu&#351;tu, k&#246;t&#252;... Korktum ve &#252;stelik d&#305;&#351;ar&#305; &#231;&#305;karken kap&#305;y&#305; bile &#351;a&#351;&#305;rd&#305;m.&#8221;</p><p>&#8220;&#199;&#305;k&#305;&#351;t&#305; m&#305; sana yoksa? Ama sen onun &#231;&#305;k&#305;&#351;t&#305;&#287;&#305; insanlar&#305;n ne ilkisin ne de sonuncusu. Ba&#351;kalar&#305;n&#305; d&#246;v&#252;yor bile...&#8221; </p><p>Uzun bir sessizlikten sonra s&#252;rd&#252;rd&#252;: &#8220;Sana her zaman zarar veren &#351;ey bu korku zaten...&#8221;</p><p>&#8220;Peki sevgilim, bir yaban&#305;l hayvan kar&#351;&#305;s&#305;nda kal&#305;p da cesaretini yitirmeyen birini g&#246;stersene bakay&#305;m.&#8221;</p><p>&#8220;Hay&#305;r dostum, benim s&#246;yledi&#287;im o de&#287;il, Ba&#351;kan&#8217;&#305;n doktoru olamayaca&#287;&#305;na g&#246;re operat&#246;rl&#252;kten dem vuruyorum. Bunun i&#231;in ne yap&#305;p yap&#305;p korkuyu yenmen gerek. Bir operat&#246;r i&#231;in gerekli olan cesarettir. &#304;nan bana... B&#305;&#231;a&#287;&#305; dald&#305;rmak i&#231;in gereken, cesaret ve iradedir. Kuma&#351;&#305; bozmay&#305; g&#246;ze alamayan terzi iyi elbise bi&#231;emez&#8230;&#8221;</p><div class="subscription-widget-wrap-editor" data-attrs="{&quot;url&quot;:&quot;https://biryudumkitap.substack.com/subscribe?&quot;,&quot;text&quot;:&quot;Abone olun&quot;,&quot;language&quot;:&quot;tr&quot;}" data-component-name="SubscribeWidgetToDOM"><div class="subscription-widget show-subscribe"><div class="preamble"><p class="cta-caption">Okudu&#287;unuz i&#231;in te&#351;ekk&#252;rler! Yeni g&#246;nderileri almak ve &#231;al&#305;&#351;malar&#305;m&#305; desteklemek i&#231;in &#252;cretsiz abone olun.</p></div><form class="subscription-widget-subscribe"><input type="email" class="email-input" name="email" placeholder="E-posta adresinizi yaz&#305;n&#8230;" tabindex="-1"><input type="submit" class="button primary" value="Abone olun"><div class="fake-input-wrapper"><div class="fake-input"></div><div class="fake-button"></div></div></form></div></div>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Günaydın! Cumartesi Şiiri: "Çiçek, Ağaç, Kuş"]]></title><description><![CDATA[Hermann Hesse, Hayat A&#287;ac&#305;ndan, &#199;ev. Esen Akyel, s.54, Epizot Yay&#305;nlar&#305;]]></description><link>https://biryudumkitap.substack.com/p/gunaydn-cumartesi-siiri-cicek-agac</link><guid isPermaLink="false">https://biryudumkitap.substack.com/p/gunaydn-cumartesi-siiri-cicek-agac</guid><dc:creator><![CDATA[Biryudumkitap]]></dc:creator><pubDate>Sat, 15 Aug 2026 03:30:46 GMT</pubDate><enclosure url="https://substackcdn.com/image/fetch/$s_!Mt7o!,w_256,c_limit,f_auto,q_auto:good,fl_progressive:steep/https%3A%2F%2Fsubstack-post-media.s3.amazonaws.com%2Fpublic%2Fimages%2F3b2c2ffb-1c14-4e22-915b-b6573517b26e_240x240.png" length="0" type="image/jpeg"/><content:encoded><![CDATA[<p><em>G&#252;nayd&#305;n. Bozk&#305;rkurdu&#8217;nda ge&#231;er: &#8220;&#8216;&#304;nsanlar&#305;n b&#252;y&#252;k &#231;o&#287;unlu&#287;u y&#252;zmeyi &#246;&#287;renmeden y&#252;zmek istemez.&#8217; Ne anlaml&#305; bir s&#246;z de&#287;il mi? Y&#252;zmek istememeleri do&#287;al, &#231;&#252;nk&#252; karada ya&#351;amak i&#231;in yarat&#305;lm&#305;&#351;lar, suda de&#287;il. Ve d&#252;&#351;&#252;nmek istememeleri de do&#287;al, &#231;&#252;nk&#252; ya&#351;amak i&#231;in yarat&#305;lm&#305;&#351;lar, d&#252;&#351;&#252;nmek i&#231;in de&#287;il! Evet kim d&#252;&#351;&#252;n&#252;rse, kim d&#252;&#351;&#252;nceyi kendisi i&#231;in temel u&#287;ra&#351; yaparsa, bunda ileri noktaya ula&#351;abilir, ne var ki, karayla suyu de&#287;i&#351; toku&#351; etmi&#351;tir b&#246;yle biri ve bir g&#252;n gelir suda bo&#287;ulur.&#8221; As&#305;l soru &#351;udur, sevgili okur. Bu kadar d&#252;&#351;&#252;nmekten vazge&#231;ip ya&#351;ayacak m&#305;y&#305;z yahut suda bo&#287;ulmay&#305; g&#246;ze alacak m&#305;y&#305;z? Var olun.</em></p><h1><em>&#199;i&#231;ek A&#287;a&#231; Ku&#351;</em> - Hermann Hesse</h1><p>Hayat A&#287;ac&#305;ndan, s.54, &#199;ev. Esen Akyel, Epizot Yay&#305;nlar&#305;</p><p>Yaln&#305;z yan&#305;yorsun kalbim,</p><p>Ve seni selamlar</p><p>&#199;ukurun kenar&#305;ndaki </p><p>Karanl&#305;k &#231;i&#231;ek ac&#305;s&#305;.</p><p>Y&#252;ksek a&#287;a&#231;,</p><p>Kollar&#305;n&#305; uzat&#305;r ac&#305;ya,</p><p>Dallar&#305;nda &#351;ark&#305;lar s&#246;yler</p><p>Ku&#351; sonsuzlu&#287;a.</p><p>Ac&#305; &#231;i&#231;e&#287;i sessizdir,</p><p>Hi&#231;bir kelime bulamaz,</p><p>A&#287;a&#231;, bulutlara kadar b&#252;y&#252;r,</p><p>Ve ku&#351;, durmaks&#305;z&#305;n &#351;ark&#305; s&#246;yler.</p><div class="subscription-widget-wrap-editor" data-attrs="{&quot;url&quot;:&quot;https://biryudumkitap.substack.com/subscribe?&quot;,&quot;text&quot;:&quot;Abone olun&quot;,&quot;language&quot;:&quot;tr&quot;}" data-component-name="SubscribeWidgetToDOM"><div class="subscription-widget show-subscribe"><div class="preamble"><p class="cta-caption">Okudu&#287;unuz i&#231;in te&#351;ekk&#252;rler! Yeni g&#246;nderileri almak ve &#231;al&#305;&#351;malar&#305;m&#305; desteklemek i&#231;in &#252;cretsiz abone olun.</p></div><form class="subscription-widget-subscribe"><input type="email" class="email-input" name="email" placeholder="E-posta adresinizi yaz&#305;n&#8230;" tabindex="-1"><input type="submit" class="button primary" value="Abone olun"><div class="fake-input-wrapper"><div class="fake-input"></div><div class="fake-button"></div></div></form></div></div>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Günaydın! Cuma Pasajı: "Yaşasın Dünya"]]></title><description><![CDATA[Sait Faik Abas&#305;yan&#305;k, Ya&#351;as&#305;n D&#252;nya - Yaz&#305;lar &#8211; R&#246;portajlar, s. 77-79, Haz. Mehmet Can Sevin&#231;, Vak&#305;fBank K&#252;lt&#252;r Yay&#305;nlar&#305;]]></description><link>https://biryudumkitap.substack.com/p/gunaydn-cuma-pasaj-yasasn-dunya</link><guid isPermaLink="false">https://biryudumkitap.substack.com/p/gunaydn-cuma-pasaj-yasasn-dunya</guid><dc:creator><![CDATA[Biryudumkitap]]></dc:creator><pubDate>Fri, 14 Aug 2026 03:30:22 GMT</pubDate><enclosure url="https://substackcdn.com/image/fetch/$s_!Mt7o!,w_256,c_limit,f_auto,q_auto:good,fl_progressive:steep/https%3A%2F%2Fsubstack-post-media.s3.amazonaws.com%2Fpublic%2Fimages%2F3b2c2ffb-1c14-4e22-915b-b6573517b26e_240x240.png" length="0" type="image/jpeg"/><content:encoded><![CDATA[<p><em>G&#252;nayd&#305;n. &#304;nsanl&#305;&#287;&#305;n ve memleketin &#231;ok daha vahim zamanlar&#305;nda bile bir &#351;air bir hik&#226;yeci &#231;&#305;k&#305;p &#226;&#351;&#305;k oldu&#287;unu hayk&#305;rabilmi&#351;se her zaman bu duygular var olacakt&#305;r. Hat&#305;rlay&#305;n, Abas&#305;yan&#305;k&#8217;&#305;n &#8220;Kurabiye&#8221;si &#351;&#246;yle ba&#351;lar: &#8220;&#304;stanbul&#8217;da tif&#252;s, memlekette zelzele, d&#305;&#351;ar&#305;da harp, ben sana &#226;&#351;&#305;&#287;&#305;m.&#8221; G&#252;zel duygular&#305; hissedebilmek, insan kalabilmektir sevgili okur. G&#252;zel duygularla var olun.</em></p><h1><em>Ya&#351;as&#305;n D&#252;nya</em> - Sait Faik Abas&#305;yan&#305;k</h1><p>s.77-79, Haz. Mehmet Can Sevin&#231;, Vak&#305;fBank K&#252;lt&#252;r Yay&#305;nlar&#305;</p><p>Hangi eli kalem tutan ondan bahsetmemi&#351;tir. Hangi T&#252;rk&#231;e hocas&#305; talebesine bu ebedi tahrir vazifesini vermemi&#351;tir. Benim hat&#305;rlad&#305;&#287;&#305;m bahar da b&#246;yle bir tahrir vazifesinin i&#231;indeki bahard&#305;r. Bug&#252;n evimden &#231;&#305;k&#305;p otob&#252;se atlad&#305;&#287;&#305;m zaman, insanlar&#305;n y&#252;z&#252;nde ve &#351;ehrin ayd&#305;nl&#305;k, kalabal&#305;k &#231;ar&#351;&#305;lar&#305;nda, denizin rengi &#252;st&#252;nde &#246;yle bir k&#305;p&#305;rdan&#305;&#351;, &#246;yle bir g&#252;l&#252;&#351; vard&#305; ki K&#226;&#287;&#305;thane&#8217;ye do&#287;ru a&#231;&#305;lmaya, ormanlara do&#287;ru girmeye hacet yoktu.</p><p>&#350;ehrin i&#231;inde, bu yapraks&#305;z ve a&#287;a&#231;s&#305;z &#304;stanbul &#351;ehrinin kald&#305;r&#305;mlar&#305; &#252;st&#252;nde bile bahar&#305; g&#246;rmek m&#252;mk&#252;nd&#252;. Yani bahar art&#305;k &#351;ehirlilere bir realite de&#287;ildir. Bir hayaldir, belki bir k&#305;&#351; g&#252;n&#252;, ortal&#305;k poyrazla ve tipi ile alt&#252;st olurken bile g&#246;z&#252;m&#252;z&#252; kapay&#305;p bir pastanede onu d&#252;&#351;&#252;nebiliriz. Biz &#351;ehirliler art&#305;k b&#246;yle mahl&#251;klar olduk!</p><p>H&#226;lbuki bahar oradad&#305;r. &#350;ehirden y&#252;z metre uzakla&#351;&#305;r uzakla&#351;maz ba&#351;lar. &#304;lk durakta otob&#252;sten atlayarak geriye d&#246;nd&#252;m. &#350;ehir haricine &#231;&#305;kt&#305;m. &#214;nce birtak&#305;m konserve kutular&#305;n&#305;n, teneke ve demir par&#231;alar&#305;n&#305;n birbiri &#252;st&#252;ne y&#305;&#287;&#305;ld&#305;&#287;&#305; u&#231;urumlar&#305;n, sonra k&#305;pk&#305;rm&#305;z&#305; &#231;&#305;plak bir saha &#252;st&#252;ne y&#305;k&#305;lm&#305;&#351; tu&#287;la harmanlar&#305;n&#305;n aras&#305;nda bahar&#305; arad&#305;m.</p><p>&#350;ehre ve &#351;ehirliye k&#252;sm&#252;&#351; vah&#351;i k&#246;pekler s&#305;rtlarda dola&#351;&#305;yorlar. Ta uzaklardan insana durup bir dakika bak&#305;yorlar. Sonra birdenbire kuyruklar&#305;n&#305; k&#305;sarak ka&#231;&#305;yorlard&#305;. Bu taraf&#305;n &#351;ehir haricinde de bahar&#305; bulmak m&#252;mk&#252;n de&#287;il. Nerededir?</p><p>Birtak&#305;m a&#287;a&#231;lar&#305;n &#252;st&#252;nde par&#231;a par&#231;a bir iki yald&#305;z... Bir iki ye&#351;illik... Bu kel ve yar&#305; sersem &#231;imenlerin &#252;st&#252;ndeki bu ortas&#305; sar&#305;, kenarlar&#305; beyaz &#231;i&#231;ek midir bahar?</p><p>Bu g&#246;z alabildi&#287;ine ayd&#305;nl&#305;k, bu mavi g&#246;k, bu su... Bu &#351;ark&#305; s&#246;yleyen k&#305;z m&#305;d&#305;r bahar? Kendi kendime bahar&#305;n bir yalandan, bir insan tahayy&#252;l&#252;nden ba&#351;ka bir &#351;ey olmad&#305;&#287;&#305;n&#305; d&#252;&#351;&#252;nd&#252;m. Yaz denizde y&#305;kanan insanlar m&#305;d&#305;r? K&#305;&#351; damlardan sarkan buz mudur? Bahar da bir avu&#231; papatya, bir iki k&#305;rm&#305;z&#305; gelincik, birka&#231; &#231;ingene k&#305;z&#305;n&#305;n &#351;alvar&#305; m&#305;d&#305;r?</p><p>Bahar da &#246;teki mevsimler gibi fikr&#238; bir midir? Hakikatte bahar denilen bir &#351;ey yok mudur?</p><p>B&#246;yle d&#252;&#351;&#252;n&#252;rken bir yolun d&#246;nemecinde iki ki&#351;iye rastlad&#305;m. Ellerini birbirlerinin beline sarm&#305;&#351;lard&#305;. Bu ara bu iki ki&#351;iden di&#351;isi bol, tatl&#305; bir kahkaha savurdu. K&#246;peklerin kuyruklar&#305;n&#305; k&#305;sarak moloz y&#305;&#287;&#305;nlar&#305;ndan yukar&#305;ya, tepeye do&#287;ru ka&#231;t&#305;klar&#305;n&#305; g&#246;rd&#252;m. Tu&#287;la harman&#305;ndaki ameleler durup ellerini g&#246;zlerine siper ederek etraf&#305; arad&#305;lar.</p><p>&#304;&#351;te o zaman, yaln&#305;z insan&#305;n bahar&#305; ne kadar arasa bulamayaca&#287;&#305;n&#305; hissettim.</p><p>Art&#305;k ne &#231;i&#231;ek&#231;i camek&#226;nlar&#305;n&#305; s&#252;sleyen laleler, ne &#351;ad&#305;rvanlardaki suyu canland&#305;ran g&#252;ne&#351;, ne g&#246;&#287;s&#252; a&#231;&#305;lm&#305;&#351; k&#305;z, ne &#231;imenlere burnunu sokmu&#351; &#231;ocuk, ne g&#252;ne&#351;lenen hasta, ne bastonuna dayanm&#305;&#351; sakin y&#252;r&#252;yen ihtiyar, ne bu papatya, ne bu gelincik, ne de ye&#351;il burunlar&#305;n&#305; g&#246;stermi&#351; tomurcuklar, yaln&#305;z adama bahar&#305;n hakikisini getiremezler.</p><p>Pazar g&#252;nleri &#351;ehir haricinden d&#246;nen tramvaylarda yanaklar&#305; k&#305;zarm&#305;&#351; k&#305;zlar&#305;n kucaklar&#305;ndaki kocaman pembe dallar bir hazin macera! Apartman&#305;n avu&#231; i&#231;i kadar bah&#231;esindeki erik a&#287;ac&#305;, Beyo&#287;lu&#8217;nda ak&#351;amlar&#305; dola&#351;an bir Rus kad&#305;n&#305;n&#305;n yapt&#305;&#287;&#305; ve sat&#305;n ald&#305;&#287;&#305;m bir yapma a&#287;a&#231;t&#305;r - vapurla ge&#231;erken Bo&#287;azi&#231;i S&#305;rtlar&#305;ndaki kuytu a&#287;a&#231;l&#305;klar&#305; ise &#351;air Bedri Rahmi yapm&#305;&#351; veya Yahya Kemal yazm&#305;&#351;t&#305;r. Birisinin tablosundan, &#246;tekinin &#351;iirinden kopar&#305;p buraya asm&#305;&#351;lar. Yoksa b&#246;yle bir &#351;ey yoktur!</p><p>Bahar&#305; &#351;ehir d&#305;&#351;&#305;ndan &#351;ehir i&#231;ine ta&#351;&#305;yan g&#252;zel k&#305;zlar istedikleri kadar g&#252;ls&#252;nler, g&#252;ne&#351; onlar&#305;n yanaklar&#305;n&#305; istedi&#287;i kadar k&#305;zartm&#305;&#351; olsun yaln&#305;z adam&#305;n bahar&#305; yoktur.</p><p>K&#226;&#287;&#305;thane deresine varm&#305;&#351;t&#305;m. Otlar b&#252;t&#252;n h&#305;z&#305;yla f&#305;&#351;k&#305;rm&#305;&#351;lard&#305;. A&#287;a&#231;larda tek t&#252;k hareket vard&#305;. &#304;stesem derh&#226;l bahar&#305; bulurdum. Ni&#231;in bulamad&#305;m, bilmem!</p><p>A&#351;m&#305;&#351; oldu&#287;um tepenin kuytu yerinde b&#305;rakt&#305;&#287;&#305;m &#231;ift, hangi memleketin bahar&#305; me&#351;hursa o me&#351;hur bahar&#305;n i&#231;indedirler. Ben topraktan taptaze, canl&#305;, &#226;deta ate&#351;li f&#305;rlam&#305;&#351; bu taze &#231;imenlerin i&#231;ine boylu boyunca uzand&#305;&#287;&#305;m h&#226;lde bahar&#305; bulam&#305;yorum.</p><p>Bahar&#305; bulamamam&#305;n sebebini bir t&#252;rl&#252; ke&#351;fedemiyorum. Fakat bir&#231;ok sebepler bulabilirim: Derim ki yaln&#305;z adam&#305;n bahar&#305; yoktur. Nas&#305;l yoktur? Yaln&#305;z adam&#305;n bahar&#305; olmaz olur mu? Yaln&#305;z adam&#305;n bir sevdi&#287;i vard&#305;r. Ve o sevgili yaln&#305;z adam&#305;n her zaman yan&#305;ndad&#305;r. Her zaman r&#252;zg&#226;rl&#305;, esmer ve ince y&#252;z&#252;, peri&#351;an sa&#231;lar&#305;yla yan&#305; ba&#351;&#305;nda y&#252;r&#252;r.</p><p>Yaln&#305;z adam &#231;imenlere yatt&#305;&#287;&#305; ve a&#287;z&#305;na bir yonca ald&#305;&#287;&#305; zaman ne kadar kederli, ne kadar bedbin olursa olsun ayn&#305; &#351;ehir i&#231;indeki sevgilisinin de ayn&#305; r&#252;zg&#226;r&#305; ve ayn&#305; &#305;l&#305;k g&#252;ne&#351;i g&#246;rd&#252;&#287;&#252;n&#252; hissedip teselli bulur ya!</p><p>&#304;&#351;te bahar. Bu bahar&#305; bulamamak de&#287;il, sevgiliyi bulamamakt&#305;r. Bu bir hasrettir, ba&#351;ka bir &#351;ey de&#287;il.</p><div class="subscription-widget-wrap-editor" data-attrs="{&quot;url&quot;:&quot;https://biryudumkitap.substack.com/subscribe?&quot;,&quot;text&quot;:&quot;Abone olun&quot;,&quot;language&quot;:&quot;tr&quot;}" data-component-name="SubscribeWidgetToDOM"><div class="subscription-widget show-subscribe"><div class="preamble"><p class="cta-caption">Okudu&#287;unuz i&#231;in te&#351;ekk&#252;rler! Yeni g&#246;nderileri almak ve &#231;al&#305;&#351;malar&#305;m&#305; desteklemek i&#231;in &#252;cretsiz abone olun.</p></div><form class="subscription-widget-subscribe"><input type="email" class="email-input" name="email" placeholder="E-posta adresinizi yaz&#305;n&#8230;" tabindex="-1"><input type="submit" class="button primary" value="Abone olun"><div class="fake-input-wrapper"><div class="fake-input"></div><div class="fake-button"></div></div></form></div></div>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Günaydın! Günün Pasajı: "Hyunam-Dong Kitabevi"]]></title><description><![CDATA[Hwang Bo&#8211;Reum, Hyunam - Dong Kitabevi, s. 84-86, &#199;ev. Nilay &#214;zeser, Athica Yay&#305;nlar&#305;]]></description><link>https://biryudumkitap.substack.com/p/gunaydn-gunun-pasaj-hyunam-dong-kitabevi</link><guid isPermaLink="false">https://biryudumkitap.substack.com/p/gunaydn-gunun-pasaj-hyunam-dong-kitabevi</guid><dc:creator><![CDATA[Biryudumkitap]]></dc:creator><pubDate>Thu, 13 Aug 2026 03:30:42 GMT</pubDate><enclosure url="https://substackcdn.com/image/fetch/$s_!Mt7o!,w_256,c_limit,f_auto,q_auto:good,fl_progressive:steep/https%3A%2F%2Fsubstack-post-media.s3.amazonaws.com%2Fpublic%2Fimages%2F3b2c2ffb-1c14-4e22-915b-b6573517b26e_240x240.png" length="0" type="image/jpeg"/><content:encoded><![CDATA[<p><em>G&#252;nayd&#305;n. Tekrar tekrar s&#246;yleyelim, iyi ki kitaplar var. Yeni d&#252;nyalar&#305; okuduk&#231;a insan, yeni duygular&#305; tan&#305;d&#305;k&#231;a, kurmaca da olsa d&#252;nyas&#305; bir roman&#305;n i&#231;inde kaybolduk&#231;a daha fazla anl&#305;yor ger&#231;ek d&#252;nyay&#305; ve insanlar&#305;. Okumak b&#252;y&#252;d&#252;k&#231;e d&#252;nya da iyiye gidiyor. Hwang Bo-Reum &#8220;Kitap okuyanlar, yani ba&#351;kalar&#305;n&#305;n ac&#305;lar&#305;n&#305; payla&#351;abilenler &#231;o&#287;almal&#305; ki d&#252;nya daha h&#305;zl&#305; g&#252;zelle&#351;ebilsin.&#8221; Kula&#287;a &#231;ok romantik gelse de, kimisi hadi oradan dese de, ya&#351;as&#305;n kitaplar sevgili okur. Var olun.</em></p><h1><em>Hyunam-Dong Kitabevi</em> - Hwang Bo-Reum</h1><p>s.84-86, &#199;ev. Nilay &#214;zeser, Athica Yay&#305;nlar&#305;</p><p>Youngju ba&#351;&#305;yla onaylay&#305;p &#231;enesini avcuna yaslayarak Jungseo&#8217;nun ellerini izledi. T&#305;&#287;&#305; ge&#231;irip, ipi sar&#305;p, t&#305;&#287;&#305; geri &#231;&#305;karma s&#252;reci d&#252;zenle devam etti. M&#252;&#351;teri gelene dek Jungseo&#8217;nun kar&#351;&#305;s&#305;nda oturmak niyetindeydi, atk&#305;n&#305;n tamamland&#305;&#287;&#305; &#226;n&#305; ka&#231;&#305;rmak istemiyordu. O &#226;n&#305; payla&#351;abilirlerse, d&#252;nya &#252;zerinde yaln&#305;z kalm&#305;&#351; oldu&#287;u o korkun&#231; duygudan kurtulabilece&#287;ini d&#252;&#351;&#252;n&#252;yordu.</p><p><em>Per&#351;embe, 22,23, Blog</em></p><p><em>Kimi zaman kendimi b&#252;t&#252;n&#252;yle i&#351;e yaramaz gibi hissediyor ve umutsuzlu&#287;a kap&#305;l&#305;yorum. &#214;zellikle bana iyili&#287;i dokunan, ilgi g&#246;steren ve seven insanlar&#305; hayal k&#305;r&#305;kl&#305;&#287;&#305;na u&#287;ratt&#305;&#287;&#305;mda, &#8220;Etraf&#305;ndakileri mutsuzlu&#287;a s&#252;r&#252;kleyen bir insan kadar l&#252;zumsuz biri olabilir mi? Ba&#351;kalar&#305;n&#305; incitmek d&#305;&#351;&#305;nda bir &#351;ey bilmiyor muyum? Ben o kadarl&#305;k bir insan m&#305;y&#305;m?&#8221; diye sorguluyorum ve kalbim par&#231;alara b&#246;l&#252;n&#252;yor.</em></p><p><em>Bu kalp k&#305;r&#305;kl&#305;&#287;&#305;n&#305;n ard&#305;ndan sadece s&#305;radan bir insan oldu&#287;um sonucuna ula&#351;&#305;yorum. Ne kadar &#231;aba sarf edip ilerlemeye &#231;al&#305;&#351;&#305;rsam &#231;al&#305;&#351;ay&#305;m, en nihayetinde vard&#305;&#287;&#305;m nokta yaln&#305;zca alelade bir insan oldu&#287;um ger&#231;e&#287;ini hayk&#305;r&#305;yor. S&#305;radan insan t&#252;r&#252;ne ait olan benim, ka&#231;&#305;n&#305;lmaz olarak ba&#351;kalar&#305;n&#305; &#252;z&#252;p can&#305;n&#305; ac&#305;tt&#305;&#287;&#305;m&#305;, kahkahay&#305; payla&#351;t&#305;&#287;&#305;m gibi ac&#305;y&#305; da payla&#351;maktan ba&#351;ka se&#231;ene&#287;im olmad&#305;&#287;&#305;n&#305; g&#246;steriyor. </em></p><p><em>Bu y&#252;zden I&#351;&#305;k Muhaf&#305;z&#305; gibi romanlar okudu&#287;umda y&#252;re&#287;im hafifliyor. Benim yapabilece&#287;im ufac&#305;k bir iyilik, birine &#8220;Ben senin yan&#305;nday&#305;m&#8221; demek olamaz m&#305;? Yetersiz ve g&#252;&#231;s&#252;z oldu&#287;umuz i&#231;in s&#305;radan olsak da, nazik bir y&#252;rekle hareket edebilmemiz y&#246;n&#252;nden k&#305;sac&#305;k bir anl&#305;&#287;&#305;na da olsa, bizler de b&#252;y&#252;k birer insan olamaz m&#305;y&#305;z? </em></p><p><em>Romanda Kwoneun isimli &#231;ocu&#287;un tek arkada&#351;&#305;, kolunu &#231;evirdi&#287;inde bir bu&#231;uk dakika boyunca kar tanelerinin u&#231;u&#351;tu&#287;u bir kartopu k&#252;residir. Anne babas&#305;z, a&#231;l&#305;k &#231;ekerek tek ba&#351;&#305;na ya&#351;ama tutunmaya &#231;al&#305;&#351;an Kwoneun, r&#252;yalardan korktu&#287;u i&#231;in bir t&#252;rl&#252; uyuyamaz. Bu y&#252;zden bir bu&#231;uk dakika boyunca kar p&#252;sk&#252;rten k&#252;reyi izler ve melodi bitti&#287;i anda hi&#231; r&#252;ya g&#246;rmeden uyuyabilmeyi dileyerek h&#305;zl&#305;ca battaniyeyi &#252;zerine &#231;eker. Bu k&#252;&#231;&#252;k ilkokul &#231;ocu&#287;u korkudan titreyerek &#351;unu diler:</em></p><p><em>&#8220;L&#252;tfen bu oday&#305; &#231;al&#305;&#351;t&#305;ran kolu &#231;evirmeyi durdurun ki nefes almay&#305; b&#305;rakay&#305;m.&#8221; </em>(Cho Haejin, I&#351;&#305;k Muhaf&#305;z&#305;, Changbi, 2017, 27. sayfa)</p><p><em>Ard&#305;ndan Kwoneun, roman&#305;n anlat&#305;c&#305;s&#305; olan s&#305;n&#305;f ba&#351;kan&#305; &#8220;ben&#8221; ile tan&#305;&#351;&#305;r. Hen&#252;z k&#252;&#231;&#252;k ya&#351;ta olan &#8220;ben&#8221;, Kwoneun&#8217;un yaln&#305;zl&#305;&#287;&#305; ve yoksullu&#287;una yabanc&#305;l&#305;k &#231;ekti&#287;i i&#231;in korksa da onu yaln&#305;z b&#305;rakt&#305;&#287;&#305; i&#231;in su&#231;luluk duyar. Bu y&#252;zden bir g&#252;n evinden gizlice bir video kamera &#231;alar, Kwoneun&#8217;a verir ve sat&#305;p kendisine yiyecek bir &#351;eyler almas&#305;n&#305; s&#246;yler. Bu kamera, &#246;lmeyi dileyen &#231;ocuk i&#231;in &#305;&#351;&#305;k olur.</em></p><p><em>Kwoneun, &#8220;Sen bir insan&#305;n yapabilece&#287;i en b&#252;y&#252;k &#351;ey ne, biliyor musun?&#8221; diye sorunca, &#8220;ben&#8221; ba&#351;&#305;n&#305; sa&#287;a sola sallar. &#8220;Bir insan&#305; kurtarmak, herkesin yapamayaca&#287;&#305; b&#252;y&#252;k bir i&#351;tir diye bir laf duymu&#351;tum. Yani&#8230; Yani i&#351;te, bana her ne olursa olsun, senin verdi&#287;in kameran&#305;n beni &#231;oktan kurtard&#305;&#287;&#305;n&#305; sak&#305;n unutma.&#8221;</em></p><p><em>&#8220;Ben&#8221; s&#305;radan biridir. Aynaya bakarak, &#8220;Peki, &#351;imdi mutlu musun?&#8221; diye sorup hi&#231;bir cevap veremeyen bizler gibi. &#8220;Ben&#8221;, Kwoneun&#8217;u unutup ya&#351;am&#305;na devam eder. Uzun zaman sonra Kwoneun ile kar&#351;&#305;la&#351;t&#305;klar&#305;nda dahi onu tan&#305;yamaz. Onunla ayn&#305; s&#305;n&#305;fta yoksul bir &#231;ocuk oldu&#287;unu da, onu birka&#231; defa ziyaret etti&#287;ini de, hatta ona kamera verdi&#287;ini bile unutur ancak &#8220;ben&#8221;in &#231;ocuklu&#287;unda yapt&#305;&#287;&#305; &#351;ey Kwoneun&#8217;un hayat&#305;ndan asla silinmez. Kwoneun, &#8220;ben&#8221; sayesinde ya&#351;amaya devam etme g&#252;c&#252; bulmu&#351;tur. Kwoneun i&#231;in &#8220;ben&#8221;, hayat&#305;n&#305;n kurtar&#305;c&#305;s&#305; ve b&#252;y&#252;k bir insand&#305;r.</em></p><p>Kitab&#305; kapatt&#305;&#287;&#305;mda d&#252;&#351;&#252;nd&#252;m. S&#305;rf yetersiz biri oldu&#287;um d&#252;&#351;&#252;ncesinde kaybolmamal&#305;yd&#305;m. H&#226;l&#226; bir &#351;ansa sahip de&#287;il miyim? Eksik de olsam iyilik yap&#305;p, g&#252;zellikle konu&#351;amaz m&#305;y&#305;m? Hayal k&#305;r&#305;kl&#305;&#287;&#305;na sebep olan ben de bazen, sadece bazen iyi bir insan olamaz m&#305;y&#305;m? B&#246;yle d&#252;&#351;&#252;n&#252;nce yeniden hayat buluyor, gelecek g&#252;nler i&#231;in sab&#305;rs&#305;zlanmaya ba&#351;l&#305;yorum.</p><div class="subscription-widget-wrap-editor" data-attrs="{&quot;url&quot;:&quot;https://biryudumkitap.substack.com/subscribe?&quot;,&quot;text&quot;:&quot;Abone olun&quot;,&quot;language&quot;:&quot;tr&quot;}" data-component-name="SubscribeWidgetToDOM"><div class="subscription-widget show-subscribe"><div class="preamble"><p class="cta-caption">Okudu&#287;unuz i&#231;in te&#351;ekk&#252;rler! Yeni g&#246;nderileri almak ve &#231;al&#305;&#351;malar&#305;m&#305; desteklemek i&#231;in &#252;cretsiz abone olun.</p></div><form class="subscription-widget-subscribe"><input type="email" class="email-input" name="email" placeholder="E-posta adresinizi yaz&#305;n&#8230;" tabindex="-1"><input type="submit" class="button primary" value="Abone olun"><div class="fake-input-wrapper"><div class="fake-input"></div><div class="fake-button"></div></div></form></div></div>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Günaydın! Günün Pasajı: "Bu Hikâye Senden Uzun Osman"]]></title><description><![CDATA[Bu Hik&#226;ye Senden Uzun Osman, Aylin Balboa, s. 63-65, &#304;leti&#351;im Yay&#305;nlar&#305;]]></description><link>https://biryudumkitap.substack.com/p/gunaydn-gunun-pasaj-bu-hikaye-senden</link><guid isPermaLink="false">https://biryudumkitap.substack.com/p/gunaydn-gunun-pasaj-bu-hikaye-senden</guid><dc:creator><![CDATA[Biryudumkitap]]></dc:creator><pubDate>Wed, 12 Aug 2026 03:30:32 GMT</pubDate><enclosure url="https://substackcdn.com/image/fetch/$s_!Mt7o!,w_256,c_limit,f_auto,q_auto:good,fl_progressive:steep/https%3A%2F%2Fsubstack-post-media.s3.amazonaws.com%2Fpublic%2Fimages%2F3b2c2ffb-1c14-4e22-915b-b6573517b26e_240x240.png" length="0" type="image/jpeg"/><content:encoded><![CDATA[<p><em>G&#252;nayd&#305;n. Beklemek &#252;zerine &#231;ok s&#246;z edildi, &#351;iirler, romanlar yaz&#305;ld&#305;, t&#252;rk&#252;ler yak&#305;ld&#305;. Herkesin &#8220;i&#351;te tam olarak hissetti&#287;im bu,&#8221; dedi&#287;i farkl&#305; duygular i&#351;itildi. Bu farkl&#305; duygular&#305;n tek bir ortak y&#246;n&#252; vard&#305; h&#226;lbuki. Aylin Balboa, &#8220;Bana kal&#305;rsa beklemek d&#252;nyadaki en ac&#305;mas&#305;z &#351;ey. &#304;nsan beklerken asla tam olarak ya&#351;ayam&#305;yor.&#8221; Beklemeyi g&#252;zellemek zor sevgili okur. Beklemek insan&#305; ya&#351;amdan kopar&#305;yor. Var olun.</em></p><h1><em>Bu Hik&#226;ye Senden Uzun Osman</em> - Aylin Balboa</h1><p>s.63-65, &#304;leti&#351;im Yay&#305;nlar&#305;</p><p>Bazen, az &#246;nce &#351;uralardaym&#305;&#351; da ka&#351;la g&#246;z aras&#305;nda kaybolmu&#351; bir e&#351;yam&#305; arar gibi, seni ararken buluyorum kendimi. Buldu&#287;um gibi de kaybediyorum. &#304;nsan&#305;n kendini elinde tutmas&#305; hi&#231; kolay de&#287;il. Ak&#305;l, yabani bir at gibi oradan oraya ko&#351;turup duruyor. &#304;&#351;te ben &#351;imdilerde, akl&#305;m&#305; bir ah&#305;ra kapatmak yerine, onu korumaya almak i&#231;in etraf&#305;na y&#252;ksek bir &#231;it yapt&#305;r&#305;yorum. Kap&#305;s&#305;na da k&#246;peklerimi ba&#287;lad&#305;m m&#305; kimsenin yan&#305;ma yakla&#351;abilece&#287;ine ihtimal vermiyorum. Ben akl&#305;ma g&#252;veniyorum da &#231;evresine pek g&#252;venmiyorum Osman. </p><p>Bu kaybolu&#351; meselesi &#252;zerine &#231;ok d&#252;&#351;&#252;n&#252;yorum. Sen mi kayboldun, yoksa ben mi, bir t&#252;rl&#252; karar veremiyorum. Ge&#231;enlerde, yolda y&#252;r&#252;rlerken ye&#287;enim birden babas&#305;n&#305;n elini b&#305;rakm&#305;&#351; ve g&#246;zden kaybolmu&#351;. Neyse ki, h&#305;zla bulunmu&#351; ama korkusu yetti hepimize. Eve gelince ne kadar tela&#351;land&#305;&#287;&#305;m&#305;z&#305; anlat&#305;p niye &#246;yle yapt&#305;&#287;&#305;n&#305; sordum. &#8220;Ben kaybolmad&#305;m ki, babam kayboldu.&#8221; dedi b&#252;c&#252;r. Yani neresinden baksan hakl&#305; &#231;ocuk. &#304;ki ki&#351;iden biri kaybolduysa, hangisinin kayboldu&#287;unu asla bilemeyiz Osman. </p><p>&#220;&#231; y&#305;l &#246;nce a&#287;a&#231; evin &#246;n&#252;nde, kimin getirip b&#305;rakt&#305;&#287;&#305;n&#305; bir t&#252;rl&#252; &#231;&#246;zemedi&#287;im bir hurma fidan&#305; bulmu&#351;tum. Ektim tabii hemen, hurmay&#305; ye ba&#287;&#305;n&#305; sorma. &#304;lk y&#305;l, tam da g&#252;zelce serpilmi&#351;ken kom&#351;unun ergen o&#287;lu baltayla kesti fidan&#305;m&#305;. Ben, manyak bir velet taraf&#305;ndan insafs&#305;zca katledilen g&#252;zel hurmam i&#231;in a&#287;&#305;tlar yakarken ertesi y&#305;l yine filizlenmesin mi bu? &#199;ak&#305; bulmu&#351; &#231;ocuk gibi sevindim. Pamuklara sar&#305;p sarmalad&#305;m direngen hurmam&#305;. G&#246;z&#252;m&#252;n bebe&#287;i gibi bak&#305;yordum ki, ikinci y&#305;l bu sefer de baz&#305; firari koyunlar gelip b&#252;t&#252;n dallar&#305;n&#305; yediler, b&#246;yle sap gibi kald&#305; fidan&#305;m. Art&#305;k kesin gitti derken, inan&#305;r m&#305;s&#305;n, yine ye&#351;illendi. Ya&#351;amay&#305; kafas&#305;na koymu&#351; her varl&#305;&#287;a hayran oldu&#287;um gibi, gayrime&#351;ru hurmama da iyiden iyiye hayran oldum b&#246;ylece. Onun taltif etmek i&#231;in bir dal&#305;na cennet hurmas&#305; a&#351;&#305;lad&#305;m hatta. Ancak talih senden yana de&#287;ilse, ne kadar u&#287;ra&#351;&#305;rsan u&#287;ra&#351;, olmuyor Osman.</p><p>Belediyenin kanalizasyon ekibi, yol &#231;al&#305;&#351;mas&#305; s&#305;ras&#305;nda hurmam&#305; vin&#231;le ezdi. Koca arac&#305;n koca demir paletlerinin, fidan&#305;n &#252;st&#252;nden yava&#351; yava&#351; ge&#231;ip onu ezi&#351;ini izledim. Normalde bilirsin, b&#246;yle durumlarda sinirden ya karakolluk ya hastanelik olurum. Ama bu sefer olanlar&#305; b&#252;y&#252;k bir s&#252;k&#251;netle kar&#351;&#305;lad&#305;m. Yap&#305;lacak hi&#231;bir &#351;ey kalmad&#305;&#287;&#305;n&#305; anlad&#305;&#287;&#305;n andaki o kafa rahatl&#305;&#287;&#305; hi&#231;bir &#351;eyde yok cidden. Neticede olan olduysa, olan olmu&#351;tur Osman.</p><p>Neyse i&#351;te, sonu&#231;ta g&#252;zel hurmam, t&#252;m &#231;abas&#305;na ra&#287;men d&#252;nyaya dik a&#231;&#305;yla durmay&#305; ba&#351;aramad&#305;. Ba&#351;aramad&#305; demeyelim de, f&#305;rsat vermediler diyelim. Ben de ne yapay&#305;m, ondan kalan par&#231;alar&#305;, bah&#231;enin en g&#252;zel yerine yatay olarak g&#246;md&#252;m. Ekmedim de defnettim a&#287;ac&#305; anlayaca&#287;&#305;n. Mezar&#305;n&#305;n ba&#351;&#305;nda k&#252;&#231;&#252;k bir cenaze merasimi bile yapt&#305;m. T&#252;m ya&#351;ad&#305;klar&#305;ndan sonra, do&#287;rusu bu kadar sayg&#305;y&#305; hak ediyordu Osman. </p><p>Sevgili b&#252;y&#252;&#287;&#252;m Kurt Vonnegut, Daha Ne Olsun ad&#305;ndaki mezuniyet konu&#351;malar&#305;ndan m&#252;te&#351;ekkil o harika kitab&#305;nda, evren &#246;l&#231;e&#287;inde d&#252;&#351;&#252;n&#252;nce insan &#246;mr&#252;n&#252;n ne kadar k&#305;sa oldu&#287;unu &#351;&#246;yle anlat&#305;r: &#8220;Vaveyla tekrar ba&#351;lad&#305;&#287;&#305;nda sar&#305;labilece&#287;imiz en faydal&#305; d&#252;&#351;&#252;nce bizlerin, kimilerinin bizi inand&#305;rmak istedi&#287;i gibi, Eskimolar yahut Avustralya Aborjinleri misali birbirimizden uzak, farkl&#305; nesillerin &#252;yeleri olmad&#305;&#287;&#305;m&#305;zd&#305;r. Zaman &#246;l&#231;e&#287;inde, birbirimizi karde&#351; saymam&#305;z gerekecek kadar yak&#305;n&#305;z (&#8230;) &#199;ocuklar&#305;m gezegenin h&#226;linden &#351;ik&#226;yet ettiklerinde &#8216;Kesin sesinizi!&#8217; diyorum, &#8216;Daha ben yeni geldim buraya!&#8221;</p><p>&#8220;T&#252;m bunlar&#305; bana h&#226;l&#226; niye anlat&#305;yorsun?&#8221; diye sormak isteyebilirsin. Sorma bence, cevab&#305; bildi&#287;imi sanm&#305;yorum. Hem zaten nereden bilebilirim ki, daha ben yeni geldim Osman.</p><div class="subscription-widget-wrap-editor" data-attrs="{&quot;url&quot;:&quot;https://biryudumkitap.substack.com/subscribe?&quot;,&quot;text&quot;:&quot;Abone olun&quot;,&quot;language&quot;:&quot;tr&quot;}" data-component-name="SubscribeWidgetToDOM"><div class="subscription-widget show-subscribe"><div class="preamble"><p class="cta-caption">Okudu&#287;unuz i&#231;in te&#351;ekk&#252;rler! Yeni g&#246;nderileri almak ve &#231;al&#305;&#351;malar&#305;m&#305; desteklemek i&#231;in &#252;cretsiz abone olun.</p></div><form class="subscription-widget-subscribe"><input type="email" class="email-input" name="email" placeholder="E-posta adresinizi yaz&#305;n&#8230;" tabindex="-1"><input type="submit" class="button primary" value="Abone olun"><div class="fake-input-wrapper"><div class="fake-input"></div><div class="fake-button"></div></div></form></div></div>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Günaydın! Günün Pasajı: "Kitap'ın Yolcuları"]]></title><description><![CDATA[Olga Tokarczuk, Kitap&#8217;&#305;n Yolcular&#305;, 107-109, &#199;ev. Ne&#351;e Taluy Y&#252;ce, Tima&#351; Yay&#305;nlar&#305;]]></description><link>https://biryudumkitap.substack.com/p/gunaydn-gunun-pasaj-kitapn-yolcular</link><guid isPermaLink="false">https://biryudumkitap.substack.com/p/gunaydn-gunun-pasaj-kitapn-yolcular</guid><dc:creator><![CDATA[Biryudumkitap]]></dc:creator><pubDate>Tue, 11 Aug 2026 03:31:26 GMT</pubDate><enclosure url="https://substackcdn.com/image/fetch/$s_!Mt7o!,w_256,c_limit,f_auto,q_auto:good,fl_progressive:steep/https%3A%2F%2Fsubstack-post-media.s3.amazonaws.com%2Fpublic%2Fimages%2F3b2c2ffb-1c14-4e22-915b-b6573517b26e_240x240.png" length="0" type="image/jpeg"/><content:encoded><![CDATA[<p><em>G&#252;nayd&#305;n. &#304;nsan&#305;n kendi zaman&#305; var, ne acayip, binlerce y&#305;ld&#305;r s&#246;ylenen her &#351;eyi yeniden ve yeniden ya&#351;am&#305;&#351;&#305;z. Zaman&#305; gelince anlayacaks&#305;n dedikleri her &#351;eyi zaman&#305; gelince anlam&#305;&#351;&#305;z, asl&#305;nda bize s&#246;ylemi&#351;ti falanca b&#252;y&#252;&#287;&#252;m&#252;z, bir dostumuz, belki mahallenin delisi yahut yolda tesad&#252;f etti&#287;imiz herhangi birisi. Kulak asmam&#305;&#351;&#305;zd&#305;r ve zaman&#305; gelince t&#252;m sorunlar&#305;n d&#305;&#351;ar&#305;da de&#287;il de tam olarak o zaman geldi&#287;inde idrak etti&#287;imiz gibi i&#231;eride oldu&#287;unu anlam&#305;&#351;&#305;zd&#305;r. Olga Tokarczuk, "Hapishane d&#305;&#351;ar&#305;da de&#287;ildi, her birimizin i&#231;indeydi. Belki de onsuz nas&#305;l ya&#351;anaca&#287;&#305;n&#305; bilmiyorduk." Ne &#351;ansl&#305; zaman&#305; gelmeden o hapishaneyi fark edip de y&#305;kabilenler sevgili okur. Hep diyoruz ya, zaman pek ac&#305;mas&#305;z. Var olun.</em></p><h1><em>Kitap&#8217;&#305;n Yolcular&#305;</em> - Olga Tokarczuk</h1><p>s.107-109, &#199;ev. Ne&#351;e Taluy Y&#252;ce, Tima&#351; Yay&#305;nlar&#305;</p><p>Her kitap, Kitap&#8217;&#305;n bir yans&#305;mas&#305;d&#305;r ve onun akislerinden biridir. Mutlak Hakikate ula&#351;ma y&#246;n&#252;ndeki insan &#231;abas&#305;n&#305;n bir simgesidir ve bir bak&#305;ma, insanlar taraf&#305;ndan yaz&#305;lan t&#252;m kitaplar bu hakikate ad&#305;m ad&#305;m yakla&#351;ma &#231;abas&#305;d&#305;r. &#199;&#252;nk&#252; insana, betimlemeye de&#287;er buldu&#287;u her &#351;eyin bir kozmik ya da ilahi boyutu oldu&#287;u sezgisi verilmi&#351;tir. Bu y&#252;zden s&#246;zc&#252;kleri adland&#305;rabilmek i&#231;in kar&#305;ncalar gibi sab&#305;rla toplarlar. </p><p>Ve her &#351;ey betimlenmeye de&#287;erdir. Yaln&#305;zca azizlerin ya&#351;amlar&#305;, b&#252;y&#252;k felaketler, sava&#351;lar ya da krallar&#305;n evlilikleri de&#287;il; bir dokumac&#305;n&#305;n yedinci &#231;ocu&#287;unun do&#287;umu, yoksul bir k&#246;ydeki hasat, Mantes&#8217;de bir bak&#305;m evinde ge&#231;en bir g&#252;nde bunak bir ihtiyar&#305;n g&#246;rd&#252;&#287;&#252; r&#252;yalar. &#304;nsanlar sezer ki, bu az ya da &#231;ok &#246;nemli olaylar bir araya getirilip tek bir b&#252;t&#252;n h&#226;line, b&#252;y&#252;k bir mozai&#287;in da&#287;&#305;lm&#305;&#351; ta&#351;lar&#305; gibi, yerli yerine kondu&#287;unda ya&#351;am ve &#246;l&#252;m ger&#231;ek anlamlar&#305;n&#305; g&#246;zler &#246;n&#252;ne serecektir. </p><p>Bu y&#252;zden her kitap biraz insan gibidir. &#304;&#231;inde ba&#287;&#305;ms&#305;z, canl&#305; ve trajik bi&#231;imde tekil bir hakikat par&#231;as&#305; ta&#351;&#305;r; hakikatin bir versiyonudur, ortaya &#231;&#305;kmas&#305;, kendini g&#246;stermesi ve bizim de art&#305;k b&#252;t&#252;n&#252;yle kavranm&#305;&#351; bir bilginin huzuruyla ya&#351;amam&#305;za izin vermesi i&#231;in hakikate kar&#351;&#305; y&#246;neltilmi&#351; kahramanca bir meydan okumad&#305;r. Ayn&#305; zamanda, insan taraf&#305;ndan yaz&#305;lm&#305;&#351; her kitap, insan&#305;n kendisini a&#351;ar. Kitap yazan ki&#351;i kendini a&#351;ar, &#231;&#252;nk&#252; kendini tan&#305;mlamaya ve adland&#305;rmaya cesurca kalk&#305;&#351;m&#305;&#351;t&#305;r. &#304;nsan yaln&#305;zca bir eylem ve kaotik bir hareket iken, kitap bu eylemi ve hareketi tan&#305;mlar, adland&#305;r&#305;r, ona anlam verir ve onun &#246;z&#252;n&#252; bulur. Kitap, eylemin ta&#231;lanm&#305;&#351; h&#226;lidir. Tanr&#305; Kitap&#8217;&#305; yazd&#305;ysa, o da bu Kitap&#8217;ta kendini ve yaratma eylemini a&#351;m&#305;&#351;t&#305;r. B&#252;t&#252;n bilgeli&#287;ini, ba&#351;lang&#305;&#231;s&#305;zl&#305;&#287;&#305;n&#305; ve sonsuzlu&#287;unu, d&#252;nyan&#305;n yasalar&#305;n&#305; Kitap&#8217;a yerle&#351;tirerek kendini anlatm&#305;&#351;t&#305;r. Kitap&#8217;ta bir ayna gibi yans&#305;m&#305;&#351;, kim oldu&#287;unu g&#246;rm&#252;&#351;t&#252;r. Bu nedenle Kitap, ilahi bilincin bir uzant&#305;s&#305;d&#305;r ve Tanr&#305;&#8217;n&#305;n kendisinden bile daha ilahidir. </p><p>Bay de Chevillon a&#351;a&#287;&#305; yukar&#305; bu s&#246;zlerle Marki&#8217;ye veda etmi&#351;ti; &#231;&#252;nk&#252; anlat&#305;m&#305;zda Ch&#226;teauroux&#8217;da birka&#231; g&#252;nl&#252;&#287;&#252;ne duraklayan zaman yeniden akmaya ba&#351;l&#305;yor. Kahramanlar yollar&#305;na devam ediyor; ama art&#305;k en &#246;nemli olanlar Veronika ile Marki. Bu, onlar&#305;n &#246;zel ya da s&#305;ra d&#305;&#351;&#305; ki&#351;iler olmalar&#305;ndan de&#287;il, aralar&#305;nda yeni bir ili&#351;kinin olu&#351;mas&#305;ndan kaynaklan&#305;yor. Bu ili&#351;ki, t&#252;m yolculu&#287;un yeniden, en ba&#351;tan ba&#351;layabilece&#287;ini ima ediyor, ama bu kez bamba&#351;ka bir sahnede. A&#351;k&#305;n dekorlar&#305; i&#231;inde. </p><p>A&#351;k ortaya &#231;&#305;kt&#305;&#287;&#305;nda, daha &#246;nce g&#246;lgede kalm&#305;&#351; &#351;eyleri g&#246;rme yetisi keskinle&#351;ir. Ama ayn&#305; zamanda, zaten bilinen &#351;eyleri g&#246;rme netli&#287;i bulan&#305;kla&#351;&#305;r. Baz&#305; ki&#351;iler, &#246;rne&#287;in Bay de Berle bu anlat&#305;dan sonsuza dek &#231;&#305;k&#305;yor. O g&#252;n de Berle posta arabas&#305;na bindi ve kasvetli bir ruh h&#226;liyle Paris&#8217;e d&#246;nd&#252;. Bay de Chevillon ise Marki&#8217;nin Kitap&#8217;la d&#246;n&#252;&#351;&#252;n&#252; beklemek i&#231;in malik&#226;nesinde kald&#305;. Ger&#231;i onu bir daha hi&#231; g&#246;remedi; &#231;&#252;nk&#252; Marki&#8217;nin gidi&#351;inden bir ay sonra, sonbahar havas&#305;n&#305;n zay&#305;flatt&#305;&#287;&#305; bedeniyle, belki de kan ald&#305;rmaya izin vermedi&#287;i i&#231;in, &#246;ld&#252;. </p><p>Veronika&#8217;n&#305;n karar vermesi kolay olmad&#305;, oysa bunu d&#252;&#351;&#252;nmek i&#231;in &#246;n&#252;nde koca bir gece vard&#305;. Marki ona yolculu&#287;un ger&#231;ek amac&#305;n&#305; anlatm&#305;&#351;t&#305;. Kitap hakk&#305;ndaki hik&#226;yenin, onun i&#231;inde bir macera arzusu uyand&#305;rmas&#305;n&#305; ve bir ba&#351;ka, daha y&#252;ce motivasyon bulmas&#305;n&#305;, bir ba&#351;ka a&#351;ka at&#305;lman&#305;n s&#305;radan ihtiyac&#305;ndan daha fazlas&#305;n&#305; sa&#287;lamas&#305;n&#305; umuyordu. Ancak Veronika, bir ikilemle kar&#351;&#305; kar&#351;&#305;ya kald&#305;, &#231;&#252;nk&#252; fark&#305;nda olmadan da olsa iyi bir oyuncuydu ve a&#351;kta as&#305;l oyunun sadakat &#252;zerine kuruldu&#287;unu sezinliyordu. Sadakat ise ona hep kayb&#305; hat&#305;rlat&#305;yordu. Sad&#305;k olan hep kendisiydi, erkekler hep gidiyordu. Sadakati naif bi&#231;imde bedensel ve ruhsal diye ay&#305;rsa da sonu&#231; de&#287;i&#351;miyor, sonunda terk edilen hep o oluyordu.</p><div class="subscription-widget-wrap-editor" data-attrs="{&quot;url&quot;:&quot;https://biryudumkitap.substack.com/subscribe?&quot;,&quot;text&quot;:&quot;Abone olun&quot;,&quot;language&quot;:&quot;tr&quot;}" data-component-name="SubscribeWidgetToDOM"><div class="subscription-widget show-subscribe"><div class="preamble"><p class="cta-caption">Okudu&#287;unuz i&#231;in te&#351;ekk&#252;rler! Yeni g&#246;nderileri almak ve &#231;al&#305;&#351;malar&#305;m&#305; desteklemek i&#231;in &#252;cretsiz abone olun.</p></div><form class="subscription-widget-subscribe"><input type="email" class="email-input" name="email" placeholder="E-posta adresinizi yaz&#305;n&#8230;" tabindex="-1"><input type="submit" class="button primary" value="Abone olun"><div class="fake-input-wrapper"><div class="fake-input"></div><div class="fake-button"></div></div></form></div></div>]]></content:encoded></item></channel></rss>